|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Anadolu'da filizlenen bir aşk, demiştim, Rumeli sevdamız için. Şehzade Süleyman, bir avuç gazi ile sal üzerinde denizi aşmış, tutmuştu ellerini/toprağını Rumeli'nin. Biz, hükmetmedik Rumeli'ye. Rumeli'yle bir olduk, insan kendi kendisine nasıl hükmedebilir? Irmakların, yolumuzu kestiği yerde, köprüler kurduk, ona daha çok yaklaşmak, onunla daha çok bir olmak için. Aşktı o, köprüleri güzel yaptıran. 'Gökkuşağını parçaladılar' Bir gün, bir ateş düştü köprünün ortasına. Ayırmak için. Koparmak için. Sevgi, çirkin göründü karanlığın gözlerine, vurdu onu, parçaladı. Irmağa düştü, sevgi için bir yakadan öteki yakaya uzanan taşlar. Irmağın üstünde kavuşan eller, parçalandı. Şair Kamil Eşfak Berki, köprünün vuruluşunu, o günlerde Mostar Köprüsü'ne Ağıt'ında, şiirin diliyle "Gökkuşağını parçaladılar/Üstünde nişanlılar buluşur/Üstünde şairler karşılaşırdı/Mostar Köprüsü'ne ateş ettiler" mısralarıyla anlatıyordu. 1566 yılında, Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Büyük Mimar Sinan'ın Rumelili çırağı Mimar Hayrettin tarafından yapılmıştı Mostar Köprüsü. Özenle kurulmuştu, güzel güpgüzel. Bütün taşlarına insan eli değmiş, bütün taşları aşkla işlenmişti. Bir hilal gibi, bir çiçek gibi, 'gökkuşağı' gibi kondurulmuştu Neretva ırmağının üzerine. 1993 yılında, bundan 11 yıl önce vurdu, Hırvat topçusu Mostar Köprüsü'nü. Dört yıl önce, Mostar'a geldiğimde, köprünün parçalanmış halini görmüş, uygarlığın, sevginin nasıl bir şiddete maruz kaldığını, iki elin nasıl birbirinden koparıldığını, ırmağın ortasındaki korkunç boşluğa bakarak, köprüden artakalan taşlardan, bir bakıma, köprünün lisanından dinlemiştim. Bir dostunuza elinizi uzatırsınız. Tutarsınız. Birden, soğuk bir şey hissedersiniz elinizde. Sımsıcak bir el, değildir tuttuğunuz. Protezdir. Birden, yanar içiniz. Bir kaza geçirmiştir, kaybetmiştir kolunu. Yerine, protez konulmuştur. Yıkılırsınız. Öyle bir his vermişti, o zaman köprünün açılan yerine yerleştirilen tahta uzantılar. Köprü, yeniden yapıldı. Protez değil, gerçek bir köprü olarak. Neretva ırmağının derinliklerindeki taşlar bulundu. İncelendi. Yüzyıllar önce taşlar nereden alındıysa, oradan, aynı ocaklardan taşlar söküldü.
Bürokratik engeller yüzünden haftalarca inşaata başlanamadığı için ızdırap çeken Bayburtlu isimsiz taş ustasının, gece vakti, abdest alıp, namaz kılıp Allah'a nasıl yakardığını dinledim, buradaki dostlardan. Köprünün kırık taşlarıyla, o usta da konuşmuştu; aşk, bitmemişti demek ki. Köprüyü oluşturan 1088 taş, bir bir yerine konuldu. Yenilendi köprü. Aşk, tazelendi. Mustafa Karaalioğlu, yine bu sayfalarda, çok güzel anlatmıştı, Mostar'a bakan tepedeki devasa çarmıha karşılık, Köprü'nün nasıl güzel bir cevap olduğunu. Köprüyü bombalamak, köprüyü yıkmak, ne kadar vahşetse, ne kadar nefretse, Mostar Köprüsü, o kadar sevgi, o kadar uygarlıktı. Bir bayram havası vardı Mostar'da. Yüzler gülüyordu. Onbinler, doldurmuştu Mostar'ın sokaklarını. Mostar'ın gençleri, sokaklardaydı. Sadece Türkiye'den yaklaşık 1000 kişi gelmişti, Köprü'nün dönüşünü karşılamak, uygarlığın şiddete, sevginin nefrete cevabına tanık olmak için. Türkiye temsil edilmedi Resmi konuşmalarda, Köprü'nün ilk mimarları çok az anılmıştı. 'Muhteşem Süleyman'ın köprüden geçişi anlatılmıştı. Köprünün yapımına, Türkiye'nin katkıda bulunduğu söylenmişti. Ama arada kalan şeylerdi bunlar. Türkiye, resmi protokolden çok sivil gönüllüleriyle katılmıştı Mostar'ın sevincine. Resmi protokol, gece Mostar Havaalanı'ndan uçuş yapılamadığı için, açılış programının ta başlarında Türkiye'ye dönmüştü. İngiltere Prensi Charles'ın hazır bulunduğu programa, Türk yetkililerin katılmaması tam bir skandaldı. Yatçiz kalkçiz'le Mostar'ın münasebeti Her şeye rağmen, güzel bir oganizasyondu. Programın başlarında, Itri'nin bestesiyle 'Tekbir' okunmuş ve 'Sema' yapılmıştı. Mehter'in, köprüden geçişi, oradaki hemen herkesin katıldığı, ayrı bir heyecandı. Programın bir yerinde, belki kendi başına güzel bir beste olan, ama günün anlamıyla hiç bir bağlantısı olmayan "Yatçiz kalkciz, sabah olcek, atta gitçez yine biz"in bestesiyle dans gösterisi yapıldı. Bu da, Türkiye'den oraya düşen bir yansımaydı ama, münasebeti neydi, kimin icadıydı, çok merak ediyorum.
1. Bölüm:'Babo' şehitlerinin arasında
|
|
|
|
|
|
|