Yeni Safak Online...
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

D İ Z İ

Hayrola, Şam'dan mı aday olacaksınız?

Irak krizi sırasındaydı, dünya televizyonları peşimizdeydi. Arap televizyonlarının taleplerine cevap veremiyordum. ama Hüsnü Mahli benim adımı birilerine verince de meslektaş dayanışması devreye giriyordu. Bu arada Suriye televizyonu da bir program için beni Şam'a çağırıyordu. Bu ayın başında Hüsnü Mahli davetin hâlâ geçerli olduğunu söyleyince ikinci haftasında Şam'a gitmeye karar verdim. Kararımı Mahli'ye iletince yanıma 2 milletvekili daha alabileceğimi haber vererek bir sürpriz yapmıştı. Uzatmayalım AK Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ve CHP Artvin Milletvekili Yüksel Çorbacıoğlu'na teklif ettim. Sağolsunlar ikisi de kabul ettiler. Sayın Çorbacıoğlu, Yolsuzluk Komisyonu üyesi olduğu için Başkan Azmi Ateş'ten izin alamadı ve son anda seyahatten vazgeçti. Seyahat tarihi belli olunca programımızda Enformasyon Bakanı ve Suriye Millet Meclisi Başkanı'yla görüşme de bulunduğu için hem TBMM Başkanımız'a hem de Devlet Bakanımız Beşir Atalay Bey'e bilgi verdim. Havalimanına gittiğimizde Hüsnü Mahli'yi bizi beklerken bulduk.

10 Haziran Salı günü saat 18.45'te Suriye Havayolları'na ait bir Boeing ile yola çıktık. Çıktık çıkmasına ama uçakta hizmet veren hosteslerle yıldızımız barışmadı. Daha doğrusu biz hosteslerin uygulamasına ayak uyduramadık. Öndeki koltukta oturduğumuz için ikram faslında koltuklara geçirilen küçük masalar getirildi. Masalar ya öne ya arkaya meyilliydi. Üstümüze ve başımıza ikramlar dökülmesin diye biraz atıştırdık ve ikram tepsilerini hostese alması için uzattık.

Ben tepsiyi uzattım, hostes boş bir koltuğa koy talimatını verdi. Döndüm baktım üç beş sıra arkada bir boş koltuk var ama, çıkıp koymam bir hayli zahmetli olacak. Biraz ısrar ettim hostes hanım istemeye istemeye tepsiyi elimden aldı.

Turhan Bey'in masası biraz fazla meyilli olacak ki ikramlar biraz da döküldü. O da hemen toparlayıp tepsiyi hostese uzattı. Hostes hanım oralı olmadı. Biraz ısrar edince neyse onu da kerhen aldı. Turhan Bey koltuğa takılan masayı da çıkardı ve hostes hanıma uzattı. Hostes hanım hizmet etmekten ziyade yolcuları yönlendirmeye çalışıyordu. Koltuğu almadı ve çekip gitti. Turhan Bey de koltuğu çıkardı hostesin geçtiği ara koridora bıraktı. Biraz sonra geri dönen hostes hanım masayı yerde görünce şaşırdı tepki vermek istedi ama sökmeyeceğini anlayınca aradaki perdeyi çekti ve masanın üzerinde tepinmeye başladı.

Benim sol yanımda pencere tarafında Suriye Moskova Büyükelçiliği'nde ikinci katip olarak çalışan Bessam el Katip isimli bir diplomat oturuyordu. Olanları gördü ve hostesin yaptıklarından ötürü bir Suriyeli olarak bizden defaetle özür diledi. Hatta kartını verdi ve Şam'da her konuda yardımcı olmak istediğini söyledi.

ŞAMLILAR ÇOK MİSAFİRPERVER

Şam'ın Kasiyon'dan gece görünümü ilk kez gelenleri büyülemek için yeterliydi. Kasiyon Dağı Şam'a hakim bir konumda. Tepeden bakıyorsunuz. Çamlıca tepesinden İstanbul'u seyretmek gibi bir şey. Dağın tam orta yerine bir yol açılmış yolun Şam'a bakan tarafında piknik alanları, kahveler, bahçeler yapılmış.

Şamlılar kimi kaldırımda kimi bahçelerde oturmuş. Kimi nargile içiyor, kimi tavla oynuyor, kimi şarkı dinliyor. Kimi ailesiyle, kimi dostlarıyla. Püfür püfür esen bir rüzgar. Yolu aşağıdan yukarıya doğru yürümeye başladık. Zaman zaman oturanlara selam verdik. Türkiye'den geldiğimizi söyledik, parlamenter olduğumuzu söyledik. Şamlılarla ayaküstü sohbete başladık. Şamlılar'la diyalogumuz öylesine gelişti ki Türkiye deki seçim çalışmalarını hatırlattı. Hanımlar, "hayrola Şamdan mı adaylık koyacaksınız?" esprisi yapmadan edemediler.

Ben insanlarla çabuk kaynaşan biriyim, üstelik Şam ehlinin lisanını da bilirim. Ama siz Turhan Bey'i görecektiniz. Üç beş Arapça kelime ile Araplar'la öyle bir kaynaştı ki sormayın gitsin.

Şamlılar bizi tanıdıktan sonra ellerinde ne varsa onu ikram etmeye başladılar. Çay kahve, cola, ne ikram edeceklerini şaşırmış gibiydiler. Tıpkı Anadolu insanı gibi misafirperver ve candan davranıyorlardı.

SURİYE İSRAİL'İ TEHDİT ETMİYOR

Bessam el Katip'i hazır yakalamışken Suriyeli bir diplomat olarak son gelişmeleri onunla biraz tartışmak istedim. ABD'nin Suriye'yi hedefe koyduğunu hatırlattım ve sordum: Irak'a yapılan müdahale benzeri bir müdahale bekliyor musunuz? Cevabı hayırdı. Suriye yönetimi ile Irak yönetiminin farklı olduğunu vurguladı. Suriye'nin sorunları masada çözme yeteneğinin bulunduğunun altını çizdi ve yeni başkan Beşşar Esed'in uzlaşmacı bir kimlik taşıdığını ve Suriye'yi dünyaya açmaya gayret ettiğini anlattı. En önemlisi de benim sorum üzerine Suriye'nin İsrail'i tehdit etmediğini söylemesiydi!


Devam Sayfaları
2 | 3 | 4



Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu
 
Resul Tosun
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED