AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Mutluyum, mutlusun, mutlu...

Bir yaşıma daha girdim. Hayır, beni müthiş şaşırtan yeni bir gelişme olmadı, kelimenin gerçek anlamıyla bir yaş daha ihtiyarladım. Yaş günü hediyeleri arasında biri önemliydi: Aktüel dergisinin son sayısında yer alan bir haber... Aktüel, “En çok hangi köşe yazarını okuyorsunuz?” diye sorduğu köşe yazarlarından aldığı cevapları tabloya dönüştürmüş. İlk sırada benim adım var...

Her yazar okunmak ister; “Okumuyorlar, ama Allah kahretsin, viran olası hânede” diye masaya oturan bir yazar var mıdır acaba? Ya da, “Öyle yazılar yazayım ki, okumasınlar” kararlılığı sergileyen? Sanmıyorum. Ancak, bazı yazarlar daha fazla, bazıları daha az okunur; bu istatistik ilmine de uygun bir durum... Diğer meslektaşların sonucu büyüteceklerini sanmıyorum; görüş sorulanların listesi biraz daha geniş tutulsaydı, ya da değişik uğraş alanından kişilere sorulsaydı, ortaya çıkacak tablo farklı olabilirdi.

Bu sebeple, Hürriyet’te yazan Ali Atıf Bir’in, dün, “Ağır siyasi abileri okuyorlarmış... muş...” takılması ihtiyaç dışı fazla görünümündeydi. Okuyalım: “Aktüel dergisi bazı marka köşe yazarlarına ‘Hangi köşe yazarını okuyorsunuz?’ diye sormuş. Haberin metnini okuyunca ölçülen şeyin okunma mı, bakma mı, beğenme mi, sevme mi olduğu konusunda biraz kafanız karışıyor ama olsun... Yine de araştırmadan bir sonuç çıkarmak mümkün. / Yanıtlara baktım... Okunduğu söylenenlerin çoğunluğu ‘ağır siyasi abiler’.”

İletişim profesörü Ali Atıf Bir, “Açıklıyorum işte” diyor ve ekliyor: “Hiçbir ağır siyasi abi hoşuma gitmiyor. Bende bir bozukluk yok değil mi?” Merakını gidereyim: Hayır, kendisinde hiçbir bozukluk yok. Adını verdiği kendi sevdiği yazarları okuyanlar da mutlaka var; var ki, Hürriyet onlara yazdırmaya devam ediyor...

Yine de bu tepkisine şaşırdığımı belirtmeden geçemeyeceğim. Prof. Bir, yaklaşık üç yıl kadar önce, PİAR TN Sofres şirketinin Türk medyasıyla ilgili bir araştırmasını yayımlamıştı. Araştırmada, 18 yaş üstü, gazete okuyan-okumayan 2028 kişiye, “Aklınıza gelen ilk üç köşe yazarını söyleyin?” sorusunun yönetildiğini ondan öğrenmiştik. İnsanlarımızın adını bildiği yazarlar, kendisinin ‘ağır abiler’ diye andıklarıydı. Bu satırların yazarı, üç yıl önceki o araştırmada, hepsi çok satan gazetelerden meslektaşlarıyla birlikte, ilk 10 içerisinde (8. sırada) yer alıyordu.

Prof. Bir, “İyi de siz şu anda kimi okuyorsunuz?” diye sormayı ihmal etmemişti o zaman. ‘Ağır abiler’ yazısında da, beğendiği yazarları andıktan sonra bir soru sormadan edememiş: “Gözünüzden düşmedim değil mi? Hafif abi görünmüyorum değil mi? Doğru söyleyin bende bir sorun yok değil mi?”

Neden düşsün ki? Hatta, medyayı da kapsayan araştırmalar yapan saygın şirketlerin son bulgularını da bizlerle paylaşırsa, sütununun daha sık okunduğunu fark edecektir. İnsanlar, sadece bizde değil dünyada da, yazı yoluyla kitleleri bilgilendiren, ya da başkalarına akıl satanlarla ilgili konuları merak ediyorlar...

‘Ağır abiler’ deyimini Ali Atıf Bir’den borç alarak konuyu şu cümleyle noktalayayım: Ağır abilerin birbirini okuması doğaldır; sonuçta rekabetçi bir ortam bizimki ve hepimiz çekiştirecek bir şeyler bulma umuduyla da öteki köşe yazarlarını okuyoruz...

Aslında adımın geçtiği bu tür haberleri çıktıktan epey sonra duyarım ben.

Ekonomik konularda uzmanlaşmış ve ilgiyle izlendiğini bildiğim bir internet sitesi, her yıl “En beğenilenler” listesini okurlarına danışarak hazırlıyor. Anket soruları arasında ‘en beğendiğiniz köşe yazarı’ da yer alıyor. İlk yıl bitimine yakın haberdar olmuştum anketten; önde gittiğimi bir okur hatırlatınca... O yıl ödülümü Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı bir törende aldım. Bu yıl anketi de ödül törenini de ıskalamış olmalıyım; ödülün yine bana verildiğini masamın üzerinde bulduğum heykelcikten anladım...

Nedense internet okurları beni beğeniyorlar. Çeşitli internet sitelerinin ara sıra yaptıkları anketleri bir yarışmaya döndürebiliyor okurlar. Hepsine şükran borçluyum. Bir de bilgi: ‘Ağır abiler’ denilen köşe yazarları da sizden farksız kişiler; beğenilmek onların da derdi...

İnternet okurlarının ilgi duymalarının sebebini anlamıyor değilim: İnternetle haşır neşir bir yazarım çünkü. Beni internetten okuyanlar değindiğim konulardaki bilgi ve belgelere bir ‘tık’ uzaklığında olduklarını biliyorlar, zahmete girmeden kaynaklarıma ulaşabiliyorlar. Bu yazıyı gazetede okuyacaklar bazı sözcüklerin altında çizgi olduğunu görecek; internet okurları ise aynı sözcüğü mavi renkte bulacak ve faresiyle üzerine bastığında habere erişecek... Bu okur için büyük bir kolaylık...

Benim için ise bir külfet bu; hem de her gün en az dört saatimi internette dolaşarak geçirmeme yol açan, orada karşılaştığım ilginç haber ve yorumları kendim için elektronik arşivime aktarmayla gelişen yorucu bir külfet... Sıra bir yazımda o kaynaklardan yararlanmama geldiğinde, bilgisayar arşivimi tarayarak bulduğum o bilgiye verdiğim linkle okurun erişmesini sağlıyorum. Eh, bunlar yazının yazılma süresini bayağı uzatıyor... Hiç yüksünmeden her gün yapıyorum bunu... Yazarlığın ‘okura hizmet’ anlamı da taşıdığı bilinciyle...

Neyse. Yeni bir yaşıma mutlu girdim. Yeni Aktüel’in yeni kadrosuna ben de mutluluk dilerim.


26 Temmuz 2005
Salı
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED