T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 11 AĞUSTOS 2006 CUMA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Bugünkü Yeni Şafak
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Yasin DOĞAN

İsrail demokratikleştirilmeli

ABD'nin Ortadoğu söylemi bölgenin demokratikleştirilmesi, özgürleştirilmesi ve hukuk devleti anlayışının yerleştirilmesi doneleri üzerine kuruluydu. Bölgenin demokratikleşmesi söylemini duyan otoriter rejimler kısa bir süre "ne olacak bizim halimiz" endişesine kapıldılar. Çünkü yapılan yorumlarda "ABD uzun süre otoriter rejimleri destekledi, demokratik katılımın gerçekleşmemesi ve yönetimlerin halka açılmaması otoriter rejimlerin karşısında silahlı örgütleri üretti, bu yüzden bugün bu örgütlerin tehdidi altındayız" şeklinde görüşler açıklanıyordu. ABD'nin, bölgedeki yönetimleri demokratikleştirerek, bunlara karşı oluşan silahlı yapılanmaları da çözeceği varsayılıyordu.

ABD'nin yeni politikasına karşı Irak, İran ve Suriye gibi muhalif ülke yönetimleri kaygıya kapılırken; Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Kuveyt gibi müttefik ülke yönetimleri de endişelenmişti. Ancak bu endişeler kısa zaman sonra ortadan kalktı. ABD kendisine karşı olan ülkeleri demokratikleştirmeye (!) soyunurken, kendisiyle iş tutan ve demokratik sınıflandırmada geriden gelen ülkelerde böyle bir derdi olmadığını gösterdi.

ABD'nin Ortadoğu'yu demokratikleştirme söyleminin arkasında ne tür çıkar hesapları olduğu ayrı konu, ancak bunun yöntemi, uygulanışı ve alınan sonuçlar da beklenin tamamen dışında bir durum ortaya koydu. "Demokrasi savaşı"nda (!) binlerce sivil öldü, yarım yamalak olan kamusal düzenler ortadan kalktı, insanlar varını yoğunu kaybetti, çatışmalar iç savaş noktasına geldi.

Artık Ortadoğu insanı "demokratikleşme" lafını duyunca başına ne zaman bomba düşeceğini merak ediyor.

Artık Ortadoğu insanı "demokratikleşme" söylemini duyunca canını kurtarmak için sığınağa kaçıyor.

"Demokratikleşme"nin kan, silah ve gözyaşıyla özdeşleştirilmesi ABD'nin demokrasiye yaptığı en büyük kötülüktür.

Şimdi sıra İsrail'in demokratikleştirilmesine gelmeli.

İsrail'de gözü dönmüş, sivilleri öldürmekten çekinmeyen, hak-hukuk tanımayan ve bölge huzurunu kaçıran yönetim bir an önce demokratikleştirilmeli.

Yıllardır askerden dönme sivillerin yönetimi altında olan İsrail, insani sınırlara dönecek sivil, demokratik ve hukuk tanıyan bir yönetime kavuşmalı.

İsrail halkı, güvenlik gerekçesiyle gayrı insani uygulamalar içinde olan devletlerine ses çıkarmadığı sürece Arap halklarının birlikte yaşama duygusunu kaybedecektir.

İsrail halkı, kendi güvenliklerini sağlarken evrensel değerlere, uluslararası sözleşme ve kurallara uyan, daha medeni bir yönetim için sesini yükseltmelidir. Aksi halde bu kötü imaj dünyanın her tarafındaki İsraillileri içine çekerek, yalnızlaştırılmış bir millete dönüştürecektir.

İsrailli insan hakları örgütleri, sivil kuruluşlar ve insani değerlere sahip duyarlı insanlar, bu gözüdönmüşlüğe "yeter artık" diyebilmelidir.

Yoksa yarın birileri İsrail'i de demokratikleştirmek için kollarını sıvayabilir.

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi