T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D İ Z İ

Ölüm büyüsü bile istediler

Din alimleri, cinlerden korunmak için duanın yeterli olduğunu, inançları güçlü olan mü'minlere cinlerin asla zarar veremeyeceklerini vurguluyorlar. Yine de pek çok insan maruz bulundukları maddi-manevi sıkıntılar nedeniyle medyumlara başvuruyorlar.

Cinler, Türkiye'de de halk kültürünün bir parçası olarak varlığını sürdürüyor. Çeşitli din alimleri cinlerin görünüp görünmedikleri hususlarında farklı görüşler dile getiriyor. Kimi alimlere göre Cinler görünmez, kimi alimlere göre ise görünebilirler. Toplum içinde pekçok insan cinler tarafından rahatsız ediğine inanır, hatta bazı rahatsızlıkları cinlere bağladıklarına çoğu kez şahit oluruz. Bazen cinlenmiş olduklarına inanılan insanların rahatsızlıkları had safhaya varır, bu rahatsızlıklara doktorlar çare bulamaz.

Cinler müminlere zarar veremez

Bu tür hastaları olanlar için son çare halk arasında cinci hoca ya da medyum olarak nitelendirilen kişiler olmaktadır. Bu konuda da alimler, cinlerden korunmak için duanın yeterli olduğunu, inançları güçlü olan mü'-minlere cinlerin zarar veremeyeceklerini vurguluyorlar.

Yine de insanlar gündelik yaşamda maruz bulundukları maddi-manevi sıkıntılar ve rahatsızlıklar nedeniyle medyumlara başvurmaktan geri durmuyorlar. Bu hususları belirttikten sonra Mehmet Memiş'e soruyoruz, "Size kimler, neden geliyorlar?"

Size herşeylerini anlatıyorlar mı?

"Bana gelen insanlarla aramızda müthiş bir iletişim ve diyalog oluşuyor. Beni seviyorlar, güveniyorlar. Evlatları, kardeşleri olarak görüyorlar. Her şeylerini konuşabiliyorlar. Yapmak istedikleri işlerde bana danışıyorlar. Bu beni mutlu ediyor. Güvenlerine ve sevgilerine layık olmaya çalışıyorum. Sadece ülkemizde değil yurtdışından çok insan geliyor. Allah'a hamdolsun şimdiye kadar bana danışanların hiçbirini mahcup etmedim, tahminlerimin hiçbirinde yanılmadım."

Manevi kökenli hastalıklarla ilgiliyim

Peki sizin ilgi alanınıza giren rahatsızlıklar neler?

"Ruhsal hastalıkları olanlar benim alanıma giriyor. Kimi doktorlar bile tedavi edemedikleri bu türden hastaları bana gönderiyorlar. Hatta bana gelenler arasında pek çok doktor var. Ben manevi olan hastalıkların tedavisine yardımcı oluyorum.

Bunlar arasında manevi kökenli sara, felç, cin çarpması, büyülü olanlar, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, karı koca arasındaki huzursuzluklar, gençler arasında yaygın olan cinsel iktidarsızlık da var.

Her hastaya şifa vereceğim diye bir iddiam yok. Kimseye gereksiz yere ümit vermedim, vermem. Ben ancak faydalı olacağıma inandığım kişileri tedaviye alıyorum. Tıbbın çözmesi gereken hastaları doktora, hastaneye gönderirim. Yapabileceğim işlerin dışına asla çıkmam.

Herkes haddini bilmeli. Tıbbın alanına giren konularda hastalar çözümlerini başka yerlerde de aramamalıdırlar. Kim fal, büyü ya da başka bir yolla hasta insanları iyileştireceğini iddia ediyorsa, o insan yalan söylüyordur. Bu gibi insanlara dikkat etmeli, asla prim verilmemelidir. Maalesef böyle insanlar her yerde her ülkede var."

BENİ EN ÇOK DAVET EDENLER LİONSLAR

"Manevi boşluk ve manevi sorunları olan insanlar sadece maddi durumu kötü olanlar değildir. Maddi durumu çok iyi olanlarda manevi rahatsızlıklar ve bundan kaynaklanan hastalıklar mevcuttur. Fatih'te sahibi olduğum kuru temizleme dükkanına her yerden her cinsten ve her yaştan insan geliyordu. Bunların arasında şifa arayanlar da, benim tahmin ve tavsiyelerimi öğrenmek isteyenler de vardı.

Dostlarım arasında devlet adamları politikacılar, sanatçılar, sporcular, işadamları, bürokratlar, gazeteciler de yer alıyordu. Size şaşırtıcı gelebilir, beni dinleyen, bilgi almak ve ne yaptığımı anlamak için davet eden kuruluşlar arasında Lionslar da var. Onların yirmi kadar toplantısına iştirak ettim. Bu toplantıların diğer toplantılara kıyasla çok daha verimli geçtiğini bile söyleyebilirim."

ÖLÜM BÜYÜSÜ İSTEYENLERE BEN KATİL DEĞİLİM DEDİM

Çok şaşırtıcı isteklerle karşılaşıyor musun?

"Bir kere insanlar çok özel sorunları için geliyorlar. Özel hayatlarında çözemedikleri, tıkandıkları sorunlar için geliyorlar. Cinlerin istila ettiği insanlar var, yakınları onları getiriyorlar. Özel sorunlara fazla girmek istemiyorum, bu tamamen benim ile ziyaretçim arasında kalan mahrem şeylerdir. Ama öyle abuk sabuk isteklerde bulunanlar oluyor ki şaşarsınız. Reddettiğim talepler, yardımcı olmayı kabul ettiklerimden çok fazladır. Bir örnek vermek isterim, çok uzun bir süre önceydi, bir kadın geldi, eşini aldatıyormuş, eşinin yanında çalışan bir adamla. Kocasının ortadan kalkmasını, kendisinden soğumasını istiyordu. Yani bir nevi benden ölüm büyüsü yapmamı istiyor. Hemen reddettim ve ona tuttuğu yolun yanlış olduğunu anlattım. 'Ben katil değilim' dedim. Sonradan öğrendiğime göre işler yoluna girmiş. Dinde haram olan bir şeye teveccüh göstermem mümkün değil."

GAYBI SADECE ALLAH BİLİR

Kur'an-ı Kerim'de gaybı Allah'tan başka hiç kimsenin bilmeyeceği özellikle vurgulanıyor. Ama halk arasında medyumlar ya da cinci hocaların gelecekle ilgili bilgilere sahip oldukları şeklinde yanlış bir anlayış da var. Siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

"Ben bir kahin değilim, gelecekten haber vermiyorum. Gerçek anlamda medyum da değilim. Ama insanlar bana medyum ünvanı verdiler, bu ünvan üstümde kaldı. Kahinlik yüce dinimizde haramdır. Çünkü Allah'tan başka hiç bir güç geleceği bilemez. Gaybı ancak Allah bilir. Ben bir futurist, gelecek bilimcisi de değilim. Medyumluğa gelince, medyum, ispritizmacılıkta doğaüstü bir takım yollarla ölmüş kişlerin ruhlarından mesajlar alabilen ve yaşayanlarla ölüler arasında haberleşme aracılığı yapan, parapsikolojide ise normal dışı yeteneklere sahip kişi demektir. Benim böyle bir iddiam yok. Benim bilgi ve ilham kaynağım, cinlerimdir. Bunun dışında Allah vergisi sezgi gücüne ve tahmin yeteneğine sahibim. Bu üç unsur benim kimliğimi teşkil ediyor. Bu bakımdan ben manevi doktor, manevi danışmanım. İnsanlara bu yeteneklerimle yardımcı olmaya çalışıyorum. Benim işim; hasta, doktor, eczacı ve ilaç çerçevesindeki ilişki gibidir. Tasarrufum altında bulunan cinlerim, buradaki tedavi edici kimliğindedir. Çünkü onlar sahip oldukları üstün nitelikler sayesinde bana gelen kişilerdeki rahatsızlıkları teşhis ve tespit ederek bana bildirmektedirler. Ben de buradaki eczacı kimliğimle, büyük bir hazine olan Kur'an-ı Kerim eczanesinden onlara gerekli ilaçları, yani ayet ve duaları alıp vermekte, onların tedavilerine Allah'ın izniyle vesile olmaktayım. İslam dini, ayet ve dualar dışında yapılan bu tür tedavilere izin vermiyor. Fal açan, büyü yapan, kehanette bulunduğunu iddia edenler İslam fıkhına göre imandan çıkmış sayılırlar. Dinde haram olan bir şey yapılamaz."



Devam Sayfaları
1 | 2 | 3

Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
 
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED