AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Kanla duvara yazmak!

'Gerekirse kanımla yazarım' diyordu üzerine basa basa... Bu sözler önceki akşam buluştuğum spor spikeri Ümit Aktan'a ait...

Peki Ümit neyi yazıyor?... Ve de yazacak hiçbirşey bulamazsa neden kanını kullanacak?... Kandan mürekkep olur mu?

Bu sorunun cevabını bulmak için birkaç sene öncesine gitmek gerekiyor...

Ümit Aktan bir kitap yazıyor. İçinde bir mankenin nasıl spor ve haber spikeri yapıldığını anlatıyor ve ısrarla "Mankenden asla ve asla spiker olmaz, manken haber okuyamaz" diye yazıyor. Bunları anlatırken "Yarı cahil" gibi bir laf ediyor. Vay sen misin bunu yazan... Manken tarafı Ümit'i mahkemeye veriyor, günler aylar derken tazminata hükmediyor mahkeme. Ümit'in evine haciz geliyor, çamaşır makinesi vs. birkaç malı götürüyorlar.

Bugüne kadar mahkeme süreci içinde sessiz kalan Ümit Aktan, davalı olduğu mankenin haciz olayını gazete ve televizyonlara faks geçmesine ve olayı bir reklam aracına çevirmesine müthiş öfkeleniyor. Hatta olay o kadar ilerlere götürülüyor ki, hapis yatacağı bile yazılıp çizilmeye başlıyor.

İşte olay bu. "Bu güne kadar kibarlığımdan sessiz kaldım ama karşı tarafın yaptıkları tahammül sınırını aştı. Kibarlığımızı korkaklık zannediyorlar" diyen Ümit Aktan önceki akşam bağıra bağıra savaş baltasını topraktan çıkardığını açıkladı.

Aynı görüşü bugün de taşıdığını belirterek altını bir kez daha çiziyor;"Mankenden spiker olmaz, manken haber okuyamaz. Evimi hacizlerle boşaltsınlar, yazacak kalemi dahi götürsünler bunu anlatmaya devam edeceğim. Kalemimi elimden alırlarsa kanımla duvarlara yazacağım, mankenden spiker olamaz diye"...

Artık mücadeleye girdiğini haykırıyor, kibarlığı bıraktığını söylüyor, tüm televizyon kanallarına sesleniyor, "Gelin konuşacağım, mankenden neden spiker olamayacağını, bana yapılan çirkinlikleri ve haklı mücadelemi tek tek anlatacağım"

İsterlerse her şeyini alsınlar artık umrumda değil. Bazıları kalksın bana Don Kişot desin fark etmez diyor. Ve ilginç bir iddiada daha bulunuyor; "Hacizlerle donumu bile alsalar, Kişot olarak mücadeleye girerim, bu bile bana yeter"…

Anlaşılan çok dolmuş... Ve patlamaya hazır bir bomba gibi...

Olayla ilgili birden fazla mahkeme var, temyiz durumları devam ediyor. Ancak buna rağmen karşı tarafın olayı gazetelere taşıyarak reklam yaptığına inanıyor. Oğlunun fotoğraf makinesinin bile haczedilmesi onu derinden yaralamış. Ve bir baba olarak bunu affetmiyor.

Burada haber spikeri olmaz denilen mankenin ismini yazarak, onun reklamını yapmak istemiyorum. Ancak buradan ona iki kelime etme hakkını kendimde görüyorum. Sakın unutma. Karşında babalık duyguları dağlar gibi kabarmış, oğlu önünde yaralanmış bir Ümit Aktan var.

Bu kadar.

Ne demek istediğimi anlayacak yaşta... Ve de yanlış yoldasın kızım... Çocuğunu kucağına al ve iyi düşün...

Benden söylemesi...

O haczedilen fotoğraf makinesini de tezelden geri gönder.

Onun anlamı büyük. O bir babanın oğluna aldığı hediye...

İlle de bir şey istiyorum diyorsan, yerine bulaşık makinesi verelim.

Söz ben ayarlarım. Ümit'i ikna ederim.

Cevabını bekliyorum. Yazmak zor geliyorsa... Bir kanala gir haber spikeri ol, ekrandan cevap ver. Ne bileyim aklıma da başka bir şey gelmiyor. Bir baba kanıyla duvarlara yazmaya hazırlanıyor... Benden söylemesi...


27 Temmuz 2005
Çarşamba
 
BEKİR HAZAR


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED