|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ağustos 2001'de 46 yıl hapis cezasına çarptırılan Bosnalı Sırp General Radislav Krstiç'in Lahey'de görülen savunma duruşmasında verdiği ifade katliamların daha öncesinden hazırlandığını ve emri kimlerin verdiğini belgeliyor: "Srebrenica BM Barış Gücü ile görüşmeleri biz değil Radovan Karadziç ile Ratko Mladiç yürütüyordu. Güvenli Bölge ilan edilen Srebrenica'ya girme fikri onlarla yapılan uzun görüşmelerden sonra planlandı. Yani gizli tutulmakla birlikte ciddi pazarlıkların yapıldığı belliydi. Çünkü engelleyici herhangi bir girişimde bulunmadan kapıların bize açılmasından belliydi. Srebrenica konusunda özel olarak 9 defa toplandık. Srebrenica'nın mutlaka Müslüman Boşnaklardan arındırılması gerektiği konusu ortak görüşümüzdü. Nasıl ve ne şekilde hareket edileceğını siyasi lider Radovan Karadziç ve askeri komutan general Ratko Mladiç açıkladılar. 8 ve 9 Temmuz 1995 tarihlerinde gerçekleşen iki ayrı toplantıda alınan kararlar açıklandı. Miroslav Deronjiç, olayların organize edilmesine yardımcı olunması için görevlendirildi. Toplantıda Karadziç, yüksek sesle "Miroslav, hepsinin öldürülmesi gerekiyor. Elinden geleni yap," emrini verdikden sonra, bize dönerek "sizde Miroslav Deronjiç ile koordineli olarak hazırlıklarınızı 14 Temmuz 1995'e kadar tamamlayın" diyerek görevlendirme yapmıştı. O zaman Miroslav Deronjiç, Komutanlığının yanında Srebrenica yakınlarındaki Bratunac belediye başkanıydı." Katliam emrini Miladiç verdi Miroslav Deronjiç de itiraflarında katliam emrinin General Radko Mladiç'den geldiğini açıklıyordu. Bratunac tugayında görevli eski bir istihbarat subayı Momir Nikoliç ise yeminli beyanında, çok sayıda Bosnalı Sırp yetkiliyle operasyon hakkında görüştüğünü açıkladı. Nikoliç, katliamdan önce Kritiç'in Mladiç'le birlikte iki toplantıya katıldığını söyledi. O zamanlar Radislav Krstiç'e rapor veren tugayın komutanı olarak görev yapan Yarbay Dragan Obrenoviç de, Mladiç'in emirleri doğrultusunda yer aldığı şeklinde ifade verdi. Lahey'de devam eden BM Savaş Suçluları Mahkemesinde Srebrenica katliamlarının emrini Bosnali Sırp lider Radovan Karadziç ve Bosnalı Sırp Ordu komutanı Ratko Mladiç'in verdiği ve bu iki yetkilinin emrinde olan komutanlar General Radislav Krstiç, General Momir Nikoliç, Albay Vidoje Blagojeviç, Yarbay Dragan Oberenoviç, Yarbay Dragan Jokiç, Subay Milorad Trbiç ve Miroslav Deronjiç 'den oluşan bir ekip tarafından gerçekleştirdiği tesbit etti. Ayrıca alınan ifadeler de yer alan itiraflar Sirbistan Devlet Başkanı Slobodan Milöşeviç'in katliamdaki rolünü de belgeliyor. Ağlatan buluşma "Her hatırladığımda göz yaşımı tutamam. O benim içinde kanayan bir yaradır, nekadar üzüldüğümü bilemezsiniz." Evet yaşlı gözlerinden yaşlar dökerek bu sözleri Srebrenica için söylüyordu, rahmetli Aliya izzetbegoviç. İlerleyen yaşına rağmen sabahlara kadar uyumadı, çareler aradı, her yere baş vurdu, ancak gücü Srebrenica katliamını durdurmaya yetmedi. Ölümüne kısa bir zaman kala ziyarete gelen Srebrenica'lı anaları görünce biran ayağa kalkıp karşılamak istedi, ancak yorgun vücudunu kaldıracak dermanı, kalmamıştı. Çocuk gibi ağlamaya başlayan rahmetli Aliya, Srebrenica analarına sarılarak şunları söylüyordu. "Srebrenica için çok ama çok uğraştım. Ancak gücüm hain ve zalimlere yetmedi. O gece ellerimi Allah'a kaldırıp şehitlerimize dua ettim, sizede sabır vermesi için yalvardım. Sizi görünce utanıyor ve kahroluyorum. Ve sizden özür diliyorum, hakkınızı bana helal etmenizi istiyorum." Hollandalı askerler itiraf etti Srebrenica katliamı mağdurlarına ait iki ailenin Hollanda hükümetine açtığı tazminat davasında ilk ifade veren kişi Hollandalı bir subay oldu. Hollandalı komutan Berend Oosterveen Hollandalı barış güçlerinin Müslüman kuşatmasını hedef alan Sırp saldırısına karşı hazırlıksız olduklarını ve görevlerini ihmal ettiklerini kabul etti. 7 binden fazla erkek ve erkek çocuğun katledildiği ve yakın tarihin en korkunç katliamı olarak tarihe gecen Srebrenica faciasının baş sorumlusu BM Barış gücü UNPROFOR'a bağlı askeri birliğin Hollandalı komutanı subay B. Oosterveen , Sırplarla işbirliği yaptığı, toplu katliamlara sebep olduğu, görevini yerine getirmediği gerekçesiyle yargılanıyor. Oosterveen mahkemede, "Vicdan azabı duyuyorum. Ben bu şekilde bir katliamın olacağını zannetmemiştim. Ayrıca onları durduracak asker ve silah gücümüz yoktu. Katliamın sorumlusu ve sebepcisi olarak hakkımda dava açılmasından utanıyorum. Görev sürem içinde eksiklerim oldu ancak bu katliamı önlemeye gücüm yetmedi" diyordu. Miloşeviç: Miladiç beni dinlemedi BM savaş Suçluları Mahkemesinde devam eden duruşmalarda Miloşeviç, katliamlar konusunda Mladiç'i uyarmasına rağmen, kendisinin dinlenmediğini iddi etti. NATO eski Genel sekreteri emekli General Wesley Clark BM savaş suçları mahkemesine verdiği ifadede Slobodan Miloseviç'in Bosnalı Sırpların Srebrenica'da bir katliam planladıklarından önceden haberdar olduğunu belirtti. Clark mahkemeye, resmi toplantının dışında Miloseviç'le Srebrenica katliamı hakkında konuştuğunu söyledi. Clark, Miloseviç'e şu soruyu yöneltmiş: "Sayın Başkan, Bosnalı Sırplar üzerinde nüfuz sahibi olduğunuzu söylüyorsunuz. Peki nasıl oldu da General Ratko Mladiç'in Srebrenica'da bu kadar insanı öldürmesine göz yumabildiniz?" Bir an duraklayan Miloseviç şunları söyledi: "General Clark, Mladiç'i uyardım, fakat beni dinlemedi."
'Ölüm yürüyüşü' başladı Srebrenica'da 10 yıl önce 8 bin Bosnalının öldürüldüğü katliamın yıldönümünde, 'Özgürlük yoluna kadar-Ölüm yürüyüşü' adlı bir etkinlik düzenlendi. Srebrenica katliamından kurtulmayı başaranlar ve onlara destek verenler, Bosna'nın kuzey doğusundaki Zvornik'ten Srebrenica'ya doğru "Özgürlük yoluna kadar-Ölüm Yürüyüşü" adlı 70 kilometrelik bir yürüyüşe başladılar. Bu yürüyüşe katılan yaklaşık bin kişi, dağlık yollardan ve bazı yerleri mayınla döşeli olan bölgelerden de geçecek. Bu nedenle büyük güvenlik önlemleri alındı. Bugün gece saatlerinde Srebrenica'ya ulaşmayı planlayan katılımcılar, bu üç günlük yürüyüşü, bir protesto olarak da görüyor. Çünkü gerçekleştirilen katliamdan 10 yıl sonra Avrupa'nın aranan kişileri Karaciç ve Mladiç hala tutuklanmadı. Dünyayı ayağa kaldıran görüntüler Bosna Hersek'te yaşanan kanlı savaşın başsorumluları olarak 1995'den beri aranan Sırp lider Radovan Karadziç ve Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç'in tutuklanması için EUFOR ve NATO güçleri tarafından gerçekleştirilen operasyonlar sırasında ele geçirilen video kasetlerine dünyayı ayağa kaldıran o görüntüler Srebrenica faciasında yaşananların binde biri bile değil. Ancak üç dakikalık görüntü bile yaşanan katliamın boyutunu göstermeye yetti. Dünyanın tepkisi karşısında Sırp makamları katliamları gerçekleştiren Akrepler adlı özel birlik'in eski mensuplarını tutukladı. Akrepler Birliği, Sirbistan içişleri Bakanlığına bağlı özel biriminin mensupları idiler. Bu gerçekler karşısında caresiz kalan Sırbistan Başbakanı Vojislav Kostunica 2 Haziran 2005 tarihinde Belgrad'ı ziyaret eden BM savaş suçları başsavcısı Carle del Ponte ile düzenlediği basın toplantısında, 1995'de Srebrenica'da Müslüman esirlerin infazında yer aldığı iddia edilen çok sayıda kişinin tutuklandığını açıkladı. Kostunica, on yıl önce işlenen bu "gaddar, duygusuz ve utanç verici suçun", ilgili makamların eline yeterli bilgi geçer geçmez ayrıntılı şekilde kamuoyuna ifşa edileceğini söyledi. Timsah göz yaşları döken Kostunica, halen Sirbistan tarafından himaye edilen Çetnik katilleri tutuklayıp teslim etmedikçe samimiyeti kabul edilemez. Radovan Karadziç ve Ratko Mladiç hala serbestler. Boşnak halkı bu zalimlerin Sırp yönetimince himaye edildikleri kanaatini taşıyor.
![]() Milletvekilleri Srebrenica katliamını yerinde anacak Türkiye, Avrupa'nın ortasında yaşanan son yüzyılın en büyük insanlık dramını unutturmamak için 40'ı milletvekili, 200 kişilik bir aydın grubu ile 11 Temmuz'da Bosna'da olacak. Girişime öncülük eden Türkiye Bosna-Hersek Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Hüseyin Kansu, Uluslararası Kızılhaç Örgütü'nün verilerine göre, 1992-1995 yılları arasında Bosna-Hersek'te 312 bin masum kişinin katledildiğini, bunların 200 bin kadarının Müslüman Boşnak halkından olduğunu anlattı. Sırplar tarafından gerçekleştirilen katliamdan birinin de Srebrenica kentinde yaşandığını hatırlatan Kansu, şunları söyledi: "Srebrenica ve Jepa bölgeleri, BM Güvenlik Konseyi'nin 819 ve 824 no'lu kararlarıyla güvenlik alanı olarak ilan edilmişti. Nisan 1993'ten, soykırımın yapıldığı Temmuz 1995 yılına kadar bu bölge BM'in kontrol ve koruması altına alınmıştı. Ancak BM sorumluluğunu yerine getirmedi ve Sırplara katliam yapmaları için adeta davetiye çıkardı. BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Srebrenica'da toplu mezarların ortaya çıkmasından sonra yaptığı bir açıklamada 'Srebrenica'da sadece BM değil, insanlık ailesi kaybetti' yorumunu yapmıştı. Müslüman Boşnaklar, saldırıya karşı koymak için, daha önce teslim ettikleri silahları Hollandalı askerlerden geri istediler ancak Hollandalılar bunu reddederek Sırp katliamına zemin hazırladılar. 11 Temmuz'da da Sırplar katliamlara başladı. Hollandalı BM Barış güçlerinin Srebrenica şehir girişindeki Potoçari bölgesinde, kendilerine sığınmış olan 5 bin savunmasız Müslüman'ı, esir bulunan 14 Hollandalı askeri kurtarmak karşılığında Sırp güçlerine teslim etti." Kansu, AB'nin bugün içerisinde bulunduğu buhranın nasıl neticeleneceğini bilmediğini ama Srebrenica'daki katliamlara teşne olmaktan dolayı Avrupa'nın bir gün kendi geçmişiyle yüzleşeceğini söyledi. Bosna'ya Meclis heyeti Türkiye-Bosna Dostluk Grubu Başkanı, aralarında 40'a yakın milletvekilinin bulunduğu 200 kadar aydın ve sivil toplum örgütü temsilcisinin katliamın yıldönümünde Bosna'da olacağını açıkladı. Kansu 11 Temmuz Pazartesi günü Türkiye'den Bosna'ya gideceklerini belirtirken Srebrenica Potoçari Şehitliği'de düzenlenecek törene katılacaklarını belirtti. TBMM BÜROSU / ANKARA
1. BÖLÜM: İnsanlık tarihinde bir kara leke
|
|
|
|
|
|
|