Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D Ü N Y A

Bir zamanlar Karaoğlan'dı

1973'te CHP'yi birinci parti yapan ve 'Karaoğlan' namıyla umut haline gelen Ecevit, 12 Eylül öncesinde ülkenin kaosa sürüklenmesinde diğer siyasiler kadar rol oynadı. 1999'da ikinci kez umut olarak görülen Ecevit, 57. hükümette bu krediyi de harcayarak siyasi hayatına son verdi.

Bülent Ecevit, İsmet Paşa döneminde CHP milletvekiliği yapan Prof. Fahri Ecevit ile ressam Nazlı Ecevit'in tek erkek çocukları olarak 1925'de İstanbul'da doğdu. 1938'de Robert Kolej'e başlayan Ecevit'in Hep Bu Toprak'tan, Yücel, Varlık, Dost ve Forum dergilerinde şiirleri yayımlandı. Robert Kolej'deki arkadaşları tarafından Eco olarak çağırılan Ecevit'e 1970'lerde 'Karaoğlan' ve 'Halkçı Ecevit' lakabı eklendi.

Ecevit 1940'ların başında Hint şair Tagore'ye hayran oldu. 1941'de Tagore'nin İlahiler'ini,1943'de Avare Kuşlar'ını İngilizce'den Türkçe'ye çevirdi. Robert Kolej'de okurken sınıf arkadaşı Altemur Kılıç'ın yazdığı bir piyeste Mehmet Akif'ten şiir okuyan Ecevit, oyunun dekorlarını hazırlayan Rahşan Aral ile tanıştı. 1944'de Robert Kolej'den mezun olan Ecevit hakkında okul yıllığında yazılan, "Bir bardak çay, bir parça kağıt. Bir kalem ve bir de şiir kitabı onun en vefalı dostları" şeklindeki cümleler Ecevit'in duygusal kişiliğini ortaya çıkarıyordu.

Sanskritçe için Londra'da

Robert Kolej'den sonra babasının isteğiyle Ankara Hukuk'a giren Ecevit, daha sonra DTCF'ye girdi. Aynı yıllarda Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nde mütercim olarak çalıştı. 1946'da Rahşan Aral'la evlenen Ecevit, DTCF üçüncü sınıfta okurken Robert Kolej'de başlayan Hint edebiyatı merakı yüzünden Sanskritçe öğrenimi için Londra'ya gitti. Londra'daki Türk Büyükelçiliği'nde Basın Ataşeliği'nde işe başladı. Ecevit 1950'de Ankara'ya döndü. 1951'de CHP içindeki sol kanadın yayını olan Pazar Postası'nda yazılarına başladı. Ecevit'in imzalı ilk yazısı 4 Mart 1951'de yayınlandı. Baba dostu Nihat Erim, CHP'nin yayın organı Ulus gazetesine Ecevit'i çevirmen olarak işe aldı. Askerlik dönüşü Ulus'ta devam eden Ecevit, 1954'de konuk yazar olarak Amerika'daki Winston -Salem Journal gazetesine davet edildi. 1957'de yazarlara verilen Rockfeller bursu ile yeniden ABD'ye gitti , sekiz ay Harvard Üniversitesi'nde çalışmalar yaptı. İsmet Paşa'nın damadı Metin Toker'in tavassutuyla CHP'den Ankara milletvekili seçildi.

Menderes kıyamadı

Ecevit'in Ulus'taki yazıları, Milli Emniyet tarafından 'Komünizm propagandası kokan sol faaliyet' olarak değerlendirildi. Ecevit'in dokunulmazlığının kaldırılarak yargılanması için hazırlanan dosya Başbakan Menderes'in önüne kondu. Menderes, Hukuk Fakültesi'nden hocası olan Fahri Ecevit'in oğluna kıyamadı. Parti içindeki muhalifleri de Ecevit'i komünistlikle suçladılar hep. Sağ çevreler de "Ortanın solu Moskova'nın yolu"sloganı ürettiler.

27 Mayıs'ı alkışladı

27 Mayıs 1960'daki darbeyi alkışlayarak karşılayan Ecevit, askeri idare tarafından Kurucu Meclis üyeliğine atandı. 1961 Anayasası'nın kabul edilmesi için başlatılan kampanyalara o da katıldı.1961'de yapılan seçimlerde Zonguldak'tan milletvekili seçildi. 1961-1965 yılları arasındaki İnönü hükümetlerinde Çalışma Bakanı olan Ecevit 1966'da CHP Genel Sekreteri seçildi. İnönü ile birlikte Ortanın Solu'nu savundu. 1969'da hem Kemalizm'i hem 68'lileri etki altına alan özentici devrimciliği eleştirdi. Castro'nun, Ho Chi Minh'in, Mao'nun önünde kapalı kapılar vardı. Türkiye'de ise kapılar kilitli değildi, tokmağı çevirince açılabilirdi. Ecevit'in sözleri bazı mahfillerde farklı yorumlandı, kuşkulu bir siyasetçi olarak mercek altına alınmasına neden oldu. Ecevit'in 1968'deki Konya Mitingi'nde "ortanın solu Muhammed'in yoludur" sözleri CHP çevrelerinde soğuk duş etkisi yaptı. İsmet Paşa, Ecevit'i Ankara'daki Pembe Köşk'e çağırarak kulağını çekti. Ecevit'in temsil ettiği ortanın solu söyleminde, halkçı ögeler ağır basarken, İnönü'nün ortanın solu devlet ve devletçiliğe yapılan güçlü vurgudan besleniyordu. 12 Mart 1971'de Demirel Hükümeti'ne verilen askeri muhtıra İnönü ile Ecevit arasındaki çatışmayı hızlandırdı. Ecevit, Nihat Erim'in ara rejim hükümetine CHP'nin destek vermesine şiddetle itiraz etti. Genel sekreterlik görevinden istifa eden Ecevit, İnönü ile yollarını ayırdı. Ecevit ve ekibi, 1972 Mayısı'nda toplanan 5. olağanüstü kurultayda çoğunluğu ele geçirdi. İnönü genel başkanlıktan, daha sonra CHP'den ve milletekilliğinden istifa etti. Ecevit, 14 Mayıs 1972'de toplanan Olağanüstü Kurultay'da CHP'nin üçüncü genel başkanı oldu.

Ordu Ecevit'e kuşkulu

Ecevit ismi ordu ve sermaye çevrelerinde kuşkuyla karşılandı. Ecevit, radikal sol eğilimli olarak nitelendiriliyordu. CHP Genel Başkanı seçildikten sonra Ecevit, Hürriyet gazetesinden Oktay Ekşi'ye mülakat vererek, 'kimse benden kuşkulanmasın' demek zorunda kalmıştı. Ecevit, CHP Genel Başkanı seçildikten sonra izlemeye alınmıştı. MİT'in bazı karanlık olayların

içinde yer aldığına ilişkin sert açıklamaları nedeniyle dikkatleri üzerine çekmişti Ecevit. Bir tesadüf eseri Ecevit'in telefonunun MİT tarafından dinlendiği ortaya çıktı.

MSP ile aynı fikirdeyiz

Ecevit gibi kuşkuyla karşılanan bir diğer isim, Erbakan'dı. Milli Selamet Partisi seçimlerden üçüncü parti çıkmıştı. 1973'te Ecevit'in CHP'si oyların yüzde 33'ünü alarak birinci parti, Demirel'in AP'si ikinci partiydi. Ecevit, Le Monde'e verdiği mülakatta "MSP ile sosyal ve ekonomik alanda tamamen aynı fikirlerdeyiz. Demokrasi ve özgürlük konusunda da çok yakınız. MSP'nin paylaşamayacağımız dini gerekçeleri var ama bunlar cumhuriyetin laik kanunlarına uymayı engellemez" diyordu.

MC'ye yol açtı

Ecevit'in başbakanlık dönemi, haşhaş ekiminin serbest bırakılması ve Kıbrıs Barış Harekatı gibi çok önemli tarihi gelişmelere sahne oldu. Kıbrıs Barış Harekatı ile Ecevit'in lakapları arasına Kıbrıs Fatihliği de eklendi. 1974'deki af da Ecevit'in hep aleyhine kullanıldı. Ecevit, başta Baykal olmak üzere yakın çevresi tarafından koalisyonu bozmaya ikna edildi. CHP erken seçimde tek başına iktidara gelecekti. CHP içindeki sol kanat ise Ecevit'i Erbakan ile yaptığı koalisyonu ciddi bir sebep yokken bozarak CHP'yi iktidardan uzaklaştırmak, Türkiye'yi Milliyetçi Cephe Hükümeti'ne mahkum etmekle suçladı. 1977 seçimlerinde Ecevit, oyların yüzde 41.4'ünü alarak birinci parti oldu. Bu sayı tek başına iktidara yetmiyordu. Ecevit, azınlık hükümetini kurdu, güvenoyu alamadı. Yerine 2. MC Hükümeti kuruldu. MC Hükümeti 31 Aralık 1977'de CHP'nin verdiği gensoruyla düşürüldü. MC yolunu 1975'de Necmettin Erbakan'la koalisyonu bozan Ecevit açmıştı.

Umut oluyor...

Ecevit'in genel başkanlığı ile birlikte CHP kabuk değiştiriyordu. "Toprak reformu yapacağız", "toprak işleyenin su kullananın", "hakça bir düzen istiyoruz", gibi sloganlarla yola çıkan Ecevit, Ecevit, CHP Genel Başkanı seçildikten sonra gittiği illerdeki karşılamalarda kurban kesilmesine göz yumuyor, mitinglerde Allah kelamını kullanıyor, kimi zaman ayetler okuyordu. Ecevit, 1973 seçimlerinden önce Doğu illerinde yaptığı mitinglerde toprak reformunu savunurken, "Allah'ın toprağının adaletli bir dağıtımı" ibaresi kullandı. En çok alkış alan cümleler oldu bu. Ezan okunduğunda susup bekliyordu. Bir diğer mitingde ise "Türkiye'nin şimdiki düzeni İslam dininin emeğe verdiği değere de aykırıdır" diyordu. Dindar kitleler karşısında, "İnşallah iktidara geleceğiz" diyordu. Seçim mitinglerini takip eden gazeteciler, halkın arasına karışarak "CHP'ye oy vereceksiniz, değil mi?" diye sorduklarında, "Hayır, Ecevit'e vereceğiz" cevabıyla karşılaşıyorlardı. 'Umudumuz Karaoğlan' sloganları kırsal yörelere kadar girmeye başladı. Beyaz güvercin, kasket ve mavi gömlek Ecevit'i çağrıştıran temalar haline geldi.

Güneş Motel Hükümeti kurdu

Ecevit, '11'ler Olayı' adıyla tarihe geçen 'Güneş Motel' pazarlıklarıyla Adalet Partisi'nden ve diğer partilerden istifa eden 11 milletvekilini partisine transfer etti. Demokrasi tarihimizin ilk siyasi pazarlığı Ecevit'le başlıyordu. 11 milletvekilinin 10'u Ecevit Hükümeti'nin bakanları arasında yer aldılar. Bu bakanlardan bazıları 12 Eylül döneminde Yüce Divan'da hapse mahkum edildiler.

Ecevit Hükümeti Ortak Pazar üyeliğini de reddetti. Yunanistan ise aynı dönemde Ortak Pazar üyesi oldu. Ecevit, Türkiye'nin AB'ye üye olmasını engelleyen Başbakan olarak tarihe geçti. TÜSİAD 1979'da, Ecevit'te cephe açtı. Gazetelere ilanlar vererek çekilmesini istedi. Esnaf örgütleri de Ecevit'e karşı harekete geçtiler. Demirel, Ecevit için Şili'nin devrik sosyalist Başbakanı Allende benzetmesi yaptı. Allende-Büllende tartışmaları başladı.

TÜSİAD'ın ilanları

TÜSİAD ilanlarında, "..Şiddetle ihtiyaç duyduğumuz dış kredilerle, uyguladığımız ekonomik sistem birbirine çok yakından bağlıdır. Pazar ekonomisinden giderek uzaklaşan bir anlayışla ne Batı dünyasında hak ettiğimiz yeri, ne yeterli kredileri, ne yatırımlara gerekli dış sermayeyi bulabiliriz" ibareleri yer aldı. Ecevit'in cevabı sertti: "Bu devlet işadamlarının muhtırası ile hükümet kurmaz, hükümet düşürmez. Bu ülkede halkın dediği olur. halkı sömürenlerin değil. TÖBDER ve POLDER siyaset yaparsa suç, sanayici kuruluşlar yaparsa suç değil, olmaz böyle şey. "

Kuyruklar Ecevit'i hatırlatıyor

Ecevit Hükümeti döneminde enerji sıkıntısı had safhaya çıktı. Benzin, tüpgaz, şeker, çay kuyrukları gündelik yaşamın parçası haline geldi, siyasal şiddet olayları giderek terör halini aldı, binlerce insan hayatını kaybetti. "Umudumuz Ecevit" sloganıyla halkın teveccühünü kazanan Ecevit'in başbakanlığı dönemi, Türkiye'nin en bunalımlı yılları oldu. 1979'daki ara seçimlerde Ecevit büyük bir yenilgiye uğradı. 16 Ekim 1979'da istifa etti.

Ecevit-Demirel kavgaları

Merkezde yer alan iki parti, AP ve CHP liderleri arasındaki uzlaşmazlık neredeyse hasımlığa, kan davasına dönüştü. Hiçbir konuda bir araya gelmeyen ve diyalog yollarını kapatan Ecevit ve Demirel, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de çuvalladılar. Aylarca süren ve bir türlü sonuçlandırılamayan cumhurbaşkanlığı seçimleri 12 Eylül 1980'deki darbenin de gerekçeleri arasına yazılacaktı.



Devam Sayfaları
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 8 | 9 | 10

Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
 

Abdullah Muradoğlu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED