AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

D İ Z İ
İmam Hatip Mektepleri'nin kapatılması kanunsuzluktu

Tek Parti döneminin son Millî Eğitim Bakanı olan Tahsin Banguoğlu, 3 Ocak 1949 tarihinde, Meclis oturumunda yaptığı konuşmada ve daha sonra yazdıklarında İmam Hatip kurslarının açılmasını şöyle anlatıyordu: "Aslında İmam Hatip Mekteplerinin kapatılması bir kanunsuzluk olmuştur. İmam-Hatip Kurslarını 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun emredici hükmüne dayanarak açacaktık. İhtiyaç o kadar acildi ki ilk sınıf mezunlarına da bir ehliyet verip onları imam yapmayı düşündük. İmam Hatip Kurslarını önce 10 il merkezinde açabiliyorduk, çünkü ehliyetli hoca bulabilme güçlüğümüz vardı. Hatırlarım, İstanbul'daki İmam-Hatip Kursu'nu teftişe gittiğimde onu Etyemez' de bir eski sıbyan mektebi binasında açılmış buldum. Kürsüde benim liseden hocam Celal Ökten vardı. Bana yerini vermek istedi. Hocam, ben gene sizin talebenizim, dedim, bir sıraya oturdum. Hoca da yerine oturdu, ama ağlıyordu. Benim de gözlerim yaşlıydı..."

Fişlenme korkusu vardı

CHP yönetiminin halkın dini ihtiyaçlarına daha fazla dayanamayarak pes ettiğinin ipuçlarını veren Banguoğlu'nun bu sözleri şöyle devam ediyor: "Uzun bir kapalı rejim devri sonunda dinî eğitim sahasında meydana gelen bu ilk gelişme o devir tarihimizde bir ilk revizyondu. Bu çok dikenli yolda benim bir hizmetim olabildiyse Allah kabul etsin" Celal Hoca'nın oğlu Prof. Dr. Sadettin Ökten ise o dönemi şöyle anlatıyor: "Bu kursa katılan öğrenciler hem ileri yaşlardaydı , hem de baskıcı rejimden ürküyorlardı. Ayrıca bu kurslara devam edenlerin fişleneceği korkusu nedeniyle kimse gitmeye cesaret edemiyordu."

İmam Hatip Okulları açılıyor

İmam-Hatip Kurslarının, ülkenin din görevlisi ihtiyacını nitelik ve nicelik itibariyle karşılamayacağı, açıldığı günlerden beri bilinmekteydi. 14 Mayıs 1950 seçimleri sonucu iş başına gelen Demokrat Parti iktidarı tarafından, halkın din ve maneviyat alanındaki istekleri dikkate alınarak din öğretimi alanında bazı olumlu gelişmeler başlatılmıştı. İstanbul'da Vefa Lisesi'nden edebiyat öğretmeni olarak emekli olan Celalettin Ökten, uzun süredir İmam Hatip Okulları projesi üzerinde çalışıyordu. Ökten'in oğlu ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Sadettin Ökten bu konuyu şöyle anlatıyor: "İmam Hatip Okulları projesini babam rahmetli Celaleddin Ökten düşünmüştü. Sadece düşünmekle kalmamış, yazmış, çizmiş, hesaplamış, sonra siyasal iktidar müspet bakınca, Ankara'ya taşımış ve kabul ettirmişti" Celal Hoca'nın İmam Hatip Okulları projesini kabul ettirdiği kişi ise dönemin Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri'ydi. İHL'lerin açılmasının ülkenin menfaatine olacağına inanan Tevfik İleri bu projeyi, sadece kabul etmekle kalmamış, zamanla bu okulları sahiplenen insanlardan biri olmuştu. İleri, 3 Ocak 1951 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan bir açıklamasında şunları söylemişti: "İmam Hatip Okulları'nın açılması zaruretine inanıyoruz. Çünkü Türk milletine hitap edecek olgun, kültürlü hatip ve imamların yetişmesini arzu ediyoruz"

İstanbul İmam Hatip sembol oldu

Tevfik İleri'nin projeyi kabul etmesinin ardından 13 Ekim 1950 tarihli Müdürler Komisyonu Kararı ile, İmam Hatip Okulları, 1951-52 öğretim yılında ilkokula dayalı dört yıl öğrenim süresi olan okullar olarak öğretime başladı. İstanbul başta olmak üzere Ankara, Konya, Adana, Isparta, Kayseri ve Kahramanmaraş'ta ilk İmam Hatip Okulları açıldı. Bu okulların birinci devreleri 1954-1955 ders yılında mezunlarını verince, ikinci devresi üç yıl olarak açıldı ve böylece yedi yıllık İmam Hatip Okulları, Türk eğitim tarihindeki yerini aldı.

İmam Hatip Liseleri'nin tarihinde gerek mezunları, gerekse Türkiye'nin kalbinin attığı bir şehirde olması nedeniyle İstanbul İmam Hatip Okulu adeta İHL'lerin sembolü oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da mezunları arasında yer aldığı okuldan yetişen birçok bilim adamı, bugün başta Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi olmak üzere birçok noktada hizmetlerine devam ediyor. İstanbul İmam Hatip Okulu'nu önemli kılan bir başka nokta ise İmam Hatip Liselerinin halk tarafından sahiplenilme sürecinin ilk başladığı okul olması. İlk olarak Samatya Etyemez'deki İmam Hatip Kursu'nun İmam Hatip Okulu'na dönüştürülmesiyle faaliyetine başlayan İstanbul İmam Hatip Okulu, vakit geçirilmeden İstanbul Vefa'da eski bir bina, çevreden toplanan yardımlarla okul haline getirilerek eğitime başladı.

Celal Hoca, 69 yaşında okul inşaatında çalıştı

İstanbul İmam Hatip Okulu'nun ilk mezunlarından biri olan İstanbul eski Müftüsü Selahattin Kaya, ilk İHL'lerin eğitime hangi şartlarda başladığını şöyle anlatıyor: "İlk olarak eğitime Langa'da bir binada, eski bir taş mektepte başladık. Talebe fazlaydı. Bu nedenle sabahçı-öğlenci şeklinde okuduk. Daha sonra Vefa'da eskiden ortaokul olarak kullanılmış bir ahşap konak bulundu. Hiç unutmuyorum. İlk gittiğimiz zaman, bina ahşap olduğu için oldukça çok kötü durumdaydı. Talebeler bilfiil çalıştı. Biz fazla içinde değildik ama özellikle "İhsari kısım" denilen, yani daha önce açılan İmam Hatip Kurslarına katılmış öğrencilerin bulunduğu sınıflardaki ağabeylerimiz ve yurtlarda kalanlar bilfiil çalıştı. Celal Hoca da yaşlılık haline rağmen bir genç delikanlı gibi okulun işleri için koşturuyordu." Kaya'nın bu hatıraları, 65 yaşında öğretmenlikten emekli olan ve sonrasında İmam Hatip Okullarının açılması için mücadele etmeye başlayan Celalettin Ökten'in, 70'e bir adım kalan yaşına rağmen gösterdiği çabasını gözler önüne seriyor.

Tuvaletleri bile temizliyordu

İmam Hatip Okullarında öğretmen olarak da görev yapan Nurettin Topçu, bu okulların açılmasında en önemli payın sahibi olan Celal Hoca'nın hayatını anlatan Mustafa Özdamar'ın "Celal Hoca" isimli belgesel kitabındaki hatıralarında şunları söylüyor: "Bir tatil günü İmam Hatip Okulu'na gittiğim de Celal Hoca'yı tuvalet temizlerken gördüm. 'Hocam bu genç işidir, gençler yapsın' dedim. Gülümseyerek 'Gençler yaptıkları işlerle şahsiyetleri arasında irtibat kurarlar. Yarın tuvalet temizleyip okudum diyerek kompleks sahibi olurlar. Onların gürbüz bir fidan gibi yetişmeleri bizim mesuliyetimizin icabıdır' dedi." Aynı belgesel kitapta, İmam Hatip Liselerinin ilk mezunlarından olan İstanbul İlahiyat Fakültesi eski Sekreteri Ahmet Kahraman ise Celal Hoca'nın taassuba ve onun karşısındaki kayıtsızlığa tahammülü olmadığını anlatarak "Celal Hoca, İmam Hatip Okullarında modern ilimlerle donanmış, asrın ihtiyaçlarının idrakinde ve tavizsiz fakat müsamahakar din adamı yetiştirmek istiyordu" diyor.

Tevfik İleri, İHL'leri neden sahiplendi?

1951 yılında açılan İstanbul İmam Hatip Okulu'nun ilk mezunlarından biri olan İstanbul eski Müftüsü Selahattin Kaya, Tevfik İleri'nin İHL projesini neden sahiplendiğinin ipuçlarını veren anılarını şöyle anlatıyor: İmam Hatip Okullarının açılmasını isteyen ve buraya çocuklarını göndermeye hazırlanan insanlar, maddi olarak imkansızlık içindeydiler. Öğrenciler ya İlim Yayma Cemiyeti'nin verdiği harçlıklarla, ya da bir camiye sığınmışlarsa, o cami imamının maddi manevi desteğiyle okula devam edebiliyorlardı. Babam esnaftı ve evimiz vardı. Ben öyle gider gelirdim ama benim gibi olan öğrencilerin oranı ancak yüzde 20 idi. Diğerleri hep dışarıdan gelenlerdi. Özellikle ilk yıllar bu arkadaşlarımız için çok sıkıntılı geçti. İlim Yayma Cemiyeti yiyecek-giyecek yardımları yaptı. Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri bir gün biz Akaid dersindeyken sınıfımıza geldi ve kendisinin de yokluklar içinde okuduğunu anlattı. Öğrencilik yıllarında sadece tek bir çift ayakkabıları olduğunu ve ağabeyiyle birlikte değişerek giydiklerini söyledi."

1. BÖLÜM: İHL'leri İlk Meclis kurdu!
2. BÖLÜM: Aranızdan Farabiler İbn-i Sinalar çıkacak
3. BÖLÜM: 'Bizi Hıristiyan yapın' feryadı CHP'lileri bile ayağa kaldırdı
5. BÖLÜM: 'Ölü yıkayıcısı' değil profesör oldular!..
6. BÖLÜM: İmam Hatipler kapatılsın diye rüşvet teklif edilmiş
7. BÖLÜM: İHL'ler olmasaydı biz okuyamazdık
8. BÖLÜM: İHL'lerin adı başarı oldu
9. BÖLÜM: Kamusal alanda belgesiz tecrit
10. BÖLÜM: Artık bu adaletsizlik bitmeli
11. BÖLÜM: Sorunu İmam Hatipliler çözer


30 Haziran 2005
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan


Recep Yeter


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
"

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED