|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Hayrola, rejim tehlikede de bizim mi haberimiz olmadı yoksa... Lozan'ın 82. yılı münasebetiyle bütün memlekette bir bir "irtica seferberliği"dir gidiyor. Oysa, gerek idari uygulamalarda, gerekse yasal zeminde her şey daha önceki siyasi iktidarlar döneminde nasıl yürüyorsa, bugün de aynen devam ediyor. Mesela, dünya bilim literatüründe esamesi okunmayan Türk üniversiteleri, o hep bildiğimiz verimsiz eğitim kurumu olmaya devam ediyorlar. YÖK, dünyada eşi ve benzeri bulunmayan Türk çocukları arasında "ayrımcılık" uygulamalarıyla "otoriter" şöhretini aynen sürdürüyor. Başörtülü genç kızlar, en temel "insan hakkı" olan "eğitim hakkı"ndan dün olduğu gibi bugün de mahrumlar. Meslek okullarına reva görülen "ayrımcılık" da aynen devam ediyor. Peki bütün bunlar ortadayken, Lozan'ın yıldönümünde birilerinin "Ülke ve rejim elden gidiyor" içerikli mesajlar neyin nesi? Bilebildiğimiz kadarıyla, çok şükür memleketimiz işgal altında değil, ufukta "irtica bulutları" filan da dolaşmıyor. Ama nedense, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Tolon Paşa Çorlu'da yaptığı bir konuşmada, "Hilafet ve şeriat yanlıları, kendilerine 'dur' diyenlere karşı saldırıya geçti" şeklindeki sözleriyle adeta kapımıza dayanmış "yakın" bir tehlikeden söz ediyor. Kimdir bu saldırıya geçenler, isimleri-cisimleri var mıdır? Neden biz bunları göremiyoruz? Sakın bunlar, 28 Şubat'ta "postmodern darbeciler"in listesinde yer alan "gazozcular", "kebapçılar" olmasın... Sakın bunlar, gerçekten bu ülkeyi seven, Cumhuriyet'e bağlı mütedeyyin insanlar olmasın... Çünkü, 28 Şubat'a estirilen o "postmodern" rüzgarda, laiklikle hiçbir problemi olmayan, Cumhuriyet'e bağlı pekçok Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı "potansiyel tehlikeliler" listesine alınmıştı. Sanırım, ülkemizin gözbebeği kurumlarından birisi olan Silahlı Kuvvetler'in değerli komutanı Tolon Paşa'nın, ülkeyi kuşatan bu tehlikeyi biraz daha somutlaştırmasında yarar var. Böylece, hem millet vicdanındaki ordunun "müstesna" yeri zedelenmemiş olur, hem de büyük toplum kesimlerini rencide eden 28 Şubat döneminin izleri daha çabuk silinir. Bu arada, CHP lideri Baykal'ın Lozan demeçlerini eleştirmek bile istemiyorum. Çünkü o, siyasetle "askeri bildirileri" birbirine karıştırıyor. Ancak, Doğu Perinçek önderliğinde Lozan'a çıkarma yapan "Kızılelma koalisyonu"ndan söz etmeden geçmek istemiyorum. Çünkü, bu koalisyon beni çok eğlendiriyor. Her şeyden önce, bu gruptaki isimler başlı başına bir "şenlik koalisyonu" oluşturuyor. Şu listeye bakın, Doğu Perinçek, Rauf Denktaş, Kemal Alemdaroğlu, Vural Savaş, Bedri Baykam, Yaşar Okuyan, Mehmet Gül ve daha kimler, kimler... Bu isimleri her okuyuşta, doğrusu neşe doluyor insan...
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |