Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D Ü N Y A

Siyasetin leydisi!

Süleyman Demirel'in siyasete taşıdığı Tansu Çiller, son on yılın en renkli figürlerinden biri. Siyasete dişilik kazandıran Çiller, Sarışın Güzel Kadın olarak nitelendirildi. DYP'liler Çiller'i "Baba gitti Ana geldi" sloganı ile karşıladılar

1946'da İstanbul'da doğan Tansu Pembe Çiller, Bilecik Valiliği'nden emekli olan Hüseyin Necati Çiller ile Muazzez Çiller'in tek çocukları. 1898'de Muğla'nın Milas İlçesi'nde dünyaya gelen Necati Çiller, Mülkiye'de eğitim aldı, maliye okudu. 1920'lerin başında Vakit Gazetesi'nin Ankara muhabiri olan Necati Çiller, 1925-1927 yılları arasında Muğla'da Akyol adlı gazete çıkardı. Tansu Çiller'in annesi Muazzez Hanım ise Balkan Savaşı yıllarında Selanik'ten göç eden bir aileye mensup. 1950 seçimlerinden sonra Başbakan Adnan Menderes Necati Çiller'i Bilecik Valiliği'ne atadı. 1954 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden Muğla adayı olan Necati Çiller, DP Muğla'dan tulum çıkarınca, seçimi kaybetti. CHP'den aday olmanın bedeli ise valilikten emekli edilmesiydi.

Baba Necati Bey neden dayak yedi?

Hüseyin Necati Çiller, Ankara'da Vakit muhabiri iken 1924'de Kozan Milletvekili Ali Saip Ursavaş ve arkadaşları tarafından Meclis koridorlarında dövüldü. Olayın nedeni, Hüseyin Necati'nin Halk Fırkası'nın grup toplantısında milletvekillerinin maaşlarına zam talep etmeleriyle ilgili tartışmaları yazmasıydı. Gazetenin haberinde zam isteyenlerden Ali Saip'in bir fotoğrafı da basıldı. Milletvekillerinin zam talebini eleştiren Necati'nin Meclis'te dövülmesi üzerine Ankara'daki muhabirler üç gün süreyle Ankara'dan İstanbul'a haber göndermeme kararı alarak olayı protesto ettiler. Kozan Milletvekili Ali Saib ise, şerefiyle oynandığını ileri sürerek Tanin Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, "Daha göstereceğim. Düello hakkını temin edeceğim. Bu hususta kanun teklifinde bulunacağım" diyordu. Ali Saip gerçekten düello hakkında kanun teklifi verdi, ancak tuhaf teklif işleme konulmadı.

Özer Çiller'le kolejde tanıştı

Çiller 1946'da İstanbul'da doğdu. Fındıklı'da, İsmet İnönü İlkokulu'nda eğitime başlayan Çiller, babasının Bilecik Valiliği'ne atanması nedeniyle Bilecik Edibali İlkokulu'na devam etti. Baba Necati Beyin emekli edilmesi üzerine İstanbul'a döndü aile. Tansu Çiller de eski okuluna dönerek buradan mezun oldu. Bu arada İsmet İnönü İlkokulu çoktan Namık Kemal İlkokulu olmuştu. Çiller, 1954'te Arnavutköy Kız Koleji'nde leyli olarak başladı. Eşi Özer Uçuran ile Robert Kolej ve Arnavutköy Kız Koleji'nin birlikte düzenlediği partide tanıştı. 1963'de evlendiler. Çiller, Robert Kolej'den sonra Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü bitirdi. Burs aldı, Amerika'ya gitti. New Hampshire'da master yaptı Tansu Çiller. Master programını 1972'de Connecticut'taki ekonomi doktorası izledi. Doktora sonrası çalışmalarına Yale Üniversitesi'nde devam etti. 1978'de doçent, 1983'te profesör olan Çiller, ABD'de çeşitli üniversitelerde öğretim üyeliğinde bulundu. Türkiye'ye döndüklerinde Boğaziçi Üniversitesi'nde göreve başladı, Ekonomi Bölümü Başkanlığı yaptı. Özer Uçuran Çiller ise 1977-79 döneminde Çukurova Holding'in genel koordinatörlüğünü icra etti. Genel müdürü olduğu İstanbul Bankası'nın batmasıyla ilgili iddialar sık sık gündeme geldi.

TÜSİAD'ın raportörüydü

Prof. Tansu Çiller 1970'lerin sonlarından itibaren TÜSİAD'a raporlar hazırladı. Siyasete TÜSİAD üzerinden girdi. 1990 yılı Kasım ayında Demirel'in daveti üzerine Doğru Yol Partisi çatısı altında politikaya atıldı. Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı'na getirildi. 1991 seçimlerinde İstanbul milletvekili seçilen Çiller, Sosyal Demokrat Halkçı Parti ile kurulan, Süleyman Demirel'in başbakanlığındaki koalisyon hükümetinde ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak görev almıştır. Demirel'in cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından genel başkan seçilen Tansu Çiller, Türkiye'nin ilk kadın başbakanı unvanını kazanıyordu 1993 yılında. DYP-SHP hükümetinde başbakanlık koltuğuna oturan Çiller, siyaset tarihimizde gafları ve 'iki anahtar' vaadiyle yerini aldı.

Baba gitti, Ana geldi

Tansu Çiller, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı olduğu dönemde medya ile ilişklerini çok iyi geliştirdi. Sabah ve Hürriyet başta olmak üzere pekçok gazeteye kredi ve teşvik dağıttı. Demirel'in Çankaya'ya çıkmasının ardından DYP içinde başlayan liderlik yarışmasında, medya açıkça Çiller'i destekledi. Anketler, atılan manşetler Tansu'lu DYP'nin daha da güçleneceği ve çağdaş Türkiye imajını parlatacağı şeklindeydi. Demirel de Çiller'i vitrin ve imaj olsun diye partiye almıştı. Medya gücünü arkasına alan Çiller, TOBB Başkanı Yalım Erez'i de yanına çekmeyi başardı. Adaylığını ilan etmeden önce TOBB Genel Kurulu'nda delegelerin tezahüratlarıyla karşılaşıyordu. Erez, Çiller'i DYP'nin gövdesini teşkil eden TOBB mensuplarına pazarlıyordu. Adalet Partisi ve DYP geleneğinde TOBB'un çok önemli bir yeri vardı. Çiller, Adana DYP kongresinde de "Baba gitti, Ana geldi" sloganlarıyla alkışlanıyordu.

Mal varlığı hâlâ tartışılıyor

DYP-SHP HÜkümeti döneminde ANAP'lı milletvekilleri Çiller'in mal varlığına ilişkin araştırma önergesi verdiler. Önerge SHP ve DYP'liler tarafından reddedildi. 1994'te Özer ve Tansu Çiller'in ABD'de otel, alışveriş merkezi ve villadan oluşan, milyonlarca dolarlık gayrimenkulu olduğu ortaya çıktı. Amerika'daki mal varlığının Çiller'in başbakanlığa aday olduğu 8 Haziran 1993'teki mal beyanında yer almadığı ortaya çıktı. Çiller, ANAP'ın önergesinin TBMM'de görüşülmesinden bir gün önce açıkladığı mal varlığı listesinde 1973'te babasından miras kalan 437 bin liranın (o günkü kurla 29 bin dolar) en verimli alanlarda işletilerek 677 milyar liraya (22 milyon dolar) çıkarıldığını öne sürdü. Çiller, 1995 seçimlerinden önce ABD'deki malvarlığını getirip Şehit Anaları Vakfı'na bağışlayacağını açıkladı. Çiller sözünü yerine getirmedi. 1994'te Türkiye döviz sıkıntısı içindeyken Başbakan Çiller'in önemli miktarda dövizi yatırım olarak Amerika'ya tranfer ettiğinin ortaya çıkması tepkilere neden oldu.

24 Kasım 1998'de Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller hakkında kurulan TBMM Mal Varlığı Araştırma Komisyonu çalışmalarını tamam-ladı. Her iki komisyonda ANAP'lı DYP VE DSP'li üyeler çoğunlukta olduğundan Çiller ve Yılmaz, Yüce Divan'da yargılanmaktan kurtuldu.

TEDAŞ ve TOFAŞ soruşturması

Çiller Hükümeti döneminde TEDAŞ ihalesinde yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine RP, Çiller için soruşturma önergesi verdi. 1995 seçimlerinin ardından Çiller ANAP ile koalisyon kurdu. Önerge Meclis'e geldi. ANAP Genel Başkanı Yılmaz grubunu serbest bırakacağını açıkladı. TEDAŞ önergesi TBMM Genel Kurulu'nda 179 red oyuna karşı 232 oyla kabul edildi. ANA-YOL Hükümeti yıkıldıktan sonra Çiller, Refah Partisi ile koalisyon kurdu. TBMM TEDAŞ Komisyonu 1996'da, Çiller'i akladı. Çiller yine başbakanlığı döneminde TOFAŞ ihalesinde usülsüzlük yaptığı gerekçesiyle hakkında kurulan soruşturma komisyonu da Çiller'in Yüce Divan'a sevkedilmesine gerek olmadığı kararı verdi. Çiller, kendisinin ortak olduğu koalisyonda, iktidar partisinin oylarıyla Yüce Divan'da yargılanmaktan kurtuldu.

Pelister Çiftliği

Çiller'in başını ağrıtan bir diğer olay Suna Pelister Çiftliği oldu. Çiller'in yakın dostu Suna Pelister'in adı hep aileyle birlikte anıldı. Çillerler, Kuşadası'ndaki çiftliğin Pelister'e ait olduğunu söylediler. Aynı konu, Çiller'in 11 Temmuz 1997'de çiftlik için yeni imar kararı aldırtmasıyla gündeme geldi. Çiftlik arazisinin Suna Pelister'e ait iken 11 milyar lira bedelle Özer ve Tansu Çiller'e satıldığı, çiflik arazisi üzerine de çeşitli binalar yapıldığı belirlendi. Ancak binaların tapuya işlenmediği, cins tashihinin yapılmadığı ortaya çıktı. Kuşadası Belediyesi de çiftlikte kaçak yapılaşma gerekçesiyle inşaatların bir bölümünü mühürledi. Suna Pelister'in ismi Antalya Kemer'deki Kemer Inn Oteli olayında da gündeme geldi. Olay Özer Çiller'in ortağı olduğu Aytaş Turizm Yatırım İşletmeleri A.Ş'nin oteli Suna Pelister'e kiralamak istemesiyle yargıya taşındı. Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi, "üçüncü bir kişiye kiralandığı" gerekçesiyle otelin Hazine'ye devredilmesine karar verdi.

TURBAN iddiaları

Çiller Hükümeti, Ömer Bilgin'in, TURBAN Genel Müdürlüğü döneminde yarım trilyon liralık yolsuzlukla suçlandı. Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilen Bilirkişi Kurulu Raporu'nda, kurumun "aile oteli" gibi kullanıldığı belirtildi. Ayrıca DYP mitinglerine katılanların TURBAN otellerinde ücretsiz konuk edildiği, Özer Çiller'in kontenja-nından da hizmet sunulduğu kaydedildi.



Devam Sayfaları
1 | 2 | 3 | 4 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10

Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
 

Abdullah Muradoğlu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED