|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| D İ Z İ | 20 KASIM 2005 PAZAR | ||
|
|
Kan kanserleri, çeşitli akyuvar hücrelerinin üretildiği dokuları etkileyen bir tümör hastalığıdır. Hastalıktan etkilenen hücreler denetimden çıkarak bağımsız hareket etmeye başlar ve kan hücrelerinin üretildiği organlara, ayrıca başka organ ve dokulara yerleşip yapısal yıkıma sebep olurlar. 24 ülkede yapılan bir araştırmaya göre kan kanserinden ölüm oranı 100.000'de 6'dır. Hastalığa, beyazlarda; Afrika ve Uzakdoğu kökenlilere göre iki kat daha sık rastlanır. Kronik lösemi Japonlar'da ve Çinlilerde hiç görülmezken, Yahudiler'de son derece yaygındır. 3-5 YAŞLARA DİKKAT! Hastalığın görülme sıklığı ile yaş arasındaki bağıntı çok değişkendir. Hayatın ilk on yılında artan görülme sıklığı, 3-5 yaşlarında en yüksek orandadır. Hastalık 50 yaş sonrası yeniden sıklaşır ve 70-75 yaşlarında sıklığı ikinci kez doruğa ulaşır. Çocuklarda akut lenfositer lösemiye sık rastlanırken, akut miyeloit tip ender görülür. Çocukluk döneminde hastalığın kronik biçimleri hiç görülmez. RADYASYON ETKİLİ Kan kanserlerinin sebepleri açıklığa kavuşmamıştır. Ancak araştırmalar, kan kanserine sebep olan etkenler hakkında önemli veriler sağlamıştır. Radyasyonun hazırlayıcı etkisi, insan ve hayvanlar üzerinde deneylerle kanıtlanmıştır. Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarından sonra sağ kalan insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda, ışınımın kan kanseri sıklığını önemli ölçüde artırdığı ispatlandı. TANIMLAMAK GÜÇ Akut kan kanserlerinin başlangıç belirtileri çok çeşitli olduğundan, hastalık tablosunu tanımlamak oldukça güçtür. İlk belirtiler arasında deri ve mukozalardaki morumsu kırmızı küçük kanama odakları ile diş eti ve burun kanamaları sayılabilir. Kanama gözün ağ tabakası, dişler, beyin, beyin-omurilik zarı, böbrek ve idrar kesesi, sindirim organları ve akciğer zarında görülebilir. Ağır bir seyir izleyen ateş, ağız ve yutakta kanamalı ve doku ölümüne bağlı değişimler ortaya çıkar. Dil ve dudaklar kuruyup çatlar; diş etlerinde şişme, kanama ve yer yer doku ölümü görülür, iç yanak mukozası ve damakta toplu iğne başı büyüklüğünde kanama odakları ile içi kan dolu keseciklere rastlanır, büyüyen bademcikler kanamalı, morumsu, gri beyaz bir zarla kaplıdır. Kansızlık, zamanla halsizlik, baş dönmesi, kalp atışlarında hızlanma ve yorgunlukla gelen nefes darlığı meydana getirir. Hastalığın ilerleyişi uzun süre denetim altında tutulabilmekte Özellikle çocuklardaki ALL'de (akut lenfositer lösemi) ilaç tedavisi neredeyse yüzde 100 tam iyileşme sağlamaktadır. Tedavisi mümkün Löseminin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu ifade eden Doktor Üstün Ezer, "Bugünkü modern ve ciddi tedavilerle yüzde 90'a varan oranda tam iyileşme mümkündür. Dünyada lösemi tiplerinin görülme sıklığı bir milyonda 50 kadardır. Bugün ortalama 10 çocuktan 7'si tamamen iyileşmektedir" diyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre beslenmenin kanser oluşumunda yüzde 30 oranında etken olduğunu ifade eden Dr. Ezer, şöyle konuştu: "Bunun da yiyeceklerimize giren kimyasal katkılar ile tarım ilaçları olduğu çok açıktır. Kontrolsüz kullanılan ve çocuklarımızın çok hızlı tükettikleri gıdalara konulan boyalar, koku veren maddeler, tat veren kimyasallar maalesef kanser yapabilmektedir. Bunların son yıllarda çok kullanılması ve tüketilmesi löseminin artışı ile orantılıdır. Lösemi tedavisi her hastanede yapılamaz. Bir hastanenin fiziksel alt yapısı, eleman sayısı, temiz ortamı, teknik olanakları, beslenme ve moral ortamı ideal koşullarda değilse lösemi tedavisi yapmamalıdır." Birileri var! Ve bu birileri istiyorlar ki... başkaları da katılsa, bir tanecik çocuklarının elini sımsıkı tutsalar ve bırakmasalar
Bağışlarınız için Banka Hesap numaraları
Bunları biliyor musunuz?
Bugün sigarayı bırakma günü 20 Kasım Dünya Sigarayı Bırakma Günü nedeniyle bir dizi çalışmalar yürüten Sigarayla Savaşanlar Derneği, tüm sigara tiryakilerini bugün sigarayı bırakmaya çağırdı. Bugün saat 11.30'da, Şişli Cevahir Alışveriş Merkezi'nde buluşacak olan 'duman avcıları', sigaranın zararları konusunda yapacakları basın açıklamasından sonra, Taksim'e giderek sigara tiryakilerini, sigarayı bırakmaya çağıracak. Okullar temizlikten sınıfta kaldı Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, Ankara'daki 100 ilk ve ortaöğretim okulunda yaptıkları incelemelerde, 77 okulda hijyenik koşulların bulunmadığının belirlendiğini kaydetti. Avcı, yaptığı yazılı açıklamada, bu okulların özellikle tuvaletlerinde temizlik ve hijyene dikkat edilmediğini ifade etti. Şişmiş korservelere dikkat edin Sebze ve meyvelerin her mevsim bol bulunduğu ülkemizde, konserveler genellikle hazır yemekler için tercih edilir oldu. Konserve alacakların özellikle dikkat etmesi gereken konu kapak kısmının görüntüsü olmalıdır. Normal koşullarda bu kısım içe göçük olur. Eğer kapak dışa doğru bombe olmuşsa, bu konserve sizi tehlikeli şekilde zehirleyebilir. Umudunuzu kaybetmeyin Tedavisi olmayan bir hastalık mı? Kanserlerin çoğunda tedavi ancak hastayı bir miktar iyileştirici, yaşam süresini uzatıcı ve yaşam kalitesini artırıcı etkisi olan tedavi yöntemleridir. Akciğer kanserinde erken dönemde hastayı yakalamak mümkün olmuyorsa, cerrahi şansını kaybetmiş demektir. Yüzde 15 ile 20'lik kısmı, cerrahi tedavi şansını yakalıyor. Cerrahi şansını yakalamış olanlar da kurtulmuş sayılmaz; çünkü bunların da nerdeyse yüzde 65 ile 70'i beş yıl içinde tekrar nüks ediyor. Akciğer kanserinde zaten 6 ayla bir yıl içinde hastaların birçok yerinde tümör hücrelerinin kan ile yayılımına bağlı metastaz ortaya çıkıyor. Hastalarınıza tedavide nasıl bir yol izliyorsunuz? Akciğer kanseri tedavisi en zor olan hastalıktan bir tanesi. Cerrahi olarak çıkartılabilecek evrelerde yakaladığımız yüzde 15'inin tümörlü bölgeleri sökülüp alınıyor. Ve hasta rahatlıyor. Tümörün büyük olduğu bir evreyse o zaman tedaviye radyoterapi ve kemoterapi eklenebiliyor. Kemoterapi ve radyoterapinin bazı uzmanlar tarafından hiçbir yararı olmadığı iddia ediliyor. 'Hiçbir etkisi yok' demek yanlış. Kimine iyi gelmemiş bir tedavi başka bir hastaya iyi gelebilir.'Hastalık yoktur hasta vardır' prensibiyle hareket ederseniz, 'hastaya kemoterapi ve radyoterapi vermeyelim' gibi bir yaklaşım, haksızlık olur. 'Verelim ama takibine yararlı olursa devam edelim' anlayışında olmak lazım. Yüzde yüz iyileşme olmuyor mu? Yüzde yüz iyileşme; özel durumlarda, erken evrede ve de bronşun içerisinde hastalık yakalanırsa, o bölge hapsedilirse ortadan kaldırılır. Ve yüzde yüz iyileşme elde edilebilir. Hiçbir şekilde akciğer kanseri 'kür edilemez' demek de yanlıştır, 'akciğer kanseri tamamen tedavi edilebilir' demek de... Her hastanın durumu kendisine göre özeldir. Gelişmiş ülkelerde hava yolu açılmadan hastaya kemoterapi ve radyoterapinin uygulanmasının sakıncalı olduğu bilinip ona göre tedaviler kullanılır. Yararlı olmasına rağmen neden uygulanmıyor? Akciğer kanserinin tedavisinde işte sorunlar burada. Tıkanıklığın altındaki enfeksiyonun akciğerli kanserli hastaya zarar verdiği, onu açmadan yapılacak bir radyoterapinin hastayı daha da kötüleştirdiği, hastanın yaşam süresini kısalttığı bilinmesine rağmen aynı şekilde davranış modeli sürdürülmeye devam ediliyor. Ben bu durumu anlayamadım. Bu işlemi neden yapmıyorlar? Akciğerin o tıkalı soluk borusunu açmak, çok zor bir iştir. Her yerde yapılması da mümkün değildir. Yapılabilecek olanlar sınırlıdır. Yapılacaklar yapılmıştır. Yani akciğer kanseri bir nevi işi bitmiş bir hasta, ölecek bir insan olarak kabul edilir. Maalesef bu böyle... Akciğer kanserinin tedavi edilebilmesinde yeni gelişmeler, yeni araştırmalar var mı? Eskiden bir santimin üzeri olan kitleleri bulmak ancak mümkündü. Şimdi PET-CT denilen görüntüleme yöntemleriyle kütlenin büyüklüğü birkaç milimetreye vardığında erkenden kanserli olup olmadığı anlaşılabilir. Yine akciğer kanserinde hava borusu içine ışıklı boruyla girildiğinde normal, hastalıksız gibi gördüğünüz alanın otofloresan bronkoskopi tekniğiyle kanserli olma ihtimalini saptayabilirsiniz. Size gelen hastalara özel önerileriniz oluyor mu? Antioksidanlı, vitamin ağırlıklı, kilo aldırmayan, yağlardan, tuzdan veya nişastadan uzak beslenmeyi tüm kanserlilere olduğu gibi akciğer kanserli hastalara da önerilir. Akciğer kanseri olan bir kadının anne olma olasılığı var mıdır? Akciğer kanserine yakalanmış ama erken evrede cerrahiyle tedavi edilmiş bir bayanın anne olmasında herhangi bir engel kalmamıştır. Teorik anlamda mümkündür. Moral çok önemli "Türk toplumunda hastaya genellikle kanser olduğunu, ailesi, yakınları ve doktor anlatmak istemez. Aile de bunun anlatılmasını istemez. Hastaların çoğu da kendileri bilmek istemez. Çünkü kanser kelimesiyle yüzleşmenin, kanser olduğunu bilmenin onlar üzerinde bağışıklık sistemini daha da kötüleştireceğine inanırlar. Halbuki kanserle yüzleşip daha rahat mücadele edebilmesi için karşısındaki düşmanı tanıması gerekir. Bence bilmesinde fayda var. Kanser hastalığı yüzde bir ile üç kendiliğinden iyileşebilir. Hastalık ileri evrede bile olsa. Benim böyle üç hastam oldu. Moral çok önemli. Çünkü vücudun kendisinin kanserle baş edebilmesi için bağışıklık sisteminin motive edilmesi gerekir."
|
![]()
| ||||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |