|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye'de, Golan Tepeleri çorak bilindiği için aklımızda boz bir tepe olarak yer etmiş. Oysa Golan bölgenin en verimli arazilerine sahip ve son derece stratejik bir bölge.
Akşam namazını Asi nehri kıyısına bina edilmiş bir camide kıldıktan sonra Halep'e doğru yola koyulduk. Halep, 4 milyon nüfuslu büyük bir şehir. Gece saat 22.00 sularında Halep'teki Şam Palas'a vardığımızda bizi bir sürpriz bekliyordu. Otelin girişinde büyük bir Türk bayrağı dalgalanıyordu. İçeri girerken kapıda bekleyen görevliye sordum; 'bu bayrağın buraya asılmasının sebebi nedir' diye, "Bir Türk heyeti geliyormuş!" dedi. Sonra öğrendik ki Halep Başkonsolosumuz biz o otelde kalacağız diye girişe bir bayrak astırmış. Biz otelden ayrılıncaya kadar bayrağımız gönderde dalgalanıyordu. Otelde bizim için hazırlanan odaya yerleştikten sonra lobiye indik ki Başkonsolosumuz Hulusi Kılıç, konsolosluk çalışanlarından Fatma Güldan ile birlikte bizi bekliyordu. Bir sürpriz de Fatma Gülden Hanım'ın Balıkesir milletvekilimiz Turhan Çömez'in akrabası çıkmasıydı.
Başarılı bir başkonsolos
Başkonsolosumuz hakkında ben daha önce çok iyi şeyler duymuştum ama Türkiye'yi bu kadar sevdirip bulunduğu şehirle bütünleştiğini bilmiyordum. Başkonsolosumuz Halepli yetkililerle, esnafla ve halkla öyle bütünleşmiş ki, Halep Müze Müdürü bir ara, "başkonsolosunuz adaylığını koysa Halep valiliğini yüzde yüz kazanır!" demişti.
İşgal sınırına kadar gittik
Halep'ten Şam'a geçtik. Meşhur Golan Tepeleri'ni ziyaret edecektik. Golan bilindiği gibi Arap-İsrail savaşlarında İsrail tarafından üçte ikisi işgal edilmiş Suriye toprağıdır. Golan'ın en yüksek tepesi 2800 m. irtifaında. Bu 2800 metre Taberiye Gölü'ne indiğinde eksi 160 metreye düşüyor. Arazinin tamamı tarıma elverişli. Dört mevsimin meyveleri yetişiyor. İşte 1860 km karelik yüzölçümü bulunan Golan'ın üçte ikisi 1967 yılından beri İsrail işgalinde. Bu sebeple Suriye'nin İsrail ile sorunu büyük. Golan'a gittiğimizde Vali Vekili Nedim Mirza ekibiyle birlikte bizi bekliyordu. Bölge silahsızlandırılmış BM barış gücünün kontrolünde. Golan'ın işgal sınırına kadar gittik. İsrail'in işgal ettiği bölgeden şimdiki sınırlara çekilirken şehirdeki bütün binaları yıktığını gösteren bölgeye Suriye dokunmamış. İbret için gelenlere gezdiriyor. Tel örgünün bulunduğu sınırda dürbünle karşı tarafı gözetledik. Tarlalar, bahçeler çiftlikler. Yemyeşil bir arazi. Ve karşı tarafta trafik oldukça yoğun. Tepelere gözetleme ve dinleme tesisleri inşa edilmiş. Sınırda bir de 50 metrelik bir boş bölge var ki burası mayınlı bölge. Öte yanda 27 bin Suriyeli'nin yaşadığı 5 adet yerleşim biriminden birini de karşıdan seyrettik. Buradaki Suriyeliler İsrail kimliğini kabul etmemişler. Karşıdaki akrabalarıyla mayınlı bölgeye gelip ellerine aldıkları megafonlarla konuştukları anlatıldı. Türkiye'de Golan Tepeleri çorak bilindiği için aklımızda boz bir tepe olarak yer etmiş. Oysa Golan bölgenin en verimli arazilerine sahip ve son derece stratejik bir bölge. Bunu yerinde görünce daha iyi anlıyorsunuz. Şam'a döndüğümüzde saat 17.00 idi. Gece 22.00'de Muhiddini Arabi'nin önünden geçerek Şam Havaalanı'na gittik. Havaalanına gittiğimizde Enformasyon Bakanlığı ve büyükelçiliğimiz görevlilerinin bizi uğurlamaya geldiklerini gördük. Evet 4 günlük Suriye gezimiz burada sona eriyordu.
Suriye Osmanlı'yı koruyor Halep gezisini Başkonsolosumuz Hulusi Bey organize etmişti. Önce meşhur Halep Kalesi'ne gittik. Tabii bir tepe üzerine inşa edilmiş olan bu kalenin bir deha ürünü olduğunu peşinen söylemek gerekir. 3 bin kişinin yaşadığı su hendeğiyle çevrili kalenin bugünkü imkanlarla bile ele geçirilmesi imkansız bir özelliği var. 4 asır bir Osmanlı şehri olarak kalmış Halep'te de diğer Suriye şehirleri gibi bol miktarda Osmanlı eseri mevcut. Bunlardan şu anda restore edilmekte olan Osmanlı Camii'ni gezdik. Sonra çıkıp yine restore halinde bulunan ve Hz. Zekeriya Peygamber'in kabrinin bulunduğu Ulu Camii ziyaret ettik. Suriye'nin diğer bazı Arap ülkelerinden bir farkını burada hemen zikretmekte fayda var. Kimi Arap ülkelerinde özellikle Osmanlı eserleri ortadan kaldırılmaya çalışılmakta Osmanlı'nın izleri silinmektedir. Suriye ise tam aksine tarihi eserleri asli hüviyetine uygun biçimde ihya ediyor. TÜRKİYE İLE İYİ İLİŞKİLER KURMAK İSTİYORLAR Suriye gezimiz olumlu duygularla sona erdi. Suriye yönetimini Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak ve ilişkileri geliştirmek azim ve kararlığında olduğunu gördük. Suriye hükümetinin Başbakanımız'ın ziyaretlerinde gösterdikleri yakınlık herkesin malumu. Suriye Bakanları ilişkileri geliştirmek için can atıyorlar. Suriye Başbakanı Mustafa Miro'nun iki kez ertelenen Türkiye ziyareti tahminen Ağustos ayında gerçekleşecek ve bir dizi anlaşmaya imza atılacak. Ayrıca Türkiye Suriye'nin ithalat ve ihracatında ilk 5 ülke arasında. Ama Suriye ithalatının %75'ini Avrupa ve Amerika'dan yapmaktadır. Suriye ile yıllık 281 milyon dolar ihracat, 725 milyon dolar ithalat olmak üzere yaklaşık 1 milyar dolarlık ticaret hacmimiz söz konusu. Suriye ile geçmişte gerilen ilişkiler bugünkü Beşşar Esed döneminde işbirliğine dönüşmüş durumda. İki ülke arasındaki su ve harita sorunları dondurulmuş, teröre destek konusunda Suriye Türkiye ile uyumlu bir yola girmiştir. Ticaretteki bankacılık engeli ve gümrüklerde yaşanan ilkelliklerin aşılması gerekiyor. Hatta Suriyeliler hafta sonu tatilini bile Türkiye'de geçirme arzusunda olmalarına rağmen gümrük kapılarında saatlerce bekletilmek korkusuyla bu ziyaretlerini iptal etmektedirler.
|
|
Resul Tosun
|
|
|
|
|