AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Baykal halkı göreve çağırdı

Bugün ne yazacağımı henüz bilmiyorum. Bir yerden başlayacağız. Aşağı yukarı başlıklar kafamda ama, hangi yazıyla hangisi birleştirilecek, arada hangi başlık uçurulacak kestirebilmem mümkün değil. Cumartesi günü birbiriyle alakasız iki yazı karıştırılmıştı ya...

Hem de öyle iki yazı birleşmiş ki istesen denk gelmez.

İlahiyat mezunlarının yapacağı toplantı ile, Baykal'ın açıklaması üzerine yazdıklarım.

O halini inşallah Baykal görmemiştir diyerek, "Halk göreve" başlıklı yazıyı tekrar ediyoruz. Yine karışırsa, bugünün yarını var.

*

Baykal halkı göreve çağırdı. Nedir halkın görevi, bir bakalım...

Tarımla uğraşmak, ticaret yapmak, memuriyet, sanayi, turizm vs. Hangi alanda olursa olsun, mal veya hizmet üretmek.

Önemli bir kesim içinse en önemli görev, mal veya hizmet üretebileceği bir iş aramak.

Baykal, hangi göreve çağırıyor halkı?

"Cumhuriyetin kazanımları tehlikede. Halka sesleniyorum: Memleketin kaderine el koyun!"

Burada, hormonlu gıda üretmeyin, dürüst tüccar olun, rüşvete bulaşmayın, kalitesiz mal yapmayın, turisti kazıklamayın gibi bir ima yok.

Doğrudan doğruya ülke yönetimiyle ilgili. "Ülkeyi iktidarın keyfî kararlarına teslim etmeyin" diyor.

Halk nasıl yapacak bu işi? Seçimden seçime oy kullanmaktan başka bir şekli var mı?

Haydi hep beraber yönetime katılalım desek, yola koyulsak ne yapacağız? Yürürüz en fazla.

Yürüdük diyelim. Ankara'ya doğru emin adımlarla gittik. Ne olacak?

Ayakkıbalar yıpranır. Epeyce yoruluruz. Sonra?

Yok yok, bu Baykal'ın aklından başka şeyler geçiyor olmalı.

Geçiyor ama düşündüklerini tam olarak açıklamıyor.

"Bu ilk tebliğ" imiş, sonrası gelecekmiş.

SARI SAYFALAR

İş arayanların bir umudu da gazete ilanları.

Bir günde gazete ilanı yoluyla iş bulabilen kaç kişi vardır kimse bilemez ama, gazete sayfaları işe yarıyor olmalı ki, ciddi boyutlu bir ilan piyasası oluşmuş.

Öyle olmasaydı gazeteler ilan pazarı üzerine rekabet eder hale gelmezdi.

Her gazete kendi çapında daha fazla ilan alma yarışında.

Sabah gazetesi bir vakitler ilanlarını sarı kâğıtlara basardı.

Sonradan normal renkli kâğıt kullanır oldu fakat ilan sayfalarının adı hâlâ "sarı sayfalar".

*

Gençler oturmuş, şarkı türkü söyleyerek eğleniyorlar.

Arada fıkra anlatanlar da var.

Kimi Grekoromen, kimi serbest stilde.

Sıra, son haftalarını iş aramakla geçiren birine geldiğinde, 'Mihriban' adlı meşhur türküyü şu şekilde söylüyor:

"Sarı sayfalara deli gönlümü...

Bağlamaşım çözülmüyor Mihriban..."

YAZ GİTSİN

Kardeşimiz Bilal Aköz'den güncelliğini yitirmeyecek bir soru geldi:

- Bazı arabaların arkasında "Miras değil alın teri" yazıyor. Miras kalan arabaya "Ölüm hak, miras helal" yazsam olur mu?

Biz soruyu üzerimize alınmadık.

Yalnızca arabalarla ilgili bir konu olsa kolay da, burada durum farklı.

İşin içinde, "ölüm, miras, hak, helal" gibi konular var.

Dolaylı olarak, hayat, kazanç, hukuk, haram gibi konular da girmiş sayılır. Haddimizi aşmak istemedik ve fetva makamındaki hocalarımıza sorduk, olumlu cevap aldık.

'Yazılabilir' dediler.

Yalnız bir de Trafik Şubesi'ne danışmak gerekir.

Orası da 'tamam' derse, yaz gitsin!

POSTMODERN DİLENCİ

Kahramanmaraş otogarında otobüs beklerken, okurumuz Hikmet Kızıl'ın yanına biri yaklaşır. Elinde epeyce pahalı, kameralı bir cep telefonu olan adam şöyle der:

- İki aydır kontör yükleyemedim. Allah rızası için bana 20 kontör gönderir misin?

AÇIK BÜFE

- Karnım acıktı ya, ne yesem bilemiyorum.

- Canın ne isterse onu ye. Burası açık büfe. İster fasul ye, ister bezel ye.


5 Temmuz 2005
Salı
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED