Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D Ü N Y A

Parladı ve söndü

İsmail Cem, ilk parti deneyiminde başarısız kaldı. Daha baştan partiyi Derviş'e endeksledi. YTP sola hitap edemedi. Vitrini halka güven vermedi. 5 yıldır hükümetin icraatlarından sorumlu olan, haklarında pekçok id- dia bulunan isimler YTP'de yer aldılar. Bu nedenle halk, hükümete duyduğu tepkiyi YTP'ye de yansıttı. YTP çabuk parladı çabuk söndü.

12 Eylül döneminde ismi SODEP'in kuruluş çalışmalarında geçen İsmail Cem, Erdal İnönü ile anlaşamadı. Cem, SODEP Genel Sekreterliği'ni istedi, İnönü kabul etmedi. Halkçı Parti-SODEP birleşmesi kurultayında Aydın Güven Gürkan'ın listesinden SHP MKYK'sına girdi. Cem, 1987'de İstanbul'dan milletvekili seçildi. 1989'daki kongrede Erdal İnönü karşısında genel başkanlığa soyundu, kazanamadı.

Baykal'la yolları ayırıyor

1991'deki seçimlerde de SHP'den İstanbul Milletvekili seçilen Cem, İnönü-Baykal çekişmesinde Baykal'ı destekledi. Baykal, 1992'de CHP'ye geçti. Cem de Baykal'ı takip etti. Baykal Genel Başkan, Cem Genel Başkan Yardımcısı oldu. Baykal ile birlikte CHP' nin Değişim Programı'nı hazırladı. Yeni Sol söylemini güncelleştirdi. Baykal ile birlikte Yeni Sol başlıklı bir kitap da yazdı. Cem 24 Nisan 1993'te Cumhurbaşkanlı-ğı'na aday oldu, kaybetti. 1995'de SHP-CHP birleşmesi gerçekleşti. Hikmet Çetin geçici genel başkan seçildi. Cem de bu arada Kültür Bakanlığı'na getirildi. 11 Eylül 1995'deki kurultayda da Baykal CHP Genel Başkanlığı'na seçildi. Baykal'la Cem'in arası 1995 seçimleri öncesinde açıldı. Baykal, seçim listelerini oluştururken, Cem'i dışarda tuttu. CHP'de Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Cem'in Baykal'ın katıldığı kısa ömürlü hükümette Kültür Bakanlığı görevinin Fikri Sağlar'a verilmesine içerlediği ve bu yüzden Baykal ile yollarını ayırdığı söyleniyor.

Sirtaki ile ünlendi

İsmail Cem CHP'den ayrılarak DSP'ye geçti. 1995 seçimlerinde Kayseri'den aday gösterildi. Kayseri milletvekili seçilen Cem, Refah-Yol Hükümeti'nin düşmesinin ardından kurulan ANA-SOL-D Hükümeti'nde Dışişleri Bakanlığı'na getirildi. 2002 Temmuzu'na kadar görevini sürdürdü. İç politik tartışmalara girmedi, polemiklerden kaçındı. 28 Şubat sürecinde en az yıpranan Bakan oldu. Yunanistan Dışişleri Bakanı ile kurduğu yakın diyalog bazı çevrelerin tepkisine yol açtı. Yunan meslektaşı ile sirtaki oynaması Batı'da olumlu etkiler yaptı, ancak sorun giderici olmadı. Cem, 11 Eylül'ün ardından bir ilki gerçekleştirdi. Şubat 2002'de İslam Konferansı Örgütü üyesi devletler ile AB üyesi devletlerin temsilcilerini Çırağan Sarayı'nda buluşturarak göz doldurdu.

Ecevit çekilmedi

Hem iç hem dış çevrelerde DSP'nin müstakbel lideri olarak anılan Cem'in, Rahşan Ecevit ile yıldızı barışmadı. Ecevit'in sağlık durumu nedeniyle çekilerek, Hüsamettin Özkan'ın Başbakan yapılmak istenmesi ciddi bir girişimdi. Hükümet ortakları arasında AB konusundaki uyumsuzluk nedeniyle MHP'siz, hatta Ecevit'siz bir hükümet senaryosu uygulamaya konuldu. Ecevit sonrası DSP senaryoları da bu senaryoyla içiçeydi. Medyada, iş çevrelerinde ve dışarda Kemal Derviş-İsmail Cem ikilisinin Türkiye'yi AB'ye taşıyacağı şeklinde bir kampanya sürdürüldü. AK Parti'nin yükselişini, Cem-Derviş İttifakı'nın önleyebileceği yazılıp çizildi. Evdeki hesaplar çarşıya uymadı. Devlet Bahçeli erken seçim çağrısı yaptı. Çağrı senaryonun gerçekleşmesini engelledi. Arkasından DSP, 2002 Temmuzu'nda bir depremle sarsıldı.

En son istifa etti

Fiili başbakan Hüsamettin Özkan ile partinin fiili lideri Rahşan Ecevit arasındaki ipler çoktan kopmuştu. Rahşan Ecevit, önce Özkan'ın Ecevit ile bağlantısını kopardı. Bülent Ecevit, Özkan'ı Başbakan Yardımcılığı'ndan azletti. Bu gelişmelerin ardından DSP, Temmuz'da büyük bir depremle sarsıldı. Ecevit'in en sadık adamı Hüsamettin Özkan DSP'den koptu. İstifalar DSP'yi ikiye ayırdı. Bir süre sessizliğini koruyan Cem , Ecevit'in Şükrü Sina Gürel'i Başbakan Yardımcılığına getirmesinin ardından istifa etti.

Derviş'e saplandı

DSP'den kopan grup, Yeni Oluşum adı altında parti çalışmalarına başladı. Derviş de Yeni Oluşum'u desteklediğini, Cem ve Özkan'la birlikte hareket edeceğini açıklaması gelişmeleri hızlandırdı. Cem ve Özkan, Yeni Türkiye Partisi'ni kurdu. Medya, Kemal Derviş-İsmail Cem-Hüsamettin Özkan'ın troykasını manşetlere taşıdı. Derviş'in ustalıklı bir manevrayla CHP'ye geçmesi işi değiştirdi. Cem ve Özkan, Derviş'i sözünde durmamakla suçladılar. Seçimleri erteletme girişimlerine YTP'nin destek vermesi de Cem'i yıprattı. Medya da YTP'yi terkederek CHP'ye yöneldi.

Vitrin güven vermedi

Derviş'in CHP'ye geçmesiyle birlikte YTP'nin yıldızı söndü. Cem'in siyasi yaşamında ilk ciddi girişimi YTP oldu. Her zaman kurulu partilerde yer alarak kariyerini sürdüren Cem, ilk parti deneyiminde başarısızdı. Daha baştan partiyi Derviş'e endeksledi. Cem, 1 yıl önce istifa ederek yeni bir parti kursaydı, YTP'den daha iyi durumda olabilirdi. YTP geç kalmış bir hareketti. YTP sola dahi hitap etme imkanı bulamadı. DTP'li Bayar'la kurulan diyalog sol partilerle kurulamadı. Öte yandan YTP vitrini de halka güven vermedi. Vitrinde yer alan pek çok isim, 5 yıllık hükümetin icraatlarından sorumluydular. Aralarında Özkan ve Recep Önal gibi kamu bankalarından sorumlu bakanlık yapmış isimler vardı. Bu nedenle halk, hükümete duyduğu tepkiyi doğal olarak YTP'ye de yansıttı. 3 Kasım'da halk, YTP'yi, 364 bin oy vererek devre dışı bıraktı.

-BİTTİ-



Devam Sayfaları
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9

Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
 

Abdullah Muradoğlu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED