|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
MSP kalkınmacı idi
70'li yıllarda Milli Görüş'ün en çok vurguladığı konu kalkınma idi. Bunun sloganı da ağır sanayi hamlesiydi. Bu hamle hem ortaklar hem de muhalefet tarafından baltalandı.
Bu yeni "Milliyetçi Cephe" hükümetinin dışında kalan Demokratik Parti'nin ileri gelenlerinden Cevat Önder durumu daha ilginç bir şekilde dile getiriyordu: "MSP her konuda iki yönlüdür: Meclis kürsüsünde Anayasacı, köy kahvesinde şeriatçı, CHP ile solcu, AP ile mason. MSP'nin davranışları ne devlet ciddiyeti ve ne de bir siyasî parti olma sorumluluğu ile bağdaşır. MSP aslında Anayasa ve kanun dışıdır." MSP'de İçişleri, Sanayi ve Diyanet'e bakan bakanlıklarla işler yürüyordu. Fakat, MSP'ye rağmen, Senato'da başkan AP'den, TBMM'de de CHP'den seçilmişti. Bu durum bile, MSP'yi hem sol ve hem de sağ cenahın zoraki aralarında bulundurduklarının bir delili... MSP, 1976'da koalisyonun ikinci büyük ortağı olmasına rağmen, bunalımlara girdi. Parti içinde bir "muhalif güç" oluşmuştu. Basına da yansıyan bu durumu, MSP Grup Başkan Vekili S. Arif Emre, 3 Ocak'ta basına verdiği beyanatla "hayal mahsülü" olarak niteliyordu. Amma, MSP, etkin ve hamleci idi. Ayasofya krizi Bir de "Ayasofya Camii yapılsın, açılsın!" diye yıllarca süren propaganda, nihayet Mayıs 1976'da İstanbul'da toplanan İslam Ülkeleri 7. Zirvesi'nde, 15 MSP'li mebusun Ayasofya'ya gidip topluca namaz kılması ile doruk noktasına ulaşmış oldu. Yalnız, Kültür Bakanlığı AP'nin elinde olduğundan, bu işe bir açıklık getirilemedi. Öte yandan, Devlet Bakanı Aksay'ın, bir vesile ile Türkiye'ye davet ettiği Dünya Ağır Siklet Şampiyonu Muhammed Ali, Sultanahmet'te Cuma namazını Erbakan'la kılıyordu. Milliyet'in 2 Ekim 76 tarihli sayısına göre, Erbakan, şöyle konuşmuştu: "Ali bugüne dek yumruk salladı. Şimdi İstanbul'da kılıç kuşandı. Tarihî kentte tarihî bir karar verdi..." Muhammed Ali bundan sonra, Müslümanlar'ın haklı davasını her yerde savunmuş olacaktı. MSP'nin kurmayları, bu hareketle, ülkede ve İslam dünyasında çok büyük bir popülarite kazanmışlardı. Bu aylarda, MSP, olağan kongresini yapmaya başlarken, içte birtakım sancıların olduğu gerçeği de su yüzüne çıkmıştı. A. Tevfik Paksu Çalışma Bakanlığı'ndan, TBMM Meclis Başkanvekili R. Hancioğlu da, parti kontejanından olan "vekil"likten ayrılıyordu. Parti'nin yayın organı olan "Millî Gazete"de de, Sabri Özpala devre dışı kalıyor, yeni bir yönetim geliyordu. Kongre'de "doğal lider" Erbakan yeniden genel başkan olurken, genel başkan yardımcılıklarına M.R.Kutan, H.Aksay, Dr.F.Cumalıoğlu, İ.Müftüoğlu; genel sekreterliğe de O. Asiltürk geliyordu.
|
|
|
|
|
|
|