AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Aşırı düşük sorgulaması

2004 Yılı Kamu İhale Genel Tebliği yayımlandıktan sonraki kurul kararlarında da sıklıkla yer aldığı üzere aşırı düşük teklif sorgulamalarında idareler kanunun 38. maddesinde yer verilen hükümler doğrultusunda hareket etmek zorundadırlar. Ancak hâlâ birçok idarenin yasada belirtilen amaç ve usule uymaksızın "kerhen" sorgulama yaptıkları, bazı isteklileri elemek maksadına matuf sorgulama yaptıkları, aşırı düşük sorgulaması yapmadan ihaleleri sonuçlandırdığı ya da ihaleye katılım aşamasında aşırı düşük sorgulamasında kullanmak üzere bazı bilgi ve belgeleri peşinen istedikleri ve ayrıca sorgulama yapmadan mevcut bilgi ve belgelere dayanarak isteklileri ihale dışı bıraktıkları görülmektedir.

4734 sayılı Kanun'un 38'inci maddesinde; "İhale komisyonu verilen teklifleri 37'nci maddeye göre değerlendirdikten sonra, diğer tekliflere veya idarenin tespit ettiği yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit eder. Bu teklifleri reddetmeden önce, belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister.

İhale komisyonu;

a) İmalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması,

b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar,

c) Teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğü,

hususlarında belgelendirilmek suretiyle yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak, aşırı düşük teklifleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir" hükmü yer almaktadır.

Ancak; birçok ihalede teklifleri aşırı düşük olduğu tespit edilen isteklilerin kanun, yönetmelik ve tebliğde yer alan hükümler gereğince kullanacakları yöntemin, hizmetin yada imalat sürecinin ekonomik olduğuna dair bir açıklama yapamadıkları, seçtikleri teknik çözümün diğer isteklilerden farklı olduğunu veya avantajlı koşulun neler ve nasıl sağlandığının, isteklinin kendine has bir yapım tekniğinin varlığına ve özgünlüğüne dair somut ve belgelere dayalı bir açıklama getiremedikleri görülmektedir.

Özellikle ihale konusu yapım işi, farklı bir bilgi ve beceri gerektirmeyen, sektörde faaliyet gösteren tüm isteklilerin aynı yöntem ve usullerle gerçekleştireceği, piyasada her isteklinin aynı koşullar altında temin edebileceği malzeme ve ekipmanla gerçekleştirebileceği türden bir imalat işi ise, idarelerin söz konusu işi özel bir iş ve yapılan metraj ve proforma fatura eklemekten ibaret bir açıklamayı özgün nitelikte kabul ederek yeterli bulması yasaya açıkça aykırı olmaktadır. Bugün Türkiye şartlarında her istekli piyasadan istediği fiyat ve türden proforma fatura temin etme imkanına sahip olduğu gibi, proforma faturada belirtilen fiyattan malın alınacağını varsaymak ise en basit ifade ile safdillik olacaktır.

İdarelerin aldıkları açıklamalardan mutlaka işin yapılabilirliği konusunda tatmin olması gerekir. Ancak bu durumda idarenin tatmin olmasının ölçüsünün ne olacağı, kim tarafından nasıl belirleneceği ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir isteklinin açıklamasının kabul edilip diğerinin reddedilmesinin kriteri ne olacaktır. İnşaat malzeme girdi maliyetleri herkesçe biliniyorken isteklinin piyasa raiclerinin çok altında proforma fatura sunması ne derece kabul edilebilir olacaktır. Bu her idare açısından değişebileceği gibi her idareci açısından da değişecektir. Ancak; yasanın amacı idarelerin takdir yetkisini sınırlı tutarak bütün isteklilere objektif kriterlerin uygulanmasını sağlamaktır.

İşte, yasa koyucu tarafından Kamu İhale Kurumu'na usul esas belirleme ve denetim yetki ve görevinin verilmesinin amaçlarından birisi de idarelerin bu türden farklı ve ayrımcı uygulamalarına son vererek idareler arasında uygulama birliği sağlamaktır. Kurulun yapım işlerinde aşırı düşük sorgulamasını tebliğ ve net bir formülasyonla düzenlemesindeki maksat da budur. Belki sözkonusu yöntem mükemmel olarak vasıflandırılamaz ancak, mevcut koşullarda uygulanabilir olan yöntemlerden birisidir.

İdarelerce söz konusu yöntem şeklen uygulansa dahi, ihalelerin aşırı düşük teklif veren ve açıklamaları yeterli olmayan istekliler üzerinde bırakılması kamu yöneticilerinin hesap verme konusundaki kaygılarından kaynaklanmaktadır. Ancak bu türden tavırlar işin yapılabilirlik imkanını ortadan kaldırmakta, kamu hizmetlerinin yarım bırakılmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte; kamu idarelerinin yapacağı ihalelerde, aşırı düşük tekliflerin sorgulanmasında şeffaflığı, rekabeti ve eşit muameleyi istikrar içinde sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan ve ihalelerin sonucunu belirleyen esasa yönelik yöntemin uygulanmasını zedeleyeceği gibi, Kamu İhale Kurumu'nca çıkarılmış olan tebliğin etkinliğinin ortadan kalkmasına ve aşırı düşük tekliflerin sorgulanmasında objektif kriterlere dayanmayan yöntemlerin kullanıldığı keyfi uygulamalara da yol açabilecektir.


26 Temmuz 2005
Salı
 
BİLAL KARACA


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED