T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 11 AĞUSTOS 2006 CUMA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Bugünkü Yeni Şafak
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Fatma Karabıyık BARBAROSOĞLU

"Hain" erkek/kadın portrelerinin gündem belirleyiciliği üstüne

Boşanan her kadın, yeni bir evliliğin eşiğine kadar evliliğin doğaya aykırı olduğundan dem vuruyor. Ya da aylık geliri bin doların üzerinde olan her erkeğin eşine sadık kalmayacağından.

Türkiye'nin gündemine sadakatsizlik, sekiz sutuna manşet olarak en belirgin şekilde galiba Ergun Göknel skandalıyla girmişti. Daha önce içişleri bakanının bir artist ile adının anıldığı haber, tek kanala talim yüzünden sündürülüp genişletilememişti. Hele 60'lı yılların Menderes'li aşk hikayeleri, asılmasının bedeli olarak unutulmuştu. Ya da Türk halkı anlatılan her şeye "iftira" olarak bakmayı tercih etmişti. Ta ki Menderes ve aşkları roman kahramanı olarak çok satan kitabın sayfaları arasından çıkıp gelinceye kadar.

Türkiye sadakati konuşmaya çalışıyor. Yanlış oldu. Her zamanki gibi varlık üzerinden değil yokluk üzerinden fikir beyan ediyor magazin kamusu. Sadakatin yokluğu taçlandırılıp onurlandırılıyor. Aldatıldım fiilinin çekimi yaptırılıyor her ünlüye: "Aldatıldım, aldatıldın, aldatılır."

Aldatılma fiilini tescilleyerek marka kariyerine katmak isteyenler, aldatılmanın ahlaki ve dini endişeden ziyade iktidar sorunu olduğunu kendi söylemi üzerinden faş ediyor. Nasıl bir söylem? Şöyle: "Nikahlı ikinci eşe itiraz ederken kocasının tek gecelik ilişkilerine razı olmak" üzerine kurulu bir söylem. Kocasının kendisine ihaneti değil önemli olan, önemli olan bu ihaneti başka bir kadının bilmesi. Bilmesi ve kendisinin iktidarını alaşağı etmesi.

Evliliği bir iktidar ilişkisi olarak onaylayan eşler için aldatılmak önemli değil. Önemli olan iktidarını paylaşacak olan "öteki " kadının bilinmesi. Ve öteki kadının tercih edilmiş kadın olarak iktidarını tescillettirmesi.

Seküler zihniyete sahip kadınlar, yen içindeki kırık kolu bilen öteki kadın, bu bilgisini hiç kimselerle paylaşamayacak kadar uzakta olduğunda katlanma katsayısını "fedakarlık" işlemi adı altında artırdıkça arttırıyor.

Magazin kamusunun kadınları kendileri ikinci kadın/yeni kadın olduğunda "en âşık olunacak kadın" olarak, "aşk her şeyi affeder" çatısını inşa ediyor. Artık tercih edilmeyen o eski kadın olduğunda, türlü felsefeler geliştirip ayakta durmaya kalkıyor.

* * *

Artık şarkıcıların, sosyete güllerinin "aldatıldım, aldatılırsın, aldatırlar" çekimi cazip görünmüyor. Gayri ahlaki olanda eşitlenme tutkusu "aldatan dindar erkekler" ve "aldatan türbanlı kadınlar" üzerinden yapılandırılmaya çalışılıyor. Dindar erkekler (milletvekili) de türbanlı kadınlar da (Şeref'in annesi ) eşlerini aldattığına göre... Aldatma fiilinde eşitlenme tesellisi birilerine iyi geliyor olmalı.

İyi ile kötünün yer değiştireceği, değerlerin değersizleştirileceği verimli alan olarak iktidarını ilan etti "aşk" söylemi. Bir tarafta kendisine ihanet eden kadını kameralar karşısında "taşıyacağını" ilan eden kocayı "aşk kazandı" üzerinden onaylayan pisikologlar. Diğer tarafta kafası karışık köşe yazarları. Suçludan yana olmak?! Töre cinayetlerine karşı durmanın adı suçu onaylayıp destek olmaktan mı geçmektedir! Töre cinayetlerine karşı olmak, dürüstlüğün erdem olmasını imha etmekten mi geçmektedir. Bu kadın yalnız kocasına değil bütün kamuouyuna, kendi çocuğuna, polise herkese ihanet etmiştir. Cezasını belirleyecek olan kanunlardır. Ama kendisi ile birlikte sürüklediği değerlere bir bakınız... Olay size de ikinci bir Fadime Şahin olayı olarak gelmiyor mu? Olayın üç "kahramanı"nın tavırlarının "kurgusallığı" dikkatinizden kaçıyor. Töre cinayetine karşı olmak ile ihaneti affetmek zannettiğiniz kadar mesafesiz bir alan değil.

Yazının başlığına gelince. İhanet etmek bir fiildir. İhanet edene hain denir. Aldatma diyerek eyleme sıradanlık katılıyor. Bilmem farkında mısınız?

Medenilik vuku bulmuş suçlara aynı cezayı verecek olan adalete teslim olmaktır. Her türlü ihaneti şık bir kavram eşliğinde savunulacak bir durum olarak görmek değil.


Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi