AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
K Ü L T Ü R
Yeşilaycı 85'inde hicret etti!…

2005 yılının başlarında ebediyete uğurladığımız Yeşilay Genel Başkanı Selâhaddin Kaptanağası, gençlerimize örnek gösterebileceğimiz kişilerdendir.. onu tanımak ve dostluğunu kazanmak benim için hernekadar bir iftihar vesilesi olsa da sağlığında çok seyrek görüşebilmiş olmanın bana verdiği eksiklik ve üzüntüden hiç kurtulamamışımdır.. onu hatırlamak ve yeni Yeşilaycılara anlatmak için kalemi elime aldığımda, şunu gördüm ki, rahmetliyi en iyi tarif edebilen insan; her haliyle babasının kızı olduğunu belli eden saygıdeğer evladı Gülden Kaptanağası'dır.. babası hakkında yazdığı bir yazısında yeralan bazı ifadeler şöyledir:

"Onun hayatında çok önemli yeri olan iki kurum vardı: biri Askerlik, biri Yeşilay.. ikisini de çok severdi.. askerliğini yapıp gelen insanların oradaki zorluklardan yılgınlıkla bahsetmesine hayret eder ve 'ben bir kere daha dünyaya gelsem yine asker olurdum' derdi.. 1920 doğumlu olan babam,12 yaşında askeri okula girmiş,1941 yılında da topçu subayı olarak ordu saflarına katılmış, çeşitli kademelerde 27 yıl hizmet ettikten sonra kendi isteği ile emekli olmuştur.. daha sonra ise Yeşilay'da 5 sene genel sekreterlik, 35 sene de genel başkanlık yapmıştır..

  • "Yeşilay'a hizmet etmek; Allah'ın kötülüğü önleyici, iyiliği emredici emirlerine hizmet etmek, demektir" derdi.. o yüzden kendisine gelen milletvekilliği, senatörlük, yüksek maaşlı yöneticilik tekliflerini hep geri çevirdi.. "onlar paralı işler, oraların talibi çok olur, Yeşilay'a hizmet parasız olduğu için garip kalan bu cemiyeti ben bırakamam" derdi..

  • "babam hep mütevâzî bir insan olarak yaşadı.. reklâmdan ve şöhretten mümkün olduğunca uzak durmaya çalıştı.. ilme ve gerçek ilim adamlarına âşıktı.. ehlisünnet itikadına sıkı sıkıya bağlıydı.. son zamanlarda sayıları oldukça artan sahte İslâm âlimlerinden(!) rahatsız olur, gücü yettiğince yanlışlarını anlatmaya çalışırdı.."

  • öğrenmeyi ve öğretmeyi pek severdi..

  • kitapları ve kütüphanesi onun daima en kıymetli varlığı olmuştur.. okurken kitaba saygı gösterir, âdeta incitmekten korkardı..

  • emânete riâyeti hastalık derecesine vardırmıştı.. inançlarından tâviz vermemesi, çalışkanlığı, disiplini; fedâkar, vefâkâr ve nezaket sahibi, hem alçak gönüllü hem de vakur olması, onun ehemmiyetli vasıflarındandır..

  • "asâlet fazilette, fazilet hizmettedir" derdi.. tembelliği ve tembel insanları hiç sevmezdi.. borçlu ölmekten çok korkardı..insanlara yük olmayı sevmezdi.. bir şey daha söyleyeyim: övünmekten ve övülmekten hiç hoşlanmazdı..

    Kaliteli ve cevherli insanlarımızın kadrini daha çok, onları kaybettikten sonra hatırlıyoruz.. bunu onların sağlığında yapabilsek nekadar güzel olurdu.. bu suretle hizmetlerinin çoğalmasına daha çok imkan ve fırsat sağlamış bulunurduk!..

    Bu vesile ile Yeşilay gibi bir hayır ve fazilet kurumunda hizmeti geçen Mazhar Osman, Fahreddin Kerim, Ayhan Songar, Selahaddin Kaptanağası gibi başkanları hayırla yâdederken, hayatta olan diğer hâdimlerine teşekkür ve minnetlerimizi belirtmek de bir vazife olsa gerektir.. hiç şüphe yoktur ki; okuyucularımızın Yeşilay dergisine destek vermesini, okullarımızın da Yeşilay kollarını canlı ve etkili tutmasını sağlamak; herkese düşen millî bir görevdir…




  • 11 Temmuz 2005
    Pazartesi
     
    OSMAN AKKUŞAK


    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Online İlan

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED