|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
2003'te gerçekleştirdiği 'Gurbetçi' çalışmasıyla iki kuşağın çelişkilerini fotoğraf karesinde donduran fotoğraf sanatçısı Ahmet Polat, bu kez rehabilitasyon projeleriyle yüzü yenilenen Balat'taki değişimi gözlüyor.
ÖMER ÇAKKAL
Yeni projeniz iki ayak üzerine yükseliyor. Balat ve Fener'le birlikte Hollanda'daki fotoğraflar iki kentin rehabilitasyon sürecindeki değişimlerini ortaya koyuyor. Çalışmadan bahseder misiniz, neler yapıldı Lahey'de? Türkiye'de de iki yıl önce sergisini açtığım 'Gurbetçi' projesinden sonra Hollanda'ya gittim. Gittiğim dönemde yönetim Lahey'de bir projeye girişti. Yıkık binaları restore etmek gerekçesi ve amacıyla girişilen projede, çoğunluğunda Türklerin ve diğer yabancıların oturduğu semtlerdeki evler sanki temelinden söküldü ve yeni, gösterişli prefabrike gibi evler dikildi. Hiçbir tarihi, geçmişi olmayan evler. Çöplerin biriktiği, yemek kokularının yayıldığı, insanların sokaklarda birbirleriyle ilişki içinde olduğu semtlerin yerini, yenileri aldı. Bu neyi değiştirdi? Özellikle gençler asimile olmaya zorlandı. Türkler başta olmak üzere yabancılar zamanla bölgeyi terketmeye başladılar; özellikle de olgun kuşak dağıldı. Belki de bilinçsizce de olsa o yabancılar bölgeden dağıtıldı. Ben bu süreci takip ettim ve fotoğraflar çektim. Geçtiğimiz ekim-kasım aylarında önce Lahey Şehir Müzesi'nde sergi açtım. Ardından da iki büyük konteynır ile fotoğrafları asıl sahiplerinin, değişimi yaşayanların ayağına götürdüm. Balat fotoğrafları Lahey projesinin devamı sayılabilir mi? Evet. Şubat ayından sonra Balat'ta fotoğraf çektim. UNESCO ve AB'nin gerçekleştirdiği rehabilitasyon programı kapsamında Balat'ın yüzü değişiyordu ve insanların yüzlerine yansıyanlara kayıtsız kalamazdım. Balat'ta neler değişti? Balat'taki rehabilitasyon bence Lahey'deki gibi asimile edici değildi. Orada sanki bilmeyerek bile olsa insanların dağıtılması için projeye girişilmişti. Ama Balat'ta durum böyle değil. Ben Balat fotoğraflarını galeride açtıktan sonra yine Balatlıların ayağına da götürdüm. Fotoğrafları 70'e 100 ebadında çıkarttım ve sokakta sergiledik. İnsanlar nasıl tepkiler verdiler fotoğraflardaki kendilerine? Şaşırdılar genel olarak. İlk kez aynaya bakan birinin verdiği tepkiyi düşünün. Ben yüzlere odaklı çalışırım ve belki de ilk kez kendilerini hem de sokaklarında en doğal halleriyle karşılarında gördüler. "Hayret ben böyle mi duruyorum?" dediler. Bunu çok önemsiyorum. Fotoğrafını çektiğim insanların kendi sokaklarında kendilerini görmesinin ardından verdiği tepkiler bence çok önemli. Şu aralar ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Bilgi Üniversitesi'nde fotoğraf bölümünde derslere giriyorum. Büyük projelerim var. Önümüzdeki sezonda yine bir tema üzerine kurulu sergiler olacak.
|
|
|
![]() |
|
|
|
|