|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kahire'de gün, çöl sessizliğiyle doğuyor sabaha. Önce köylü kadınlar 'güneş ekmek'lerini hazırlamaya başlıyor çoluk çocuğuna. Fellahlar rızklarını toplamaya çıkıyor Nil'in sularıyla bereketlenen tarlalarında. Nil her sabah olduğu gibi ekmek dağıtmaya başlıyor yine insanlara. Balıkçı tekneleri, yolcu tekneleri bir bir bırakıyorlar kendilerini gittiği her yeri yeşile boyayan bu sihirli suyun anaç kucağına. Nehrin bir kenarında kadınlar çamaşırlarını yıkamakta, bir kenarında yalınayak çocuklar oynamakta. Bir başka kenarında ise hünerli eller yeni yeni tekneler yapmakta. Bizim için ne kadar rüyaysa Nil, onlar için işte o kadar hayat, Mısırlıların damarlarına akıyor adeta. Kah kana kana içilen su oluyor Nil buralarda, kah akşam yemeğinde yenilen leziz bir balık, kah yol, kah para... Nil sadece ekmek değil aynı zamanda eğlence bu yanık tenli insanlara. Gündüzleri batı yakasındaki çay bahçeleri, geceleri doğu sahili genci yaşlısı ile dolmakta... KEŞMEKEŞ DE SEVİLİR Bir başka koşuşturma var, kentin sokaklarında, pazarlarında. Adeta Kahire yollarda. Tüm binalar boz sarı buralarda. Ne bir boya, ne bir sıva. Sanki Nil'in mavisi kutsanmakta... Keşmekeş de seviliyor zaman zaman buralarda. Hele ki mekan büyük bir kervansaraysa. Han Halil'dir buranın adı. Yüzyılların tecrübesiyle bir mıknatıs gibi çeker milyonların içinden yabancıları. Ardından tatlı bir koşuşturma başlar dar sokaklarda. Yanık tenli, uzun kirpikli, sürme gözlü ısrarlı satıcılar ile sıkı pazarlıklar yapılır, her nekadar sonunda onlar kazansa da. Önünden geçilen her dükkandan ayrı bir koku yayılır havaya. Lotus- papirüs, papirüs-lotus bir kelime oyunu olur çoçukların dilinde bu çarşıda. Uzun entarili göbekli amcaların el arabalarında satılan firavunlar hikayeleriyle çekerler kendilerini tezgah başına. Kahire'nin kalbi resmen Han Halil'de atmakta. O sokak senin bu sokak benim derken yorar insanları Han Halil yormasına ama, bırakılır çarşının ağırlığı bir bardak demli çayla Necip Mahfuz'un mekanına... Derken El Ezher Camii'nden yükselen 'Allahu Ekber' sesi hatırlatır zamanı insanlara. Gitme vaktidir artık gizem dolu platolara... HER TAŞIN ALTI HİKAYE DOLU Giza Vadisi'nde bekler, Keops, Kefren, Mikorinos üçlüsü ile bu en ünlü 3 piramidin koruyucusu konumundaki Sfenks tüm konuklarını. Önce Keops tüm heybetiyle görülür, ardından oğul Kefren ve torun Mikorinos. Dünyanın 7 harikasından biri olmanın verdiği gururla haşmetli Keops tam 109 piramid adına anlatır hikayelerini kısaca burada: "100 bin esir tam 30 yıl emek verdiler bana. Tonlarca ağırlıkta 2 milyon 300 bin taşı üst üste koydular benim için. Benden önceki ve benden sonraki piramidler içinde yıllarca ter döküldü. Merak uyandırdık yüzyıllarca insanların kafalarında. Önce çalındı çırpıldı tüm hazinelerimiz. Sonra ortaya çıktı birer birer hikayelerimiz. Kazdılar bıkmadan usanmadan dehlizlerimizi. Kazdıkça kana bulandılar, kazdıkça suikast buldular, kazdıkça entrika buldular, kavga buldular ama sırrımıza asla nail olamadılar..." Ve Keops'un başını taşıyan dev aslan, yani Yunanlıların Sfenks, Arapların korkunç baba dedikleri taş bekçi. O bilindiği gibi yine susuyor, çünkü sır vermemeye ezelden yeminli... Eğlencenin rengi tennure
Kahire'de havaalanından çıkar çıkmaz dikkati ilk olarak trafik ve trafikte seyreden araçlar çekiyor. Araçların çoğu hurdadan çıkmış gibi. Kapı tutacakları olmayan, farları kırık, tamponları iple bağlanmış birçok araç var Kahire yollarında. Ancak tüm bu dış görüntüye inat birçok aracın içi bir vitrin gibi süslü. Şoförlerin çılgınlığı ise trafiğin tuzu biberi. İsteyen istediği şeride girip, çıkıyor. Trafik ışığı ve yol çizgisi yok. Polisler birtakım el kol hareketleriyle trafikteki kördüğümü çözmeye çalışsa da pek başarılı olamıyor. Çünkü polisi de ciddiye alan yok. Şaşırtıcı olansa tüm bu olumsuz tabloya rağmen, Kahire'de kaza oranının çok düşük olması. Bir de taksilerde ya taksimetre yok ya da kullanılmıyor. Pazarlık usülü geçerli.
Kahire'ye en hakim renk boz sarı. Binalar tamamen boyasız ve çatısız. Çatı yapılmamasının nedeni hükümetin çatı vergisi alması.
Türkler burada çok seviliyor. Mısır'da en ünlü Türk ise Hasan Şaş. Öyle ki Türk olduğunuz öğrenilir öğrenilmez "Yavaş yavaş Hasan Şaş" tezahüratı yapılıyor.
Mağazaların büyük bir kısmı gece bire ya da ikiye kadar açık. Birçok dükkan ya da restoranın adı ise en ünlü firavunların ismini taşıyor.
McDonald's, Kentaki ve Pizza Hut zincirleri Mısır'da da konuşlanmış. Oldukça da yoğun rağbet görüyor.
Mısır eğlencesinin er renkli ve ilginç kısmı Tennure. Beyaz elbisesinin üzerine giydiği rengarenk giysisiyle döne döne şov yapan erkek dansçının gösterisi gerçekten görülmeye değer.
Kahire'nin merkezinde pek çok uluslararası 5 yıldızlı otel var.
Nil üstünde 400'e yakın gemi sefer yapıyor. Hepsi de 5 yıldızlı olarak tanıtılıyor. Aslında bunların 15-20 tanesi gerçekten lüks. Bu lüks gemiler de, Mısır'a çok turist getiren Fransız ve İngiliz turizm acentaları tarafından kapatılıyor. Daha az turist getiren ülke acentalarına ise diğer gemiler kalıyor. Ölüler şehrinde yaşayan diriler
Mısır'da halk 3 sınıfa ayrılmış. Kahire ve İskenderiye gibi büyük şehirlerde yaşayan eğitim seviyeleri ve maaşları yüksek kentli insanlar. Nil kıyısına yerleşmiş, tarımla ya da el sanatlarıyla uğraşan köylüler. Çölde yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan bedeviler. 76 milyonluk nüfusun yarıdan fazlası ise Nil Deltası'nda yaşıyor.
Yakınlarını kaybeden Kahireliler bir süre Ölüler Şehri'nde yaşıyor. Aile fertlerinden biri vefat edince o aile kendilerine ait olan mezarevinin alt katına defin işlemini gerçekleştiriyor. Definden sonra üst kata çıkan yakın akrabalar bir süre burada yaşayarak taziyeleri kabul ediyor.
Pop kültürü Mısırlı gençleri de kuşatmış. Gençlerin en sevdikleri müzik türü pop. Mısır'da da bizdeki gibi popstar türü yarışma programları düzenleniyor. Sinemalarda genellikle aksiyon filmleri izleniyor.
Mısırlıların en sevdiği et güvercin eti. Birçok aile güvercin besliyor. Özel günlerde ve bayramlarda mutlaka güvercin ziyafeti veriliyor. Mısır yemeklerinde dikkat çeken iki malzeme kullanılan baharatlar ve yağ. İkisi de çok ağır. Bu arada Mısırlılar da çaya en az bizim kadar düşkün.
2. Bölüm: İskenderiye'nin ışığı
|
|
|
|
|
|
|