T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D İ Z İ

Japonya'dan ne eksiğimiz var!..

Merhum Özal'ın sürekli vurguladığı "Japonya modeli"ni AK Parti lideri Erdoğan yerinde gördü... Milli Takım'a destek için Japonya'ya gelen Erdoğan, "Bizim ne eksiğimiz var!.." dedi.

Dünya Kupası vesilesiyle gittiği Japonya'da çeşitli incelemelerde bulunan AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan, "Bütün mesele hortumları keseceksin ve millete güven vererek elbirliğiyle çalışacaksın, birlik beraberlik ruhunu Türk insanına aşılayacaksın, o zaman başaramama ihtimali yok. O zaman Türkiye de dünyanın süper güçleri arasında yeralır" dedi. İnceleme yaptığı Japonya'da elektronik sanayiini ve de ulaşımdaki başarıyı öven AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan, "Milletçe kenetlenirsek, hortumları keser, elbirliğiyle çalışırsak 10 yılda Türkiye'nin gidişatı değişir. Eğer Kore ve Japonya bunu gerçekleştirdiyse bizim neyimiz eksik, mutlaka biz de başaracağız" dedi ve büyük hedefini açıkladı

Japonya ve Tokyo, bütün dünyanın en çok ilgisini çeken ve dünyaya yön veren liderlerin en çok uygulamak istediği modellerin başında geliyor... Merhum Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanı sıfatlarıyla sürekli vurguladığı "Japonya modeli"ni AK Parti lideri Erdoğan da yerinde gördü... Milli Takımımız'a destek için Japonya'ya gelen Erdoğan, bu vesileyle çeşitli incelemelerde de bulundu. Erdoğan, elektronik sanayiindeki gelişmeleri, ulaşımdaki büyük yatırımları gördü... Saatte 500 km'ye kadar sürat yapabilen hızlı tren shinkanseni, modern metroyu, Japonya'yı yer altı ve yer üstünde baştan başa kaplayan ulaşım ağını inceledi ve bu konularla ilgili bilgiler aldı... Erdoğan, Japonya'nın bu güce tesadüfen gelmediğini belirterek, "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra taş taş üstüne kalmayacak şekilde yerlebir olan bir ülke nasıl oluyor da dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden biri haline geliyor. Bu soruyu 'Türkiye'mizi yıllarca yönetenlerin kendilerine sorması ve bir özeleştiri yapması lazım. Japonya geleneklerini ihmal etmeden büyük bir hamle başlatmıştır... Teknoloji deyince akla Japonya geliyor, özellikle elektronik gelişimleri takdire değer... Ülke, kalkınmışlığı baştanbaşa yaşıyor. Şehirden köye hiçbir ayrım yok. Sistem mükemmel işliyor, krizler, siyasi çekişmeler yok..." diyor... Erdoğan, Türkiye'yi bir Japonya yapmanın hayal olmadığını ifade ederek şöyle konuşuyor:

Güçlü Türkiye hayal değil!

"Eksiğimiz yok, fazlamız var. Özkaynaklarımızı harekete geçirmek, yer altı ve yer üstü zenginliklerimizi işlemek elimizde... Bunun için de güçlü ve kararlı bir iktidara ihtiyaç var... Millette kaybolan ümidi yeniden tesis etmek, eksilen ümidi yeniden aşılamak için müteşebbise, halka güven vermek gerekiyor... Ama öncelikli olarak da bütün hortumların kesilmesi, para kaybının önlenmesi gerekiyor...

Projelerimizi uygulayacağız

Biz bunu başaracak güçteyiz... Japonya nasıl başardıysa biz de başarırız. Kore mucizesi diyorlar, bakıyoruz çok az bir yılda bu mesafeyi aldılar... Türkiye'nin milli birlik ve bütünlüğe ihtiyacı var... Kavgaları bir kenara bırakıp elbirliğiyle ülkemizi düzlüğe çıkaracağız... Bunun için de elimizdeki projeleri uygulayarak, yeni projeler üreterek Türkiye'yi dünyada sözsahibi süper bir güç haline getirebiliriz... Ekonomik gelişmişlikle beraber sosyal barışı da sağlayabiliriz... İnsan hakları ve demokrasi için adımlar atmak ve hoşgörü ortamında yeni bir Türkiye oluşturmak hayal değil"...

Milli Takım'a teşekkür

Erdoğan, Milli Takımımız'ın her türlü olumsuzluğa rağmen dünyayı kendine hayran bırakan bir başarı kazandığını, bunun herkes için örnek alınması gerektiğini de söyleyerek "10 yıllık bir çalışmayla, devletini seven ve halkına güvenen, dünyayla rekabet eden mutlu bir Türkiye kurmak mümkün ve bunu da biz gerçekleştireceğiz" şeklinde konuştu...

HAKAN ŞÜKÜR'ÜN ÜLKESİ

Milli Takımımız'ın büyük başarısından sonra adımızı duymayan, haritada yerimizi gösteremeyenler bile Türkiye'nin adını ezberledi... Hatta sokakta gördüğünüz veya alışveriş yaptığınız, her yerde karşılaştığınız insanlar hocadan futbolculara kadar kadromuzu bir çırpıda saymayı öğrendiler... Türkiye'nin itibarı müthiş yükselmişti çünkü... Bir de 'Hakan Şükür'ümüz var ki onu tanımayan yoktu... Senegal maçından sonra yabancı gazeteciler yanımıza sokularak "Hakan Şükür, dünya çapında bir golcü, çok faydalı oynadığı bir maçta sırf gol kaçırdı diye böylesine nasıl eleştiriyor Türk medyası anlayamıyoruz" diye hayret belirtiyorlardı... Evet, Hakan Şükür'ü kıskananlara, tarikatçılıkla yaftalayıp yıpratmak isteyenlere ve başarısını hazmedemeyenlere ibretle duyrulur... Başkan Haluk Ulusoy'un, "Hakan Şükür'ü eleştirenlerde Allah korkusu yok" ifadesi boşuna değil... Türk futbol tarihinde bütün rekorları kıran, Milli Takım formasıyla en çok gol atan, en çok milli olan Hakan, "Aleyhimizdeki haberlere alıştık, inançlı insanların irticayla suçlanması sıradan hale geldi, artık aldırmıyorum, biraz yabancı futbolcuların inancına gösterilen saygıya baksalar problem kalmayacak ama kendileri bilir... Habercilik değil, iftira ve sansasyon bazılarının karakteri oldu, benim asıl tepkim buna" diyor...

TÜRKİYE SİZİNLE GURUR DUYUYOR

Dizimizin başlığı "Kore-Japonya Hattı"ydı... 1 Haziran'da Seul'de başlayıp 29 Haziran'da Tokyo'da sona eren bir maceranın özetini yazdık... Sporla siyaseti, zaferle hezimeti, dostlukla kavgayı, ekonomiyle teknolojiyi harmanlamaya çalıştık... Gidişimizin sebebi Milli Takım'dı, gururumuzun ve ümitli dönüşümüzün vesilesi de onlar oldu... Ekonomide Türkiye'yi yokluğa mahkûm edenler, halkımızı renklere göre tasnif edenler, ilerlememizi kendi varlıklarına tehdit görüp statükocu kesilenler, artık eskisi kadar rahat olamayacak... Onlar öküzün altında buzağı aramaya, sonuçtan kendilerine pay çıkarmaya devam edecekler... Şenol Güneş'in deyimiyle beyaz sayfaları kirletmeyi, silgileri tüketmeyi sürdürecekler... Hatta hâlâ bıraktığımız yerde saymaya devam edecekler ve Futbol Federasyonu'nun kafilesini sorgulamaya, bu sevinci Türk sporunun bütün otoriteleriyle paylaşmayı, "özel"liklerine halel getirdiği için karalamaya devam edecekler... Türkiye, bir Uzakdoğu seferi yapmıştır ve tarihindeki en verimli seyahatini gerçekleştirmiştir... Orada devlet ve millet imkanlarını mutlu azınlığa peşkeş çekenlerin değil, ülkenin her renginin katılımı ve desteğiyle büyük bir konsensüs sağlayanların mimarı olduğu büyük zaferler yaşanmıştır...

Haluk Ulusoy'un kendine güvenen lider ve kararlı kişiliği, model olmuştur... Şenol Güneş'in buram buram Anadolu kokan havasıyla yükselttiği bir zirve oluşmuştur...Ve bu, Güneş'in deyimiyle "Türkiye'de sosyal ve siyasal gelişime en büyük katkıyı sağlayacaktır"...

Onların önünü kesmeye çalışanlara rağmen dünya Türkiye'yi dünya şampiyonluğunu zorlayan ve Brezilya, Almanya ile birlikte en büyük üç takım arasına giren bir takım olarak alkışlamıştır... Bize bu büyük mutluluğu yaşatanlara bir kere daha teşekkür ediyoruz...

Türkiye, sizinle gurur duyuyor...



Devam Sayfaları
1 | 2 | 3 | 4

Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
 

Mehmet Atalay
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED