T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 11 AĞUSTOS 2006 CUMA | ||
|
|
Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Donald Rumsfeld bu yılın başında, ocak ayında Almanya'da yapılan bir konferansta, NATO üyesi ülkeleri, savunma ve güvenlik harcamalarını arttırmaları konusunda uyarmış, "Terörle mücadelenin pahalı olduğunu" söylemişti. Geçtiğimiz bir yıl içinde bu sözü doğrulayan bir çok olay yaşadık. En son, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırısını ve insanlığa karşı işlediği suçları tartışırken dün sabah televizyonlar İngiltere'nin -polise göre- çok ciddi bir terör saldırısına hedef olduğunu, ama bunun güvenlik ve istihbarat örgütleri tarafından engellendiği haberlerini vermeye başladılar. Yapılan açıklamalara bakılırsa polis, ABD'ye giden uçakları havadayken imha etmeye yönelik bir terör planını ortaya çıkarmıştı. Olayla ilgili olarak hepsi de İngiltere doğumlu ama Asya kökenli 21 kişi gözaltında alındı (Tabii bunların da önceki çok ciddi terör alarmları sırasında tutuklanıp daha sonra serbest bırakılanlar gibi, bir süre sonra serbest bırakılmaları da olası). Ülkede güvenlik tehdidi alarmı en üst düzeye yükseltildi. İngilltere İçişleri Bakanı ülkesinin İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana bu kadar ciddi bir terör tehdidi ile karşı karşıya kalmadığını söyledi. Bu amaçla neredeyse İngiltere'nin bütün önemli hava alanları sivil uçuşlara kapatıldı ve yine neredeyse bütün uçuşlar ikinci bir açıklamaya kadar iptal edildi. Londra polisinin açıklamasına göre, bir terörist grup muhtemelen İngiltere'den ABD'ye gidecek uçaklara el bagajıyla patlayıcı madde sokup uçakları havadayken infilak ettirmeyi planlıyordu. BBC, bir polis yetkilisinin bunu, "akla hayale sığmayacak bir kitlesel katliam planı" diye nitelendirdiğini açıkladı. Saldırıların on kadar uçağı, üçerli olarak üç aşamada hedefleyeceği ve saldırılarda sıvı bir patlayıcı kullanılacağı ileri sürüldü ama, bu bilgiler henüz polis yetkilileri tarafından doğrulanmadı. Bu nedenle yolcuların uçağa el bagajı sokmaları yasaklandı. El bagajı yerine sadece cüzdanlarını ve seyahat belgeleri ile gerekiyorsa gözlüklerini ve ilaçlarını bir poşet içinde yanlarına alabilecekler. Yolcular, bebekleri için gerekli mamalar ve süt dışında, hastalar da reçeteli olmak şartıyla ilaçları dışında sıvı madde taşıyamıyacak. İngiltere'yi, hatta bütün dünyayı ayağa kaldıran bu terör saldırısı girişimi nedeniyle bütün televizyonlarda, radyolarda terörden başka bir şey konuşulmuyor. Terör uzmanları, eski polis ve istihbarat örgütü şefleri, ajanları ekranlarda boy gösteriyor. Yetkili yetkisiz hemen herkes, terörle mücadelenin ne kadar önemli bir şey olduğunu anlatıyor ve terör tehditlerinin azaltılabilmesi için ne gibi önlemler alınması gerektiği üzerinde duruyor. İşte tam da bu yayınlardan bunalmış bir vaziyette, önümüzdeki dönemde yine hangi özgürlüklerin kısıtlanması için girişimler yapılacağını hesap eder, terör harcamalarına bütçeden yine daha fazla paranın ayrılabilmesi için nasıl kılıflar hazırlanacağını düşünürken aklıma Rumsfeld'in yukarda sözünü ettiğim açıklamaları geldi. O konuşmasında Rumsfeld, "El Kaide ve diğer aşırı İslamcı örgütlerden kaynaklandığını öne sürdüğü terör tehdidinin ciddi boyutlarda olduğunu ve ucuz yöntemlerle yenilgiye uğratılamayacağını" ifade etmişti. "Başarı elde etmek için ciddi harcamaların ve siyasi iradenin gerektiğini" söyleyerek ABD'nin ulusal gelirinin yüzde 3,7'sini savunma giderlerine harcadığını, bu oranın çoğu NATO ülkesinde yüzde 2'yi bile bulmadığından" söz ederek yakınmıştı. Şimdi televizyonlardaki 'terör saldırısı' ile ilgili haberleri ve uzmanların, "terörle mücadele için daha fazla eleman ve daha fazla harcama" önerilerini dinlerken silahlanmaya ve terör gerekçeli harcamalara daha fazla para ayrılmasını tavsiye eden bu konuşmayı hatırlamamak mümkün mü? Güvenliğimiz için yapılacak bu harcamalara, alınacak ek vergilere kim karşı çıkabilir? Söylemeden geçmemeliyim. Televizyonları izlerken bir şey daha dikkatimi çekti: Lübnan'da, İsrail saldırılarının neden olduğu katliamlarla ilgili haberler bültenlerin sonlarına doğru sarkıtılmıştı. Ateşkesten bahseden de kalmamıştı artık. Herkes daha fazla tedbir, daha fazla silah ve daha fazla güvenlik diyordu.
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |