|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| D İ Z İ | 19 KASIM 2005 CUMARTESİ | ||
|
|
Akciğer kanseri, az gelişmiş ülkelerde giderek artıyor. Bu durum neden böyle? Sigara içme olayı az gelişmişlikle ilgilidir. Bir toplum ne kadar az gelişmişse sigara içme o derece artıyor. Batılı ülkeler özellikle Amerika'da sigara içimine ve sigaradan kaynaklanan hastalıklara çok ciddi tazminatlar ödendiği için sigara fabrikaları dışarıya taşınıyor. Peki nereye? Çin'e, Hindistan'a, Türkiye'ye, Orta Doğu gibi ülkelere taşınarak bu gibi ülkelerde gelirinde azalma olmaksızın ticari faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Kendi ülkesinde sigara içme yasakları ciddi şekilde uygulandığından, akciğer kanseri azalıyor. Akciğer kanseri Türkiye'de sık rastlanan bir hastalık mıdır? Ülkemizde yıllık yüz bin toplam kanser hastalığı var ise bunun 50 bini akciğer kanseridir. Demek ki akciğer kanseri tek başına tüm kanserlerin neredeyse yüzde 45-50'sini oluşturuyor. Dolayısıyla çok sık rastlanıyor. Bu hastalığın en önemli sebebi nedir? Sigara içimi en önemli faktördür. Ancak ülkemizde çevresel kaynaklı faktörler var ki, diğer ülkelerden daha etkili oluyor. Mesela asbest, erionit gibi toprakta bulunan kanserojen mineral maddeler. Bunlar, havayla doğrudan temas ettiğinden dolayı ortama çok rahat dağılıyor. Yerleşim bölgesinde eğer insanlar mevcutsa bu kanserojen etkiyle sigaranın yanında ikinci faktör olarak karşımıza çıkarlar. Ailenin geçmişinde kanser vakası var, bu o insana da yansır mı? Ailede kanser olma durumu, kansere yakalanma ihtimalinin yüksek olduğunu gösterir. Ama bu o insanın illa da kanser olacağı anlamına gelmez. Sadece kanser olma ihtimalinin yüzdeleri artar. Genetik kodu belirlenmiş insanlarda, sık tarama yöntemleriyle erken dönemde kanserin ortaya çıkması sağlanabilir. Ve erken dönemde tedavi edilebilir. Besinler ne kadar önemli
Kanserin oluşmasında yediğimiz önemli mi? Tabii önemli. Katkı maddeleriyle, kimyasal boyalar ve yağlar kanserojen olma özelliğini de beraberinde getirebildiği için kanserin artmasında da önemli bir faktör olarak karşımıza çıkar. Kansere yakalanacaksınız da sağlıklı beslenmeyle bunu engellemek gibi durum da söz konusu değildir. Bazı sebzeler, kansere karşı süper koruyucu olarak lanse ediliyor. Böyle şeyler var mı? Hayır, öyle bir şey yok! Gıdaların kanserden koruyucu direk etkileri olsaydı o zaman vejetaryenlerin hiçbirisi kanser olmazdı. Günde iki paket sigara içen birisi günde üç öğün brokoli yese de çok fazla bir şey değiştiremez. Yediği ve içtiğiyle bir insana yaklaşmak çok kolay. Brokoli yeseniz ne olur yemeseniz ne olur? Lahana yeseniz ne olur yemeseniz ne olur? Bunların hiçbiri kanserle ilgili direkt koruyucu etkisi olan şey değildir. Ama birinin antioksidan özelliği vardır. Tabii ki vitaminlerin tamamını almak gerekir. Mutlaka bronşları açmak gerekir Nefes alamadığı için ayağa kalkamayan ve enfeksiyonlardan kurtulamayan bir insan düşünün. Bu insan eğer bronşunu açtıramasa kemoterapi ve radyoterapi bunun bronşunu açmaya yetmiyor ise kişi daha erken ölecektir. Ama eğer bronşunu açtırabiliyorsa o zaman daha uzun yaşar. SSK dahil Türkiye'de sosyal güvenlik kurumlarının tamamı tedavi yönteminin masraflarını, hastane giderlerini büyük ölçüde karşılıyor. Riskli meslekler Gemi yapımı, maden, metalürji, boya, ilaç hazırlanması, sentetik kauçuk üretimi, sabun ve deterjan üretimi gibi bazı endüstri sahalarında çalışanlarda kanser riskinin arttığı belirlenmiştir.
|
![]()
| ||||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |