AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Değerler arası soğuk savaş

Terör eylemi

Londra'da gerçekleştirilen bombalama eylemleri yapanların amacına, kimliğine, niyetine bakılmaksızın "terörist eylem" olarak nitelendirilebilir.

Hiçbir gerekçe böyle bir katliamı mazur gösteremez. Ne yapanın kimliği, ne de yapma amacı…

Hatta bir adım öteye giderek rahatlıkla şunu da söyleyebiliriz: Eğer bu olaylar sonucunda İslam dini zarar görüyor, Müslüman toplumlar gerek kendi ülkelerinde gerekse yaşadıkları Batılı ülkelerde zor durumda kalıyor, yeni bir kısım askeri ve siyasi müdahaleler için zemin oluşuyorsa, bu kesinlikle İslam'a kastetmek demektir.

Bu işleri yapanlar bunun ne derece muhakemesini yapabiliyordur ayrı konu, ama bu işlerin verdiği tahribatı gidermek uzun zaman alacaktır.

İdeolojiler ve devletlerarası kutuplaşmalardan sonra şimdi de "Değerler arası soğuk savaş" için malzeme arayanlar, bu tür eylemlerle bayram edecektir.

Koskoca bir medeniyeti lekedar edip, her türlü müdahaleye açık hale getiren bu eylemler İslam'a karşı bir sabotajdır.

İslam kültürünün diyalog ve özgürlük zemininde hızla neşvü nema bulmasından rahatsız olanlar bu tür sabotajlar sonucu yine kutuplaşmanın bariyerleri arkasında kendilerine etkinlik alanı bulacaklardır.

Onlarca yıldır İngiltere'de yaşayan, örgütlenen, kendi kültürlerini yaşatan ve yayan Müslüman insanlar bu eylem sonrasında yılların kazanımlarını kaybedecek bir psikolojiye girmişlerdir.

ABD gezisi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisi basında bulduğu karşılığın çok ötesinde bir tesir uyandırmış durumda.

Hatta şöyle bir yorum abartı olmaz: Başbakan Erdoğan'ın ABD'yle ilişkilerde en kritik iki teması 2002 yılında Genel Başkan olarak Bush'la yaptığı görüşme ve Sun Valley'de katıldığı bu toplantıdır.

3 yıl içinde gerçekleşen birçok temas ve görüşme içinde bu ikisini farklı kılan ilişkilerin ana perspektifini belirleyen stratejik temaslar olmasıdır.

İlkinde Erdoğan yeni bir partinin müstakbel başbakanı olarak ABD yönetiminin siyasal desteğini arkasına almıştı.

Sun Valley'de ise ekonomik güçleriyle sadece ABD yönetimini etkilemekle kalmayıp dünya siyasetinde belirleyici rolleri bulunan sermaye çevrelerinin orta vadeye dayanan desteklerini de almıştır.

Erdoğan'ı ayakta alkışlayarak, ortaya koyduğu vizyonu tamamen paylaştıklarını söyleyen bu derin güçlerin vereceği destek ABD-Türkiye ilişkilerinde bilinçli gerginlik politikası izleyen kimi çevreleri biraz daha aklı selime sevkedecektir.

Erdoğan'ın verdiği "küresel teröre karşı ortak mücadele" ve "İslam fobisine karşı işbirliği" mesajlarından bir gün sonra gerçekleşen Londra eylemleri, bu sözlerin önemini biraz daha arttırmıştır.

Türkiye sadece AB içinde değil dünya genelinde üretilmeye çalışılan çatışma riskine karşı iki medeniyet arasında sağduyu köprüsü olabilecektir. Türkiye'nin bu rolünün desteklenmesi, yeniden sağduyunun hakim olması ve İslam üzerinde oluşturulmaya çalışılan olumsuzlukların giderilebilmesi açısından çok önemli hale gelmektedir.

İslam'ın dünya gündemine terör, çatışma ve korku ile oturtulmaya çalışılmasına karşı bir an önce ciddi tedbirlerin alınması gerekmektedir.

İslam Konferansı Örgütü bu tehlikeli gidişe "dur" diyebilmek için acilen bir şeyler yapmalıdır.

Son olarak İngiltere'de olduğu gibi hükümetlerin serinkanlı tutumlarına karşı halklar arasında başgösterebilecek bir gerilim, telafisi mümkün olmayan sosyo-kültürel sorunlar doğurabilecektir.

Terör dünyayı ateşe veriyor ve maalesef bunun içinde öncelikle İslam'ın güzellikleri zarar görüyor. Bu tahribata kimse izin vermemeli.


11 Temmuz 2005
Pazartesi
 
YASİN DOĞAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED