|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Trafik Türkiye'nin bir türlü aşamadığı temel sorunlardan biri. Öyle ki her gün televizyon haberlerinde, gazete sayfalarında öncelikli haberler trafik kazalarıyla ilgili olanlar. Televizyon ve gazetelerin rutin haberleri arasında ilk sırayı trafik kazalarıyla ilgili haberler alıyor. Trafiğin bu boyutta bir sorun olarak yaşanmasında kuşkusuz pek çok faktörün önemli rolü var. Kazalarla ilgili haberlerin veriliş biçimine bakılırsa öncelikli sebep sürücü hatalarıdır. Bu konuda farklı kurumlarca hazırlanan istatistik ve araştırmalara bakılırsa sürücü hatalarının yanında yol hataları da büyük paya sahip. Yaşanan trafik sorununun özünde sürücü hataları, yol hataları, kurallara uymama vb sebeplerin yanında üzerinde fazla durulmayan önemli bir faktörse trafik yönetimi sorunu olmalıdır. İlginçtir biz toplum olarak hep maddi sorunlara, herkesin rahatlıkla farkettiği eksiklere bakışımızı çeviriyor, ancak işin geri planındaki temel sorunu gözden kaçırıyoruz. Trafik yönetimi... Oldum olası "trafik sevk ve idare"sinin temel bir sorun teşkil ettiğini fazla ciddiye almıyoruz. Hep başka toplumların trafiği iyi yönettiklerinden, oralarda kazaların az olduğundan, kazalarda daha az kişi öldüğünden konuşur dururuz. Ama nedense bunun geri planındaki temel unsurun iyi bir trafik yönetimi olduğunu pek görmek istemiyoruz. Açıkça şunu söylemek istiyorum: Türkiye'de ciddi bir trafik yönetimi sorunu var. Böyle bir sorunun varlığı için öyle uzun boylu gözlemler, araştırmalar yapmaya, raporlar okumaya, konuyu tartışmaya hiç gerek yok. En basitinden bir hafta sonu kendi arabanızla şehirler arası yolculuğa çıkmanız, yollarda olup bitenleri değerlendirmeniz yeterlidir. Biliyorsunuz, ülkemizde trafik yönetimi Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ait bir görevdir. Yolları trafik için uygun şekilde inşa etmek, trafik işaretlerini koymak Karayolları'nın görevi. Trafik sorunu öncelikle bu noktada başlıyor. Bu iki kurum arasında gerekli koordinasyonun bulunmadığını anlamanız hiç zor değil. Mesela karayollarının durumuna göre uyarı levhalarını koymak Karayolları'nın işi. Sürücülerin bu uyarılara uygun hareket etmelerini denetlemekse Emniyet'in görevi. Yola çıkıldığında birtakım yerlerde hız sınırlamalarıyla ilgili levhalar görüyoruz. Mesela meskun mahallerde hız sınırı 50 kilometre, inşaat sahasında 70, 40, 30 kilometre gibi farklı seviyelere düşüyor. Herhangi bir sınırın olmadığı bölünmüş bir yolda seyrediyorsunuz. Kaç kilometre ile gitmeniz gerekir? Ceza bir vergi gibi... Devlet karayolu denen yollarda bu sınırın kanunda 90 kilometre olduğu yazılı. Peki yolda buna ilişkin bir levha yoksa, sürücüye bu yönde bir uyarı yapılmıyorsa ne olacak? İşte sorun burada çıkıyor. Gayet güzel bir bölünmüş yolda seyrediyorsunuz. Yol müsait. Siz de diyelim 110, 120 kilometre ile gidiyorsunuz. Birkaç kilometre sonra sizi trafik polisi durduruyor. Ehliyet ve diğer belgeleri görevliye veriyorsunuz. Size ödemeyi nasıl yapacağınızı soruyor. Herhangi bir açıklama yapmadan, niçin durdurulduğunuzu söylemeden doğrudan ödeme soruluyor. Siz sorun ne diye sorduğunuzda "efendim 105 kilometre hızla gittiniz. Radar sizi tespit etmiş.." diyor. Siz hız sınırının ne olduğunu sorduğunuzda, 90 kilometre cevabını alıyorsunuz. Peki diyorsunuz, bu yolda hız sınırının 90 kilometre olduğunu duyuran hiçbir uyarı, levha veya başka bir işaret yok. Niçin levha yok, diye sorduğunuzda verdiği cevap ilginç: "Siz bu yolda kaç kilometre ile gitmeniz gerektiğini yasadan bilmelisiniz. Yasada devlet karayolunda 90 kilometre ile gidileceği belirtiliyor..." Şimdi lütfen elimizi vicdanımıza koyalım ve öyle düşünelim. "Yasada hız limiti yazıyor" diyerek kara yollarına uyarı levhaları koymamak nasıl bir Trafik Yönetimi'nin işi olabilir? Daha doğrusu böyle bir "sevk ve idare"den trafik sorununun çözümüne herhangi bir katkı beklenebilir mi? İster istemez vatandaşlarda şöyle bir kanaat doğuyor: Devlet vatandaşlardan bir vergi olarak mümkün olduğunca daha çok ceza tahsil etmek istemektedir. Vatandaşlar ne kadar çok kural ihlali yaparsa o kadar çok ceza yazma imkanı doğar. Daha çok kural ihlali, daha çok ceza demek, daha çok ceza da daha çok vergi ve gelir demek. Vatandaşın daha çok kural ihlali yapması için bazı aksaklıklar devam etmelidir! Öncelikle cevaplanması gereken temel soru şu: Kara yollarındaki kural ihlallerinin önlenmesi ve daha düzenli bir trafiğin olması mı amaçtır, yoksa vatandaşların kara yollarında daha çok kural ihlal etmeleri ve cezalandırılmaları mı amaçtır? Soruyu tekrarlayarak bitirelim: Trafik yönetiminin amacı trafik kazalarını azaltmak mı, yoksa vatandaşlar daha çok trafik kuralı ihlal etsin ve daha çok ceza yazalım mı? Uygulamaya bakılırsa ikinci şık daha öne çıkıyor.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |