AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
CHP ve"Gerilim Muhalefeti"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin son zamanlardaki muhalefet politikası geniş tartışmalara yol açıyor. CHP'nin "gerilim muhalefeti" diyebileceğimiz bir politika izlemeye başlamasının sebebinin ne olduğu merak konusudur.

İktidar partisi sözcülerine bakılırsa CHP'nin bir türlü gelişme gösterememesi, hatta giderek taraftar kaybetmesi bu partiyi böyle bir "gerilim muhalefeti"ne yöneltmiştir. Ana muhalefet partisi belli hassas noktaları kurcalayarak, toplumun sinir uçlarına dokunarak ve gerilim çıkararak toplumda bir hareketlenme yaratmayı ummakta ve bu sürecin kendi lehine sonuç doğuracağını beklemektedir.

Önce kamuoyu araştırmalarına bakalım. Mayıs ayı sonlarına doğru gerçekleştirilmiş bir araştırmada CHP'nin alacağı oy oranı yüzde 17.4 olarak tespit edilmiştir. Bu oy oranı 2002 seçimlerinde yüzde 19.4; 28 Mart 2004 seçimlerinde ise yüzde 18.2 olarak gerçekleşmişti. Bu durumda CHP'nin oyu giderek düşmektedir.

Ana muhalefet partisinin oyunun, bu kadar ciddi sıkıntıların bulunduğu bir dönemde istikrarlı bir şekilde düşme eğilimi göstermesinin bir açıklamasının olması gerekir.

Genelde bunca sorunların olduğu bir toplumda iktidar partileri oy kaybeder, alternatif oluşturma konusunda en avantajlı olan ana muhalefet partiler ise oylarını artırırlar. Burada ise durum böyle değildir.

CHP'nin performansı başarılı görülmüyor..

CHP'nin durumunu yansıtması bakımından bir diğer önemli veri bu partiye verilmiş oyların ne kadarının partide kaldıkları, ne kadarının ise başka tarafa yönelmiş olduklarıdır. 3 Kasım 2002 seçimlerinde CHP'ne oy veren yüz seçmenden 63.3'ü kendi partisinde durmakta iken yüzde 33.7'si partisinden uzaklaşmış görünmektedir. Bu durumda CHP yeni seçmenlerin kendisine yönelmiş olduğu bir muhalefet partisi değil tam tersine kendi seçmenini bile koruyamayan, seçmenin yaklaşık üçte birini kaybeden bir muhalefet partisi görünümü vermektedir.

Bu parti ile ilgili değerlendirmelerde bize yardımcı olacak bir başka veri ise CHP'nin yürüttüğü muhalefet performansının başarılı bulunup bulunmadığı konusundaki toplumun tavrıdır. CHP'nin muhalefet performansını başarılı bulanlar sadece toplumun yüzde 16.4'ü iken başarısız bulanlar yüzde 72.9 gibi çok yüksek bir oranı temsil etmektedirler. Bugün seçim olsa CHP'ye oy vereceğini belirten yüzde 17.4'lük kitlenin hepsi bile partilerinin muhalefet politikasına onay vermemektedir. Herhalde bu partinin yöneticileri bu konuda durup düşüneceklerdir.

CHP'lilerin sadece yüzde 44.5'i partinin muhalefet performansını genel olarak başarılı bulurken yüzde 48.1'i başarılı bulmamaktadır. Partilerin yarıya yakınının partinin muhalefet politikasını başarısız bulmaları üzerinde durup düşünülmesi gereken önemli bir bulgudur. Böyle bir sonuç bir parti için tehlike çanlarının çaldığını göstermeye yeter de artar bile.

Muhalefette stratejik değişiklik mi?

İnsanın aklına şu gelmektedir; CHP bir türlü toplumda taraftar bulamıyor, oyunu artıramıyor ve istikrarlı şekilde eriyor. Partililer bile kendi partilerinin muhalefet politikalarını tasvip etmiyor, beğenmiyor ve onaylamıyorlar. Bu gerileyişe bir dur demek için stratejik bir değişiklik yapmak gerekiyordu ve CHP yeni bir muhalefet stratejisi olarak "gerilim muhalefet" politikalarını uygulamaya koydu!

Gerçekten CHP yönetiminin bu gelişmeleri değerlendirerek erimeyi ve çöküşü durdurmak için muhalefet politikasında bir değişiklik yapma yolunu benimsedikleri konusunda elimizde bir bilgi yok. Ancak gelişmelere bakılırsa böyle bir stratejik değişiklik varmış gibi bir sonuçla karşı karşıya olduğumuzu gözlemekteyiz.

Diyelim ki CHP gerileyişi ve çöküşü durdurması için böyle bir değişiklik yaptı ve gerilim muhalefetine yöneldi. Gerçekten bu politika onu geliştirmeye ve çöküşü durdurmaya yetecek midir?

Şimdi cevaplandırılması gereken temel soru budur. Bir toplumdaki gerilimin seçmenlerin siyasal tercihlerini değiştireceklerini beklemek asla sağlıklı bir değerlendirme değildir. Gerilim belli toplumsal çevreleri duyarlı hale getirir, harekete geçirir ve bir takım eylemlere yöneltebilir. Ancak vatandaşların siyasal tercihlerini kolay kolay değiştirmesi mümkün değildir.

CHP 1957 genel seçimlerinden sonra "gerilim muhalefeti"ne yönelmişti. Özellikle 1958'in sonlarından itibaren iktidar partisine ve hükümete karşı acımasız saldırılar ve eleştiriler yapmaktaydı. Toplumun belli kesimleri, özellikle de gençlik, aydınlar ve ordu mensuplarını, tahrik edilmişti. Sonucun nereye vardığını biliyorsunuz. Ekim 1961 seçimlerinde seçmenlerin siyasal tercihlerinin pek değişmediği ortaya çıkmıştır.

CHP yönetimi toplumu harekete geçmeye ve gelişmelere el koymaya davet edeceğine partilileri, CHP'nin geleceğine el koymaya, partinin politikalarını tartışmaya çağırması daha isabetli olurdu. Türkiye'nin toplumsal sorunlar üzerinde kafa yoran ve makul alternatifler öneren bir muhalefet partisine acilen ihtiyacı var. Ancak bunun CHP olduğu şüphelidir.


5 Temmuz 2005
Salı
 
DAVUT DURSUN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED