AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y E M E K
Her zaman yanımızdaki
sıcak bir dost çay

Türklerin hayatında var olan değerlerin başında tartışmasız çay gelir. Çay hayatımızda öylesine yer etmiştir ki, sabahın köründen gecenin geç saatlerine kadar o hep yanımızdadır. Günün herhangi bir saatinde içilen bir bardak demli çay çoğu şeye bedeldir. Çaysız bir kahvaltı düşünemeyiz. Öğlen, yemeğin ardından içildiğinde hazmı kolaylaştırır. Akşamüstünün 5 çayları hayatın vazgeçilmezidir. Akşam saatlerinde sohbetin yanına eşlik ederse, bütün günün yorgunluğunu alır götürür. Günün aşırı yoğunluğunun ardından evlerinde vakit geçirmek istemeyen aileler dışarıya çıkarken (gittikleri yerde çay içmeseler dahi) "haydi çay içmeye gidelim" derler. Eve veya işyerine gelen misafire çoğunlukla çay ikram edilir. Görüldüğü gibi çay hayatımızın vazgeçilmezidir. Gerçi her ne kadar son günlerde radyasyonlu olanları gündemde oldukça fazla yer aldıysa da, biz çayımızı yine iyi olarak hatırlayalım. Mutfak kültürümüzün son değerlerinden olan çayımıza sahip çıkıp, poşet çaylardan uzak durmaya çalışalım.

Sabah kahvaltısından gecenin geç saatlerine kadar hayatımızın içinde bulunan çay, değişik kültürel değerlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Çayla ilgili tekerlemeler, bilmeceler, mani ve türküler, ilahiler, efsaneler, fıkralar, gelenek ve görenekler başlı başına kültürel değerlerdir.

SEMAVERLİ ÇAY KEYFİ

Türklerin çay kültüründe çay kadar önemli bir öğe daha vardır: semaver… Semaver kullanımı 19. yüzyıldan itibaren Orta Asya'da yaygınlaşmıştır. Hayat veren, muhabbet katan, dertlere deva olan semaverin Anadolu'da şifa dağıttığına o kadar inanılırdı ki, hamam çıkışında ve mevlitlerde insanları rahatlatmak için semaver kaynatılır ve çay içilirdi. Şifahaneye benzetilen semaver, edebiyatımızda da önemli bir yer teşkil etmiştir.

POŞET ÇAY DEVRİ

Kısa bir zaman öncesine kadar kahve ve çay bahçeleri "cafe"lere özenerek poşet çay servisine başladı. Kimi evlerde bile yüz yıllık çay demleme usullerimiz hemen rafa kaldırıp demlik poşetli çaylar fincanda sunulmaya başladı. Fakat ne fincanların, ne demlik poşet çayların gerçek demlenmiş çay tadını vermediği, bunun Türk çay kültüründe olmayan, çaya karşı özensiz davranışlar olduğu çay tiryakileri tarafından anlaşılmaya başlayınca bu hevesten çabuk vazgeçildi. Hazır ve nazır poşetlerde bekleyen sallama çaylar, sıcak suya girer girmez renklerini ve keskin kokularını anında çıkardıklarından klasik usulle demlenen çaya ilgi yine artmaya başladı. Görüntüsünde çayın rengi, kimyasında çayın kokusu ve tadı olsa da poşet çaylarla çay tiryakileri kesinlikle kandırılamadı.

ÇAY, CAM BARDAKTA İÇİLİR

İnce belli, cam bardakta sunulan çayın lezzetini başka hiçbir bardak çeşidinden alamazsınız. Özellikle ev hanımlarının pahalı ve kaliteli diye alıp vitrinlerinde misafirleri için sakladıkları kristal çay bardaklarında içilen çaylar, lezzet bakımında herhangi bir tat vermez. Bu tatsızlık fincanlar için de geçerlidir. Son zamanlarda moda olan porselen çay bardakları, ağır olduğu kadar, avuç içine de sığmaz. Üzerinde yazılan yazılar ve renkler sayesinde içilen çayın rengi görülmez, dolayısıyla tadı hissedilmez. İkinci yudumdan itibaren çay soğumaya başlar. Küçük çay kaşıklarıyla, içindeki şekeri karıştırmak hayli çaba gerektirir. Sonucunda ya elinizi bardağın içine değdirip yakarsınız ya da şekerli çay içmekten vazgeçersiniz. Büyük kahve kaşığı ile karıştıracak olsanız dahi cam bardaktaki gibi "çın çın" çıkan sesleri duyamazsınız. Çaydan gerçekten keyif almak istiyorsanız, ince belli cam bardakları tercih etmelisiniz. Ayrıca çayı şekersiz içmeniz, çayın lezzetini daha fazla almanızı sağlayacaktır.

ERZULUMLU'NUN ÇAY AŞKI

Çay'dan bahsedilirde Erzurumlunun çay aşkından bahsedilmez mi? Çayı Rizeliler yetiştirir fakat Erzurumlular içer. Erzurum'da çay bir başka içilir. Yazılı kaynaklar Erzurum'da, 1895 yılındaki kolera salgınında bölgenin vali paşasının insanlara, şehrin kavşak noktalarına koydurduğu dev kazanlarda kaynattığı, dev kazanlarda demlettiği çayı içirdiğini açıklamaktadır. Kolera savaşında, hele ilaçların olmadığı devirlerde tek çare mikropları öldürerek insanların hastalanmalarını önleyebilmekteydi. Uyguladıkları çay yöntemi sayesinde hastalıkla başa çıkabilmişlerdir. Sonraları Erzurumlular çay içmeyi bir alışkanlık haline getirmişler, şehirde sebze meyve olmadığından vücudun su ihtiyacı çayla karşılanır hale gelmiştir.

ÇAY NASIL DEMLENİR?

  • Çay, nem ve harici kokulardan etkilenmeyecek şekilde kapalı ambalajda muhafaza edilmelidir.

  • Çayın suyu mutlaka yumuşak huylu, kireç sertliğinden uzak, tatlı bir su olmalıdır. Kireçli, madenli veya klorlu su ile yapılan çay lezzetli olmaz.

  • Porselen demlik tercih edilmelidir. Madenî, hele alüminyum demlikte iyi çay olmaz. Demlik önceden ısıtılmalıdır. Temiz demlik içine beher bardak için bir çay kaşığı dolusu çay konularak ılık su ile yıkanmalıdır. Su tam kaynama noktasında iken hemen alınıp demliğe aktarılmamalıdır. Demliğe aktarılırken, kaynamanın durması, 100 C'den birkaç derece aşağı sıcaklıkta olmasına dikkat edilmelidir.

  • Çaydanlıkta kaynar suyun ateşi kısılarak demlik çaydanlığın üzerine oturtulmalı ve dem kaynatılmamalıdır.

  • Çayın demlenme süresi 10-15 dakika olmalıdır. Demleme müddeti, çayın cinsine ve içenin zevkine göre değişir, aromanın tam elde edilmesi için bu süre Türk çaylarında 25-30 dakikaya kadar çıkartılır, yabancı çaylarda ise 15-20 dakikayı aşmamalıdır.

  • Demlikteki çay çıkartılıp atılmalıdır. Bizde pek adet olmayan bu durum, özellikle içilmeyen demin soğuk çay olarak kullanılmasında tavsiye edilir.

  • Demlenen çay yarım saat içinde içilmelidir.

    EĞİTİM SEMİNERİ

    Asal Bilgi Yönetimi ve Mutfak Derneği yönetiminde, Ramazan Bingöl'ün konuşmacı olarak katılacağı Türkiye'de ilk defa 'Restoran ve Lokanta Yöneticiliği Semineri' gerçekleştirilecektir. Detaylı Bilgi İçin : 0212 481 48 70 - 482 05 76

    MUTFAK KÜTÜPHANEMİZDEN

    Kitabın adı : Tazesi Makbuldür
    Yazarı : Prof. Dr. Arman KIRIM
    Yayınevi : Galata Yayınları - 0212 293 83 72
    Kitap Hakkında: Son zamanlarda piyasada yemek ve mutfak kültürü ile ilgili birçok kitapla karşılaşıyoruz. Tazesi Makbuldür kitabı da bu kitapların en değerlilerinden biri. Damak tadına önem veren, yemeği seven herkesin okuması gereken bu kitap sayesinde, sürükleyici bir roman tadındaki anlatım içinde, dünyanın en önemli mutfaklarını yakından tanıyacak, iyi bir mutfağın özelliklerinin neler olduğunu kavrayacak, Türk mutfağına ve restoran yaşamına bambaşka ve hiç düşünülmeyen bir pencereden bakacaksınız.

    LEZZETLİ SÖZLER

    Çay Manzumesi

    Buyu hoştur, rengi hoştur, taamı hoştur, şurbu hoş,
    Demlenirse pek hoş olur, afiyetle iç çayı
    Şark ve garbde şöhreti var, mübtela herkes ana
    Ateşi yak, keyfine bak, lezzet ile iç çayı
    (Ahmet Mithat Efendi)


  • 9 Temmuz 2005
    Cumartesi
     
    RAMAZAN BİNGÖL


    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Online İlan

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED