Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D Ü N Y A

TRT'de esti geçti...

İsmail Cem'i Bülent Ecevit TRT Genel Müdürü yaptı. Cem bu dönemde çok ünlendi. Demirel'in husumetini çeken Cem, Milliyetçi Cephe Hükümeti döneminde milli güvenlik bakımından sakıncalı olduğu iddiasıyla görevinden azledildi.

İsmail Cem 1940'da İstanbul'da, Teşvikiye'de doğdu. Işık İlkokulu ve Robert Kolej'i bitirdi. Robert Kolej son sınıfta iken CHP'nin Teşvikiye Ocağı Gençlik Kolu Başkanı oldu. İsmet İnönü'nün evinin önünde nöbet bekledi. Robert Kolej'de okurken şiir yazdı. Çöpçüleri anlatan "Sabahleyin Sokaklar" isimli şiiri bir dergide yayımlandı. İsmail Cem'in babası sinema sektörünün önemli isimlerinden İhsan İpekçi. Ünlü film ithalatçısı ve yapımcısı İhsan İpekçi, Nazım Hikmet'in de çok yakın dostu ve iş arkadaşı. Abdi İpekçi ile kuzen olan İsmail Cem, ortaokul yıllarından itibaren fotoğrafçılığa merak sardı. Robert Kolejde iken çektiği bir fotoğraf, eniştesi Ali Ulvi Ersoy sayesinde Cumhuriyet'in birinci sayfasında yayınlandı. Fotoğrafçılığı amatör olarak hala sürdürüyor.

İlk yazısı Milliyet'te

Babasının isteği üzerine Cem, 1959'da Lozan Hukuk Fakültesi'nde okudu. Türkiye'ye dönünce kuzeni Abdi İpekçi'nin yönettiği Milliyet'te gazeteciliğe adım attı. Milliyet'te ilk yazısı İsmail Cem imzasıyla çıkıyor. Soyadı olan İpekçi'yi kullanmıyor, TRT Genel Müdürlüğü döneminde mahkemeye başvurarak değiştiriyor. O günden itibaren resmen de İsmail Cem'dir. Lozan Hukuk Fakültesi'ni 1963 yılında bitiren Cem, yakın aile çevresi nedeniyle sol eğilimliydi. Robert Kolej'in bir çay partisinde Elçin Trak ile tanıştı Cem. Elçin Hanım, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanlarından ve işadamı Halit Razi Trak'ın kızıydı. Bu evlilikten İhsan Kerim ve İpek Cem doğdu. 1966'da yakın arkadaşı ve bacanağı Ercan Arıklı ile birlikte haftalık ABC dergisini çıkardı. ABC'nin ömrü kısa sürdü.

Milliyet'ten sonra Cumhuriyet gazetesi yazı işlerinde çalıştı. 1969'da Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda asteğmen olarak askerlik görevine başlıyor. 6 ay Tuzla Piyade Okulu'nda eğitim aldıktan sonra Harp Akademileri'ne geçiyor. Orada da 6 ay kıta hizmeti yaptıktan sonra Milli Güvenlik Akademesi'nde askerliğini tamamlıyor. Akademide eğitim planlaması yapıyor. Akademiye gelen subaylara ve sivillere eğitimin planlamasını yapan ekipte yer alıyor. Askerlik dönüşü Milliyet'te yazarlığa devam eden Cem, 1970'de "Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi" isimli meşhur kitabını yayımladı. Kitabında Osmanlı tarihi, İslam Kültürü, ilericilik-gericilik, Batı-Doğu ilişkileri, toplum ve devlet kavramlarına farklı bir sol yaklaşım geliştirdi. Kitabının girişine Mevlana'dan bir deyiş koyan Cem, Osmanlı devletini çağının şahaseri olarak kabul ediyor. Kapitalizmi ve Batıcılığı eleştiren Cem, toplumun kendi kültürel kökleri üzerinde modernleşmesini savunuyordu. Solda Kemal Tahir-İdris Küçükömer çizgisine yakın duran Cem, muhafazakar-milliyetçi çevrelerde de sempatiyle karşılanan bir entellektüel oldu. Eski MHP'li Taha Akyol, partinin eğitim çalışmalarında Cem'in kitabını okunacak kitaplar arasına koyabiliyordu.

Doğuya gitti, mimlendi

1970'de Diyarbakır Siirt ve Mardin'e giderek, bölgenin sorunlarını araştıran Cem, gözlemlerini ve röportajlarını "Acılı Doğu" adıyla tefrika ediyor. Dizi, resmi çevrelerde hoş karşılanmıyor. Cem, doğu insanının içinde olduğu sorunları ortaya sererken, devletin politikalarını ve güvenlik kuvvetlerinin uygulamalarını eleştiriyor. Yanlış politikaların doğu insanını ayrılıkçı güçlere yakınlaştırdığını belirtiyor, bölgesinin ekonomik kalkınmasını ve sosyal sorunlarının çözümlenmesi gerektiğini ifade ediyordu. Acılı Doğu'dan sonra bu kez de fotoğraf makinesini kaparak Hindistan'a gidiyor. Milyonlarca Doğu Pakistanlı'nın sığındığı Hindistan'daki göçmen kamplarında, 2 milyon çocuğun acısını yerinde inceleyerek bu insanlık dramının tanığı olur. Milliyet' te acı dolu satırlar yer yer duygusallaşarak, "Siz hiç yanınızda küçücük bir çocuk ölürken onu seyrettiniz mi? Kocaman karnı, çöp gibi kolları ve vücudundan sızan kirli suyun meydana getirdiği birikinti üzerinde, çaresiz uzanmış ayakları ve kapanmış gözleriyle bu çocuğun aslında size ve bütün insan-lara baktığını ve parmağını uzattığını, hissettiniz mi" diyor.

Erbakan'ın yüzü güldü

CHP-MSP Koalisyonu'na sıcak bakan Cem, Başbakan Ecevit tarafından 1974'de TRT Genel Müdürlüğü'ne atandı. TV8'de program yapan Radikal yazarı Haluk Şahin, Akşam gazetesi yazarı Mehmet Barlas, yazar Hıfzı Topuz, İsmail Cem'in TRT'deki A Takımı arasında yer aldı. Cem'in TRT Genel Müdürü olmasını isteyenlerin başında dönemin Maliye Bakanı Deniz Baykal da vardı. Cem'in ataması MSP kanadında olumlu karşılandı. Ecevit, Cem'i neden TRT Genel Müdürü yaptığını şu sözlerle açıklıyor: "Biz göreve gelir gelmez karşı karşıya kaldığımız atama zorluklarından biri buydu. Ben ölçü olarak hem kültürüyle, hem dünya görüşüyle, hem de objektifliğiyle o yeri doldurabilecek bir kimse bulmaya çalışıyordum. Aklıma İsmail Cem geldi. Kendisini çok yakından tanımasam da çok değerli ve geniş kültürlü bir gazeteci olarak biliyordum. TRT'de bürokratlıktan çok gazetecilik tecrübesinin yararlı olacağını düşünüyordum. Ayrıca İsmail Cem, yalnız sol hareketi değil, sağ hareketleri de bir bilim objektifliğiyle değerlendiren bir kimseydi. Onun için Sayın Erbakan'ın da, MSP'nin de bu önerimi anlayışla karşılayacaklarını düşünüyordum ve nitekim tahmin ettiğim gibi oldu ve Sayın Erbakan'a bu öneride bulunduğum vakit çok memnun oldu. Sevinçten yüzü güldü. 'Nasıl bulabildiniz bu ismi. Çok iyi düşünmüşsünüz' dedi."

Komünistlik yaptı!

Cem'in TRT Genel Müdürlüğü yılları çok hareketli ve tartışmalı geçti. Cem bu dönemd ene çektiyse, sonradan yakın dost olacağı Süleyman Demirel'den çekti. Daha ilk günden itibaren Demirel, Cem'in TRT Genel Müdürlüğü'nü yaylım ateşine tuttu. Cem, sağ kadar sola da TRT'yi açtı. Sol isimlere ve kuruluşlarına yer vermesi sağ partiler, sağda yer alan liderlere ve kuruluşlara yer vermesi de CHP'liler ve solcular tarafından eleştirildi. Halkın sosyal yaşamını da TRT ekranlarına taşıyan Cem, komünistlik, bölücülük ve kadrolaşma yapmakla itham edildi. Cem hakkındaki iddialar Meclis gündemine getirildi. Meclis'te AP'liler ve CHP'liler arasında yumruklaşmalara varan sert tartışmalar yaşandı.

Demirel, Cem'e kötü taktı

Milliyetçi Cephe Hükümeti işbaşına gelince, Demirel'in ilk işi Cem'i TRT Genel Müdürlüğü'nden azletmek oldu. Cem'in görevden alınması için hazırlanan kararnamede, Cumhuriyetin temel niteliklerine, devletin ülkesiyle ve milleti ile bölünmez bütünlüğü ilkesine zarar verdiğini, halkın huzurunu bozduğunu, kavgaya teşvik edici, gençleri milli ahlaka aykırı itiyatlara sevkettiğini ileri sürerek milli güvenliği ve kamu düzenini bozmakla suçlandı. Demirel, Çankaya

Köşkü'ne kadar çıkarak Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e, kararnameyi imzalamaması durumunda hükümeti bozacağını söylediği belirtiliyor. Cem'e diş bileyen İstanbul iş çevreleri de Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fuat Bayramoğlu kanalıyla Cem'in azledilmesi için çalıştı. Baskılardan bunalan Korutürk imzayı atıyor.

Yürütmeyi durdurma yönündeki Danıştay kararına rağmen Cem, TRT Genel Müdürlüğü görevine başlatılmadı. 1978'de Danıştay, kararnameyi iptal etti. Çok kısa bir süre Genel Müdürlük koltuğuna oturan Cem, bu kez de Ecevit'in isteği üzerine istifa etti.

12 Eylül'den önce kaçtı

TRT Genel Müdürlüğü'nden ayrıldıktan sonra Milliyet'e dönmeyen Cem, Ercan Arıklı ve Kadri Kayabal ile birlikte Ekonomi Politika gazetesini çıkardı. 'Bir İsmail Cem Gazetesi' olarak sunulan gazetede, Cem'in TRT'den pek çok arkadaşı da yer aldı. Arıklı ve Cem, sermayenin büyük kısmınu televizyon reklamları için harcadılar. Kağıt, matbaa, personel, işletme giderleri derken elde avuçta doğru dürüst para kalmadı. Politika gazetesi ilk gün 150 bin basıldı, yarım saatte tükendi. Söz ve karar sahibi tek isim, İsmail Cem'di. Spor haberlerine yer verilmeyen gazete haber açısından da doyurucu gelmedi. Bir süre Cem'in popülaritesiyle giden sosyalist eğilimli Politika gazetesi başarılı olamadı. Gazete CHP'nin Ankara Belediye Başkanı Vedat Dalokay'a, ondan da DİSK'e devredildi. 1979'da kuzeni Abdi İpekçi, Teşvikiye'de arabasının içinde kurşunlanarak öldürülünce, Cem yurt dışına çıktı. 40 yaşında Paris'te master eğitimi yapan Cem, 12 Eylül darbesinden sonra döndü. Yakın arkadaşı Güneri Civaoğlu'nun çıkardığı Güneş gazetesinin kuruluşunda rol aldı. Güneş'te köşe yazan Cem, bu dönemde daha çok sosyal demokrasi üzerinde yoğunlaştı.

12 Mart'a karşı çıktı

1970'lerin başında TİP'e daha yakın duran Cem, 12 Mart'tan önce pek çok solcu aydının tutulduğu cunta hastalığına yakalanmıyor. Cem, cuntacılığa karşı çıkmakla kalmıyor, 12 Mart darbesine ağır eleştiriler yöneltti. 12 Mart'a karşı duruşu ve sol çizgisi Ecevit'in de dikkatini çekti. Cem, 12 Mart darbesine karşı çıkarak CHP Genel Sekreterliği'nden istifa eden Ecevit'in İsmet Paşa'ya karşı verdiği mücadeleyi hararetle savunanlar arasında yer aldı.

Gencebay'ı TRT'ye çıkardı

Cem TRT'de gösterilen piyeslerde dini ve din adamlarını açıkça aşağılayan ibarelerin yayımlanmasını uygun görmedi. İnsanın maymundan türediğini anlatan "Maymun Davası" isimli bir oyunu programdan kaldırdı. Bu nedenle kemalist-sol çevrelerden tepki aldı. TRT ekranları Cem döneminde arebesk müziğe açıldı. Orhan Gencebay ilk kez bu dönemde TRT ekranlarında yer aldı. Cem'in bu tavrı da CHP'lilerce hoş bulunmadı. Canlı Mevlit töreni de ilk defa Cem döneminde başladı. Türk sanat musikisine geniş yer verdi. Bekleme devrelerinde Osmanlı minyatürleri gösterilmesi ve Türk Sanat Musikisi'nden parçalara yer verilmesi de aynı şekilde eleştiriliyordu.

Gazeteci kökenli İsmail Cem, meşhur TRT Genel Müdürlüğü'nden sonra Soysal Demokrat Halkçı Parti'de aktif siyasete atıldı.

SHP'den 1987 ve 1991'de İstanbul, DSP'den 1995 ve 1999'da Kayseri'den milletvekili seçildi. 1995'te 50. Hükümette Kültür Bakanlığı yaptı. 1996'da DSP TBMM grup yönetim kurulu üyeliğine seçildi. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) ve Batı Avrupa Birliği (BAB) Asamblesi üyeliği, AKPM Sosyalist Grubu Başkanvekilliği, AKPM ve BAB Asamblesi Türk Parlamenter Grubu Başkanlığı ve Avrupa Medya Enstitüsü Danışma Kurulu üyeliğini yürütmektedir. Cem, 30 Haziran 1997- 11 Temmuz 2002 tarihleri arasında da Dışişleri Bakanlığı görevini yürüttü. Yakın dönemde DSP'nin müstakbel lider adayı olarak nitelendirildi. 1993'de Cumhurbaşkanı adayı olan Cem, 2000'deki seçimlerde de ismi adaylar arasında zikredildi. 2002 Temmuz'unda DSP'den istifa ederek Yeni Türkiye Partisi'ni kuran İsmail Cem, 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 1,15 oranla 363 bin 869 oy alan Cem'in YTP'si barajı aşamayarak Meclis dışı kaldı.



Devam Sayfaları
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 10

Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
 

Abdullah Muradoğlu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED