T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D İ Z İ

Çocuk ikmale kaldı müteakiben 2703 lira

Bnb.Tahsin Atalay, şifreli olarak, '26 Mayıs'ta darbe yok' dedi. 'Orhan bu akşam şarkı dinlemeyiversin' tabiri, '25 Mayıs'ı 26 Mayıs'a bağlayan gece harekata geçemiyoruz, bu yüzden şarkıyı dinleyemiyoruz' demekti.

Menderes hükümetine karşı darbe 25 Mayıs'ı 26 Mayıs'a bağlayan gece yapılacaktı. Herşey ona göre planlandı. Kıdemli Başçavuş Hamdi İnanç, 25 Mayıs günü Kışla Komutanlığı'ndaki son hazırlıklarla ilgili talimatları bekliyordu. O günü anlatıyor:

"25 Mayıs günü 19.00 sıralarında nöbetçi subayı olan Orhan Bey'e yine aramızdaki şifreli konuşma anahtarı olan lamba kataloğu ile gittim. Yanında İkinci Tabur Karargah Bölük Kumandanı, Muhafız Bölük Kumandanı yani, Üsteğmen Necati Özgen (Harp Akademileri eski Komutanı) olduğu halde kışla kantini ile kıt'a nöbetçi subaylığı arasından geçen yolun üzerinde duruyorlardı. Jipi durdurup selam verdim ve 'Yüzbaşım şu radyo lambalarını ver de takalım. Bütün işimi gücümü bırakıp iki lambanın temini için uğraşıyorum' dedim.

'Yüzbaşına hizmet kolay mı, biraz yorulacaksın tabii' diye latife ettikten sonra, 'Hamdi, Atalay Binbaşı ile size haber göndermiştim, zahmet olacak, lambalar Atalay'da, alıver. Aman ihmal etme. Bir aydan beri radyo dinleyemiyorum' dedi. Parolanın manasını anlamıştım. Yanında başkası olduğu için benle konuşamamış, ancak son durumdan haberdar ettiği Binbaşı Tahsin Atalay'dan malumat almamı istemişti. Atalay Binbaşı'nın da bu işin içinde olduğunu böylece anlıyordum. Gizlilik kurallarına son derece riayet ediliyordu.

Tarihi günün tahakkuku için vazife alan subayların birbirlerinden malumatlarının bulunmaması ve ancak harekat saatinden üç ile dört saat önce toplandıkları zaman hayretler içerisinde birbirlerinin yüzüne bakarak 'Yahu sen de mi varsın?' şeklindeki konuşmalarına bizzat şahit oldum.

Komite büyüklerimiz tarafından ne planlı ve gizlilikle çalışmalar yapıldığını, hiç tahmin ve ümit etmediğim subaylarımızı toplanma yerimizde gördüğüm zaman anladım. İki subay ki, darbe olacağından haberleri var, fakat hareket saatine takaddüm eden zamana kadar birbirlerinden haberleri yok."

Darbeye saatler vardı. Hamdi Başçavuş sigara üstüne sigara içiyordu. Gece harekat başlayacaktı. Genelkurmay Kışlası'ndan çıkan Hamdi Başçavuş, son talimatları almak üzere o akşam Bnb. Tahsin Atalay'ın evine gidiyor ve bir sürprizle karşılaşıyor:

'Orhan akşam şarkı dinlemesin'

"Saat 20.30'da Tahsin Atalay'ın evine gittim. Pijamalı olarak beni karşıladı. Selamladım. 'Binbaşım, Orhan bey gönderdiler, radyo lambalarını almaya geldim' dedim. Binbaşı Tahsin Bey, 'Hamdi radyocu dükkanı kapamıştı, lambaları bu akşam alamadım. Yarın kışlaya giderken uğrar alırım. Sen yarın (26 Mayıs) saat 9. 30'da lambaları Orhan Bey'den alırsın, zararı yok, Orhan da bu akşam şarkıyı dinlemeyiversin' dedi. Bu şifreyi de hemen çözdüm. Yani 'Bu akşam tehir edildi. Yarın son talimatı almak üzere saat 9.30'da Yüzbaşı Orhan Bey'i gör' anlamına geliyordu. 'Orhan bu akşam şarkı dinlemeyiversin' tabiri de, '25 Mayıs'ı 26 Mayıs'a bağlayan gece harekata geçemiyoruz, dolayısıyla şarkıyı dinleyemiyoruz' demekti. Binbaşım beni yemeğe alıkoydu, gece 11.00'de müsaade isteyip çıktım. Örf-i İdare gece saat 10'dan itibaren sokağa çıkma yasağı koyduğu için, Binbaşı Tahsin Bey, 'Bende müsaade kartı var, beraber gideriz, biraz hava almaya da ihtiyacım var' dedi. Yanımızda binbaşının Savaşan ve Varol isimli çocukları da olmak üzere askeri jipe bindik. Aksilik, araç çalışmadı. Telefon etmek suretiyle kışladan yeni bir araç istetti. Saat 23.30'da araç geldi.

Kışla Kumandanlığı'na geldik. Orhan Yüzbaşı nöbetçi olduğu için uyumamıştı. Üsteğmen Necati Özgen yatağına uzanmıştı. Orhan Bey'le kısa bir görüşme yaptım. Sonra Tahsin Bey beni evime bıraktı."

'BOMBA GİBİYİZ HAMDİ, HAZIR OL'

Darbe günü ertelenmişti, ama ne zaman düğmeye basılacaktı. Yoksa olmayacak mıydı? Bu sorular Hamdi Başçavuş'un zihnini kemirip duruyordu. Sabaha kadar uyuyamadı. Ne olup bittiğini çok merak ediyordu. O günü şöyle anlatıyor: "Ertesi sabah. 26 Mayıs. 'Ya Allah Bismillah' diyerek yatağımdan sağ tarafımdan kalktım. Saat sekizde servis jipine binerek Kışlaya geldim. İlk işim saat 9.30'da Yüzbaşı Orhan Bey'i görmek üzere Eğitim ve Harekat Subaylığı'na doğru yürüdüm. Merdiven başında Binbaşı Fazıl Bey bekliyordu, 'Bomba gibiyiz Hamdi. Orhan Yüzbaşı'yı hemen gör' dedi ve uzaklaştı. Yüzbaşı Orhan yalnızdı. Askerce selamladım. 'Otur Hamdi. Dün akşam yanıma geldiğin zaman yabancılar vardı. Seni durum değişikliğinden bizzat haberdar edemedim. Bu nedenle Atalay Binbaşı'ndan öğrenmeni istedim. Hamdi dün öğleyin bildirdiğim gibi harekata 25 Mayıs'ı 26 Mayıs'a bağlayan gece başlayacaktık. Bazı sebepler yüzünden bugüne tehir edildi, 26'yı 27'ye bağlayan gece düğmeye basacağız. Bu hususta İstanbul Birinci Ordu ağır bastı. Harekatın tehirine kızdılar bile, özel şifrelerle durum yeniden kesinleşti. (Çocuk ikmale kaldı, müteakiben 2703 lira) tellendi. Şimdi bütün hazırlıklar tamam. Örf-i İdare kıtaları dahil, başta Harp Okulu, bütün kıtalar harekata iştirak edecekler. Evvelallah yarın sabah saat dörtte hürriyet ışıkları bütün yurdu aydınlatacak. Sen şimdiden kıyafetini hazırla, akşam saat 20.30'da buraya gel. Toplanma yerimiz Kışla Kumandan Muavini Yarbay Emin Atanç Bey'in odasıdır. Saat 20.30'dan itibaren kapılar kapatılacağından giriş için Atalay Binbaşı ile bir parola kararlaştırın' dedi.



Devam Sayfaları
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7

Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
 
A. Muradoğlu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED