AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

D İ Z İ
Bizi ezen bürokrasi

Kırtasiyeci bürokrasi , TIR şoförlerinin de en önemli sorunu. Yurtdışına çıkmak isteyen her şoför, saatler alan 8 ayrı işlemi yerine getirmek zorunda. Yunanistan ise bu işlemleri sadece iki kaleme indirmiş ve bitirmek için 10 dakika yeterli oluyor.

Türkiye'nin her geçen yıl daha da artan ihracatında övgünün aslan payını daima sanayiciler ve bürokratlar alır. Ancak işin bir de gizli kahramanları var. Türkiye'nin ihracatının artmasında büyük payı olan TIR şöförleri, gece- gündüz, yaz-kış demeden, aldıkları malları zamanında ve sağlam bir şekilde yerine ulaştırabilmek için günlerce direksiyon sallıyorlar. Peki, hayatı yollarda geçen gizli kahramanlar, ne gibi zorluklarla karşılaşıyor, ne yiyor ne içiyorlar? Hangi problemlerle karşılaşıyor ve bunları nasıl aşıyorlar? Bu sorulara cevap bulabilmenin en doğru yolu, bu çileyi bizzat yaşamaktı. Biz de öyle yaptık ve İstanbul'dan yola çıkan bir tıra atlayıp, şoförlerin yollarda geçen ömürlerinin şahidi olduk.

İhracatın gizli kahramanı olarak nitelendirilen TIR şoförleri, gümrüklerdeki bürokrasinin sona ermesini istiyor. Çünkü Türkiye'den yurdışına çıkan her TIR şoförü, sırasıyla giriş, kantar, ulaştırma, yol belgesi, muamele, tescil ve kolcu olmak üzere 8 ayrı işlemi yerine getirmek zorunda. Bu işlemler için kimi zaman saatler harcanmak zorunda kalınabiliyor. Komşumuz Yunanistan'da ise Türkiye'deki 8 ayrı işlem ikiye düşürülmüş. Bunun için de 10 dakika yeterli oluyor. İstanbul'dan yurdışına çıkacak her TIR, önce Göztepe, Haydarpaşa, Karaköy, Çatalca gibi ilçelerde bulunan gümrük sahalarında araçlarının gümrüğünü yaptırmak zorunda. Yurt içinde, TIR şoförlerinin işlemlerini gümrük komisyoncuları takip edilyor. Buna rağmen Halkalı Gümrüğü'nde bir TIR'ın çıkış işlemleri ancak 4-5 saatte tamamlanabiliyor. Gümrük Muhafaza Ekipleri, gümrük işlemlerinin bu kadar uzun sürmesine neden olarak kadro yetersizliğini gösteriyorlar. Gümrüklere yıllardır eleman alınmadığını ifade eden gümrük memurları, hafta içi 500-600 cumartesi günleri 1000-1200 TIR'ın işlemleri ile sadece 5 personelin uğraştığını belirtiyorlar.

Ayda 7 bin kilometre yol katediyoruz

Halkalı Gümrüğü'nde araçlarının işlemleri devam eden TIR şoförleri zamanlarını buradaki TIR'cı kahvehanelerde geçiriyor. Birlikte yolculuk yaptığımız TIR şoförü Faruk Çelik, yollarda çektikleri çileyi anlatmaya buradan başlıyor. TIR şöförlerinin durumlarının hiç de iyi olmadığını ifade eden Çelik, ayda, 5 ila 7 bin kilometre arasında yol kateden bir TIR şoförünün eline ancak bin YTL geçtiğini söylüyor. Firmaların TIR şoförlerine ödediği maaşın asgari ücret düzeyinde kaldığını, maaşlarının geri kalanını da seyahat gideri olarak kendilerine verilen paradan temin ettiklerini ifade eden Çelik, "Bazen her şeyin pahalı olduğu Almanya, Fransa gibi ülkelerde 4 -5 gün kaldığımızda, yol harcırahımız da tükeniyor. Böyle durumlarda elimize geçen para daha da azalıyor" diyor.

Öz vatanımızda gurbette gibiyiz

TIR şoförlüğünün gençlere cazip geldiğini ve bazı gençlerin TIR şoförü olmak istediklerini kendisine ilettiklerini ifade eden Çelik, "500 milyon lira maaşlı ve sigortalı bir iş bulsam, hayatı boyunca bir daha direksiyona elimi bile sürmem.

Bunu gençlere de söylüyorum. Bir ay boyunca ancak 3-4 günümüz evimizde kalabiliyoruz. Hayatımız yollarda geçiyor. Kendimi zaman zaman gurbette çalışırmış gibi hissediyorum. Çektiğimiz çoluk çocuk hasreti kazandığımız paraya değmiyor" diye konuşuyor.

Lüks hayat TIR'cıyı bozar

Halkalı Gümrüğü'ndeki işlemlerini tamamlayan Faruk Çelik'in mobilya yüklü TIR'ına biz de biniyor ve sınıra doğru yola çıkıyoruz. Tanıdığımız ikinci şoförü ise Toros Nakliyat Firmasında yıllardır TIR şoförü olarak çalışan Giresun Eynesilli Hasan Cebeci. Bursa'dan yüklediği kalorifer peteklerini Atina'ya götüren ve TIR'cıların uğrak yeri olarak bilinen Keşan akaryakıt istasyonunda görüştüğümüz Cebeci, en büyük mutluluklarının ülkeye döviz kazandırmak olduğunu söylüyor. 'Lüks hayat TIR'cıyı bozar' diyen Cebeci, TIR'larının adeta ikinci evleri olduğunu anlatarak, yatak odasını ve mutfağını gösteriyor. Yurtdışına döviz bırakmamak için bütün ihtiyaçlarını Türkiye'de karşılamaya büyük özen gösterdiğini kaydeden Cebeci'nin mutfağında bir evin mutfağında bulunan bütün malzemeler yer alıyor.

2. BÖLÜM: Kapı haraçsız açılmıyor



24 Mayıs 2005
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan


Oktay Mehmet


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED