Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D İ Z İ

Tiyatro geleneği ayaklar altında

3 Kasım seçimlerinin hemen ertesi günü yapılan sınavla sanatçı kadrosuna 40'ın üzerinde eleman alındı. Hem de Devlet Tiyatroları'nın bütün gelenekleri yıkılarak.

Devlet Tiyatroları'nın eleman alımında (özellikle sanatçı) 4 Kasım'a kadar izlediği gelenek, alınan her elemanın "yedeği"nin de alınması şeklinde. 2000 yılında Devlet Tiyatroları'na Maliye Bakanlığı'nın 42 kadro tahsisi üzerine hemen sınav yapılır. Sınav sonunda 2 kadro Erzurum Devlet Tiyatrosu için saklanır ve 40 adet sanatçı ve onların yedekleri sınavı kazanarak göreve başlar. 4 Kasım öncesindeki teamül, Maliye Bakanlığı'ndan gelecek ilk kadrolara söz konusu yedeklerin sınavsız atamalarının yapılmasıdır. Dolayısıyla yedekler de asil gibi kurumda çalışmaya başlar. Devlet Tiyatroları'nın mevzuatı buna uygun olduğu için, yedekler tiyatroya girmekten büyük bir mutluluk duymaktadırlar.

3 Kasım seçimlerinden önce Maliye Bakanlığı Devlet Tiyatroları'na 42 kadro daha tahsis eder. Tiyatro geleneğinin ayaklar altına alınması da 3 Kasım seçimleriyle gerçekleşir. 3 Kasım seçimlerinde AK Parti'nin yüzde 34 gibi yüksek bir oy oranıyla galip çıkması üzerine, Tiyatro yönetimi "yangından mal kaçırır gibi" 4 Kasım 2002 tarihinde sınavı yapmaya başlar. Sınav 5 Kasım sabaha karşıya kadar (saat 3:30-4:00 gibi sınav ancak biter) sürer.

Yine 42 eleman alınmıştır. Fakat teamül ve gelenek çiğnenerek, 2000 yılında yedekten tiyatroya girenlerin yedeklikleri düşürülüp, onlar da sınava alınarak. 2000 yılında yedekten tiyatroya girenler arasında başrol oynayan tiyatrocular vardır. Hatta bir bayan tiyatro oyuncusu 3 Kasım gecesi sahne almış ve başrol oynamıştır. 4 Kasım'da yapılan sınavda ise kazanamayanlar arasındadır. Devlet Tiyatroları'nın bastırdığı afişlerde söz konusu bayan oyuncunun da fotoğrafları vardır.

Teamül ve geleneklerin çiğnenmesi üzerine sınavı kazanamayanlar arasında yer alan "yedekler"den bir kısmı "müktesep" haklarının iadesi için İdari Mahkeme'ye dava açtılar. 3 Kasım gecesi başrol oynayan bayan ise bunalıma girerek, psikiyatrik tedavi görmeye başladı.

Telif hakları

Dile getirilen iddialar arasında yeralan bazı ayrıntılar oyun yazarlarının telif hakları meselesini gündeme getirmekte.

Temag Şirketi'nde çalışan gişeciyle kapıda aynı şirket adına bilet kesen kapı görevlisi tam bileti yarım bilet gösterirse bunun tespit ve denetimini kim yapabilecek?

Bunlar Temag şirketiyle Devlet Tiyatroları Genel Müdürü, Genel Müdür Yardımcısı, Ankara Müdür Vekili hakkında 4422 sayılı yasa hükümlerinin uygulanmasını gerektirir iddialarının ayyuka çıkmasına sebep oldu. Kulislerde dile getirilmesinin yanısıra Başarı Danışmanlık sahibi Saffet Kıvılcım, 31 Aralık 2002 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı'na başvurarak "çete suçlaması"nda da bulundu.

Tüm bunların dışında ileri sürülenlere göre, Devlet Tiyatrosu yöneticileri, Başarı Danışmanlık'ın sözleşmesinde yapmayı üstlendiği yılda 3 kokteyl ve 8 adet teşrifatçı çalıştırma yükümlülüğünü yerine getirtmeyerek devleti zarara uğratmaktadırlar. 16 Eylül günü Temag Firması teşrifatçı çalıştıracağını STAR gazetesine ilan vererek duyurmuştur.

Başarı Danışmanlık sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirme isteğini Devlet Tiyatroları'na Noter aracılığı ile bildirmiş olmasına rağmen Tiyatro Sahneleri'nin açılacağı Ekim ayına kadar Devlet Tiyatroları Noter bildirimi ile ilgilenmemiş, şirketin devlete yük olmadan çalıştıracağı elemanları Temag Şirketi'ne para ödeyerek çalıştırtmaktadır. Kokteylleri Başarı Danışmanlık'a yaptırtmamış ve Yaşar Kemal'in 'Yer Demir, Gök Bakır' adlı oyunu için yapılan kokteyli de Genel Müdür Lemi Bilgin'in görev yapmakta olduğu Bilkent Otelcilik Firması'na 7 milyara yaptırıldı ve bu suretle devlete bedavaya mal olacak kokteyl için gereksiz para ödendi.

Tiyatrocular Bakan Çelik'e rapor verdi

AK Parti Hükümeti'nin kurulmasının ardından tiyatrocular bir rapor hazırlayarak Kültür Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik'e ulaştırdılar. Tiyatrocuların Bakan Çelik'e ulaştırdığı raporda, tiyatronun sorunlarının yanı sıra, mevcut sorunların aşılması için yapılabilecek pratik öneriler de yer aldı.

Tiyatrocuların Bakan Çelik'e ulaştırdıkları rapor "Acil Çözümler, Kanunsal Çözümler, Tanıtım ve Yaptırımlar ile Ulaşılacak Hedefler" bölümlerinden oluşuyor.

Acil Çözümler başlığını taşıyan bölümde, mevcut

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin'in uygulamalarının tiyatroya verdiği zarar anlatılarak, 52 trilyon lira bütçe ile 1 milyonun biraz üzerinde bir seyirci kitlesine ancak ulaşılabilmenin büyük bir başarısızlık göstergesi olduğundan sözediliyor. Turne hareketlerinin çoğaltılması gereğine değindikten sonra bölge tiyatrolarına deneyimli sanatçıların tayinin yapılması öneriliyor.

Raporda tiyatro çalışanlarıyla ilgili de şu öneriler yeralıyor:

  • Emeklilik şartları iyileştirilerek kadro boşluğu yaratılmalı.

  • Ödenekli ve özel tiyatroların yıllık cirolarının 200 trilyon olduğu belirtilerek, Sayıştay/Maliye Bakanlığı/Kültür Bakanlığı tarafından bu cironun tiyatro iş kolunda çalışanların seçeceği bir komisyon tarafından proje bazında paylaştırılmalı.

  • Boş olan sanat personeli Milli Eğitim'de sanat dersleriyle ilgili görevlendirilmeli.

  • Yaşlı balerin ve baletlerin erken emekliliği sağlanmalı, eğitimde görev almaları için kanuni düzenleme yapılmalı.

  • Sadece büyük şehirlerde eğitim yapan dans okullarına Anadolu'dan öğrenci getirilmesi için bale program hazırlamalı.

  • Sanat festivallerinin devlet denetimine alınması ve ağırlıklı olarak Türk sanatçıların temsil edilmesi için kanun hazırlanmalı.

  • Ülke dışına çıkan resim ve heykel sergileri için gümrükle ilgili mevzuat karmaşasına son verilmeli.

  • Sanat yapan insanların kanunlarda tam tarifinin yapılması sağlanmalı. Bu Çalışma Bakanlığı ile koordineli yürütülmeli.

  • Tiyatrocuların Bakan'a ulaştırdığı raporda, mevcut tiyatro yöneticileri ile ilgili olumsuz bilgiler de yeraldı.

  • Ayrıca bir başka tiyatrocu grup ise, Kültür Bakanı Çelik'e seçimlerin hemen ardından 4/5 Kasım tarihlerinde yapılan sınavla ilgili de bil-gi aktardılar.

    Devlet Tiyatroları mahkemeye verildi
    ŞAİBELİ SINAV

    Devlet Tiyatroları'nın 25 Kasım'da Erzurum'da yaptığı sınavın iptali için idare mahkemesine dava açıldı. 14 yıldır Devlet Tiyatroları'nda sanatçı olarak çalışan bir personelin, yapılan sınavın Genel Müdür Lemi Bilgin'in sekreteri Sibel Yolcu, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Nuri Güler'in Sekreteri Hülya Başer'in suflöz olarak alınması için yapıldığını 22 Kasım'da Ankara 38'inci Noteri'ne tespit ettirdiği öğrenildi. Erzurum'da yapılan sınava da girdiği öğrenilen sanatçının, sınavın iptali için Ankara 2'nci İdare Mahkemesi'ne dava açtığı belirtildi. Yapılan sınavda Sibel Yolcu sınavı kazanırken, Hülya Başer, sınav günü "noter tespiti yapıldığı"nın ortaya çıkması üzerine sınav mahallinde olmasına rağmen sınava girmedi.

    Edinilen bilgilere göre, Erzurum'da yapılan sınav kasete de alındı. Kasetin incelenmesi halinde, sınavı "suflör" olarak kazanan Serkan Ay, başkalarının sınava tabi tutulduğu esnada sınav komisyonu başkanı Devlet Tiyatroları Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Nuri Güler'in yanında oturarak notlar tuttu.

    Sınavda kazanacakların noter kanalıyla tespit ettirildiğinin öğrenilmesi üzerine, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin, Sanatçı Temsilcisi Mehmet Ege ve Başrejisör sınav komisyonuna katılmayacaklarını ifade ettiler. Komisyona katılmayacaklarını söyleyen üç kişinin de komisyonda yeralması gerektiği belirtiliyor. Üç kişinin komisyondan çekilmesi üzerine sınav komisyonu:

    Devlet Tiyatroları Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Nuri Güler'in başkanlığında,
    Teknik Müdür Sertel Çetinel,
    Personel Daire Başkanı Ercan Serin,
    Personel Daire Başkan Yardımcısı Mustafa Saygılı (gözetimci),
    Suflözlerden Havva Evirgen'den oluştu.

    RÜŞTÜ KAZIM GENELGESİ TİYATROYU ZORA SOKACAK

    İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı bir genelgenin Anadolu'ya turneye çıkan tiyatro gruplarının gösterilerini engelleyebileceği ortaya çıktı. Dönemin İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen tarafından geçtiğimiz mayıs ayında çıkarılan genelge "sahne organizasyonları" tanımlaması içine alınan tiyatro gösterileri alınan güvenlik önlemleri yeterli görülmezse yerel kolluk kuvvetlerine gösteriye izin vermeme yetkisi veriyor. Genelge ile organizatörlerden istenenler arasında "metal arama dedektörü, X-Ray cihazı ve CCD kamerası" da yer alıyor. Çekilen görüntüler 1 ay boyunca muhafaza edilecek.

    Genel kolluk kuvvetlerinin genel güvenliğin sağlanması görevini gösterinin yapılacağı yerin etrafında sürdüreceği ilkesini getiren genelgede, kolluk kuvvetlerinin ancak suç teşkil eden bir olayın meydana gelmesi, ya da sivil görevliler tarafından önlenemeyecek olayların meydana gelmesi durumunda müdahale edebileceği belirtildi.

    "Tedbirler gizli"

    Sahne gösterilerinin siyasi ve ideolojik propagandaya dönüşmesi ihtimalinin gözönünde bulundurulması gerektiğine dikkat çeken genelge, kolluk kuvvetlerinin bu amaçla alacakları tedbirlerin kolluk kuvvetlerinde saklı kalacağını, organizatörler tarafından görevlendirilen sivil güvenlik görevlileriyle paylaşılma-yacağı ilkesini de getirdi. Kolluk kuvvetlerinin konser ya da tiyatro gösterilerinde özel koruma hizmeti vermeyeceğini belirten genelge, organizatörleri gösteri öncesi, gösteri esnası ve gösteri sonrasına yönelik olarak gösterinin yapılacağı tesiste her türlü güvenlik tedbiri ile düzen ve tertibi almakla yükümlü hale getirdi. Genelgenin getir-diği bu yükümlülük yüzünden tiyatro gruplarının turneye çıkmaktan çekinir hale geldiği belirtildi.

    X-Ray cihazı yoksa konser de yok

    Genelgenin konser ve tiyatro gösterisi organizatörlerinin temin etmekle yükümlü kıldığı cihazların anlatıldığı maddesi ise şöyle:

    "Gösterinin yapılacağı tesiste güvenlikle ilgili metal arama dedektörü, CCD kamerası, X-Ray cihazı ve güvenlik bariyeri gibi fiziki, mekanik, elektronik her türlü tedbirlerin alınması sağlanacak, genel kolluk teşkilatları tarafından mahallinde belirlenecek güvenlik standardını taşımayan sertifikalandırılmamış tesislerde sahne gösterisi yapılmasına izin verilmeyecektir."

    Genelge CCD kamerasıyla yapılan kayıtları içeren kasetlerin 30 gün süre ile muhafaza edilmesini belirterek, Cumhuriyet Savcılarının ya da genel kolluk teşkilatlarının ihtiyaç duyması halinde gerekli görüntülerin kasetlerden incelenebileceği ilkesini getirdi.

    Güvenlik görevlisi beğenmezse gösteri yapamazsın

    Sahne gösterisi için güvenlik tedbirlerinin yeterli görülmemesi halinde gösteriye izin verilmeyeceğini belirten genelge maddesi ise şöyle: "Gösterinin yapılacağı yer, zaman ve alınacak güvenlik tedbirleri ile görevlendirilen kişilerin kimlikleri en az üç gün önceden organizatörler tarafından mahallin en büyük mülki amirine bildirilecek, alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığı hususu mahalli kolluk kuvvetleri tarafından incelenecektir. Alınacak güvenlik tedbirleri yeterli görülmez ise eksikliklerin giderilmesi için yazılı olarak ikazda bulunulacak, verilecek süre içerisinde eksiklikler giderilecek, aksi halde sahne gösterisinin yapılmasına izin verilmeyecektir."


    Diğer Bölümler
    1 | 3



  • Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
     
    Ali Sali
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Hayat |
    Bilişim
    | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED