AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Düşük Profilli Büyüme

Devlet İstatistik Enstitüsü, 2005 yılının ilk çeyreğine ait büyüme verilerini geçtiğimiz perşembe günü kamuoyu ile paylaştı.

Türkiye ekonomisi, dolar bazında 2004 yılının ilk üç ayına nispetle bu senenin aynı döneminde % 16 büyümüş. Bu oran cari fiyatlarla % 15,2; sabit fiyatlarla ise % 4,8.

Tabii olarak bir ekonomideki katma değer üretiminin bir kısmı yabancılara ait ve bunlar bu katma değerin bir kısmını ülke dışına çıkarıyor. Son çeyrek faktör giderlerinde hemen hemen hiç artış yok. Benzer şekilde Türklerin yurtdışı yatırımlarından temin ettikleri gelirlerin (faktör gelirleri) bir kısmı da ülkeye girer. Bu yılın ilk üç ayında faktör gelirlerinde % % 11,6'nın üzerinde bir artış var. Bunları dikkate alan Gayrisafi Milli Hasıla reel olarak bu yılın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre % 5,3 gelişmiş.

Üretim kanadında Türkiye ekonomisinin seyrini belirleyen kalemler sırasıyla imalat sanayi, ticaret ve ulaştırma-haberleşme sektörleridir. Bunların üçü ülke içinde üretilen katma değerin % 60'ından fazlasını kapsar. Tabiatıyla belli bir dönemde milli hasılanın yönünü bu üç sektörün seyri etkiler. İlk çeyrek verilerine baktığımızda imalat sanayinde üretilen katma değerin bu çeyrekte % 5,3 arttığını, ticaretin ise % 6,1 büyüdüğü görülüyor. Öte yandan ulaştırma ve haberleşme sektöründe (ki milli hasıla içindeki payı % 14'ün üzerindedir) büyümenin bu çeyrekte % 1,6'da kaldığını görmekteyiz. Bu sektördeki gelişmeler, genellikle ticaret sektöründeki seyir ile bariz bir ilişki içindedir. Ticaret sektöründeki büyüme beklentilerin altında kaldığı ve geçen yılın ilk çeyreğinde bu sektördeki büyümenin % 19 olduğu göz önüne alınırsa, ulaştırma sektöründe yaşanan büyüme freninin gerekçesi anlaşılabilir.

Bu üç sektör dışında büyümeye katkısı % 4'ün biraz üzerinde olan tarımın bu çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre hemen hiç büyümediğini, buna karşılık 1999'dan beridir küçülen ve ancak geçen yıl kıpırdanmaya başlayan inşaat sektörünün bu çeyrekte % 16,5 oranında geliştiği anlaşılıyor. İnşaat sektöründeki gelişmeler, bu sektörün istihdam yoğun olması açısından da ayrı bir önem taşıyor.

Sürecin harcamalar kanadına baktığımızda harcama bileşenleri içinde en fazla paya sahip olan özel nihai tüketimin bu dönemde % 4 büyüdüğünü görüyoruz. Bu kalem 2004 yılının ilk çeyreğinde % 12,4 büyümüştü. Yine o çeyrekle bu çeyrek arasındaki en keskin farklılık, tüketim kalemleri arasındaki büyüme "eşitsizliğinin" artık dengelenmeye başlandığı gerçeğidir. Geçen sene özel tüketim kalemleri içinde en önemli kalem dayanıklı tüketim malları iken, şimdilerde yarı dayanıklı tüketim mallarının başı çektiğini, daha önceleri büyüyemeyen gıda tüketim mallarının ise tabii bir büyüme oranına yaklaştığını görmekteyiz. Özel kesim enerji ve haberleşme tüketimi azalmaya devam ederken, hizmet tüketimi de % ancak 4'ler seviyesinde büyüyebilmiş.

Özel sektör yatırım harcamaları da genel seyre uygun bir şekilde % 4,8 oranında büyümüş bu dönemde. Makine teçhizat yatırımları yatay bir seyir izlerken bina yatırımları % 16,2 artmış.

Ancak en dikkat çekici unsur, kamunun büyüme içinde etkisini arttırmasıdır. Devletin maaş dışı cari harcamaları bu dönemde % 17,6 artmış, yine devlet yatırımları da bu çeyrekte % 36,6 oranında artmış durumda. Kamu yatırımları içinde en ziyade artış % 114 ile bina yatırımları.

Yurtiçi hasılanın % 9,7'sinin stok yatırımları olarak değerlendirildiği bu dönemde sınai üretimin büyüme sürecini bu dönemde % 11,3 büyüyen ihracatın ateşlemekte devam ettiğini görüyoruz. Bu dönemde ithalatın da % 9,3 geliştiği anlaşılıyor.

Özetle büyüme geçen seneye göre yavaşlamakla birlikte, daha çok kesimi bünyesine katmış durumda. Yaşanan süreci bir nevi normalleşme süreci olarak değerlendirmek mümkün.

Ancak bu seyir, daha önce yine bu sütunda defalarca ifade ettiğimiz, özellikle KOBİ'lerin aleyhine gelişen kârsızlaşma süreci ile çelişen bir durum değil.

Türkiye, KOBİ'lerin kahir bir ekseriyet teşkil ettiği reel kesimin istikrar sürecinde karşılaştığımız yapısal sorunları ile yüzleşmek zorunda. Büyüme, ne yazık ki, tek başına bu yüzleşmeyi kolaylaştırıcı bir unsur değil.


5 Temmuz 2005
Salı
 
MELİKŞAH UTKU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED