|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Bundan tam on yıl önce 10 Temmuz 1995'ten itibaren bir hafta içinde modern tarihte insanın insana yaptığı kötülüklerin en büyüklerinden biri yaşandı. Avrupa'nın ortasında, güçlü Avrupa başkentlerine sadece bir-iki saat uzaklıkta bir şehirde, Srebrenitsa'da en az 7 bin (bir tahmine göre 8 bin veya daha fazla) Boşnak, Sırplar tarafından katledildi. Toplu mezarlardan şu ana kadar çıkartılan ve DNA testleriyle kimlikleri tespit edilen Boşnakların sayısı 5 bine ulaştı. Daha ulaşılamayan ve isimleri belirlenemeyen yüzlerce insan bulunuyor. Bu insanlar, muharebe anında veya kentin savunmasında cephede öldürülmediler. Apaçık, toplu şekilde, sırayla ve birer birer katledildiler. Hiçbirisinin elinde silah bulunmuyordu. En az bu katliam kadar, katliam öncesi yaşananlar da bir insanlık ayıbı olarak tarihe geçti. Çünkü, o dönemde Srebrenitsa'da görev yapan UNPROFOR (BM Koruma Gücü)'ne bağlı Hollanda askerleri görünürde savaşı önlemek amacıyla şehre sığınan sivil Boşnakların silahlarını topladı. Hollandalılara güvenen Boşnaklar da silahlarını teslim etmekte bir sakınca görmediler. Ancak, Hollanda birlikleri 11 Temmuz'da şehirden çekilme kararı aldı. Zaten, Srebrenitsa'yı kuşatma altına alan Ratko Mladiç'e bağlı birlikler şehri ele geçirdiler. Sırplar, "savaş suçlularını araştırıyoruz, Boşnakları sorgulayacağız" bahanesiyle şehir halkının kendilerine teslim edilmesini istediler. Hollandalılar Saraybosna'daki Fransız birlikleri başta olmak üzere diğer BM güçlerinden yardım istemediler. Sırpların istediği gibi davrandılar. Ve otobüslere doldurdukları Boşnakları Sırplara teslim ettiler. Boşnakların "göndermeyin, bizi öldürecekler" yalvarmaları fayda etmedi. Karşıdan silah sesleri gelirken, yani gönderdikleri her otobüsteki insanların katledildiği belliyken bile, Boşnakları teslim etmeye devam ettiler. Mladiç'in "çentik"leri işte bu şartlarda, bir hafta içinde 8 bin silahsız ve savunmasız Boşnak'ı gözlerini kırpmadan öldürdüler. Oysa BM, 1993'te aralarında Srebrenitsa'nın da bulunduğu Tuzla, Jepa, Goradje ve Bihaç şehirlerini "güvenli bölge" ilan etmişti. Bu şehirlerin hepsi Sırpların acımasız saldırıları sonucu binlerce şehit verdiler. Hollanda hükümeti katliamı önleyebilirdi, sessiz kaldı. Askerlerini geri çekerek katliama zemin hazırladılar. Nitekim, bu ihmalin ortaya çıkmasının ardından Nisan 2002'de Wim Kok hükümeti suçlamalardan daha fazla kaçamayarak istifa etmek zorunda kaldı. Sadece Hollandalılar değil, dönemin BM Bosna Hersek komutanlığı da aktif davranarak insanları kurtarabilirdi, bunu yapmadılar. Aslında, Bosna'da olanlar ve tüm savaş süresince diğer şehirlerde de onbinlerce insanın ölümüne sebebiyet veren şey, sadece bir ihmal değil maalesef bir tercihti de. Birçok Avrupalı ve Amerikalı politikacı olanlara göz yumdu, Sırpların körüklediği savaşı ve adaletsiz şartlarda savaş olmaktan çıkıp sistemli bir katliama dönüşen süreci görmezden geldiler. Şımartılan Sırp komutanları, kontrolsüz birer ölüm makinesine dönüştüler. Avrupa'nın tam ortasında insanlık değerleri öldürüldü. Kapanması zor bir yara açıldı ve hala vicdanlarda kanıyor. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile birlikte yıldönümü anma törenlerini için Bosna Hersek'teyiz. Türkiye, bu insanların yaşadıklarına karşı en çok duyarlı olan ülkelerin başında geliyor. Sadece Gül değil, 50 ülkenin lideri ve üst düzey yöneticileri Srebrenitsa'da katliamı kınadılar. Suç öylesine büyük ki kimsenin, hiçbir ülkenin kendisini sorumlu hissetmemesi mümkün değil. Ama, katliamın yarası hala kanamaya devam ediyor. Olayın bir numaralı sorumlusu Ratko Mladiç ile savaş döneminde bütün olanların sorumlusu Radovan Karadziç hala ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Dün, toplu mezardan en son çıkartılan ve namazları kılınarak anıt mezara defnedilen 600 şehidin kemikleri sızlamaya devam ediyor. Bu gerçek de katliam taziyelerinin inandırıcılığını zayıflatıyor. Dünyanın, Srebrenitsa'da toprağa düşen o temiz, o güzel insanların şahsında Müslümanlara güçlü ve inandırıcı bir özür borcu bulunuyor.
mkaraalioglu@yenisafak.com.tr
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |