|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Kronik Medya tatilde olduğu için (ayın son haftasından itibaren tekrar yayındayız) bugün bu sayfamızın ilgi alanına giren bir tespitle başlayabiliriz: Srebrenitsa'da 8.000 erkek Müslümanın Sırp askerler tarafından öldürülüp açılan çukurlara topluca doldurulmasının üzerinden on yıl geçti.. Srebrenitsa katliamında öldürülenleri anmak için Potoçari'de uluslar arası bir tören düzenlendi. Nitekim Türkiye de bu törende Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün başkanlığında kalabalık bir heyetle yerini aldı. Zaten dikkat ettiyseniz dün (11 Temmuz) dünya basınının gündeminde bu yıldönümü vardı. Peki ya Türkiye basını, bu cenahta işler nasıldı? Bu sorumu yersiz bulmuyorsunuzdur umarım. Aslına bakacak olursanız "yersiz" bulabilmeniz mümkün mü? Srebrenitsa'da topluca kurşuna dizilip dozerlerin açıp kapadığı çukurları dolduran 8.000 Boşnak'tan söz ediyoruz... Başta Hollanda ve Fransa olmak üzere Avrupa'nın kayıtsızlığı geride bırakıp işi Sırp ordusunu "cesaretlendirmeye" vardıran bencil siyasetinin sonucu olarak çukurlara doldurulan 8.000 insandan söz ediyoruz. Yani özet olarak, Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı sonrasında karşılaşılan bu en büyük katliam bizi pek çok açıdan ilgilendiriyor. Dün epeyce gazeteyi gözden geçirdim. Elimin altında olmayan birkaçına da internet üzerinden göz attım. Sizi fazla bekletmeden sonucu açıklayayım: Kötü idi, hem de tahmin ettiğinizden de kötü... "Posta"ya ve birtakım teferruata bakmadım ama Doğan Grubu içinde yer alan üç gazetede Srebrenitsa'dan hiç mi hiç söz edilmiyordu. İçlerinde en şanslısı Milliyet idi, çünkü "haber" faslında unutulan yıldönümü hiç değilse Semih İdiz'in köşesinde unutulmamıştı. Benzer bir suskunluğu Sabah'ta da gözledim. (İhtiyatlı konuşalım: Galiba Akşam da benzer bir sessizlik içindeydi.) Srebrenitsa katliamının 10. yıldönümünü unutanların sadece "laik basın" dairesine girenler içinden çıktığını sanmayın. Yeni Asya -hem de içeride ve küçük bir alanda- Abdullah Gül'ün açıklamasından bir bölümü aktarmakla yetinmişti. Vakit'in durumu Milliyet'inkini andırıyordu: Bu kararlı gazetemizi "Srebrenitsa'yı unutmak" ayıbından kurtaran da bir köşe yazarıydı (Selahaddin Çakır). "Ya Yeni Şafak?" diye sormayın; çok merak ediyorsanız açın gazeteyi ve araştırın! İsterseniz, dünkü sayılarında Srebrenitsa'yı unutmayan, ona dünya basınının tanıdığı yeri tanıyan iki gazetemizin adını da hatırlatayım: Şaşırtıcı olmayan biçimde Zaman ve şaşırtıcı bir biçimde D.B. Tercüman. Peki bu niçin böyle? Yani, has "laik"inden has "İslamcı"sına gazetelerimizin büyük çoğunluğunun Srebrenitsa'yı hatırlayamamasının nedeni ne olabilir acaba? "Bu ve benzer konulara duyarsızlıklarından" diyerek kesip atacağımı sanmıyorsunuz herhalde. Böyle bir yargıda bulunmayı aklımın köşesinden bile geçirmem. Peki öyle ise neden? Uygun görür müsünüz bilmem ama benim bu soruya bulabildiğim cevap şundan ibaret: Adına genel olarak "iç siyaset" denilen alanda yaşanan "vıdı vıdı"lar okurları, izleyicileri ve de onlara servis yapan medya kuruluşlarını o derece hakimiyeti altına almış ki, kimse Srebrenitsa'yı filan hatırlayacak-anacak psikolojide değil... Srebrenitsa meselesini işin sadece bu yönü ile kapatmak istemezdim ama gördüğünüz gibi yerimiz çok daraldı. Bu durumda yazıyı noktalamadan hiç değilse Uluslararası Mahkeme (La Haye) savcısı Carla Del Ponte'in dünkü törene niçin katılmadığına ilişkin açıklamasını özetleyeyim: Savcı Del Ponte, Srebrenitsa'lı annelere, Karadziç ve Mladic'ten hiç değilse birinin yakalanıp La Haye'de mahkeme önüne çıkarılmadan anma törenlerine katılmayacağını söylediğini hatırlatıyor ve ekliyor: "Siz, uluslararası camianın üyeleri! Karadziç ve Mladiç'i tutuklamadan Srebrenitsa'yı anma törenlerine gitmeyi kendinize yedirebiliyorsunuz! Kurbanların gömülmesine katılmak kolay!" Carla Del Ponte'nin yıldönümü dolayısıyla yaptığı şu açıklama da çok önemli: "Bu yılın sonunda, Radovan Karadziç ve Ratko Mladic'in tutuklanmama nedenlerine ilişkin elimde bulunan bilgileri açıklayacağım." Hem de BM Güvenlik Konseyi'nin önünde... Haydi Carla Del Ponte, yap şu işi, arkandayız...
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |