Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D İ Z İ

Şeytanlar'a 235 milyar

Hıristiyanlık propagandası yapan Şeytanlar oyununun provaları tam iki ay sürdü ve 235 milyar liraya malodu. Kulislerinde dile getirilenlere göre 235 milyar lira, sadece ibraz edilen faturalar toplamı. İddiaya göre, ibraz edilmeyen faturalar da var.

Devlet Tiyatroları'nın iki aydır provalarını sürdüren Şeytanlar oyunu için 235 milyar lira harcandığı belirtildi. Şeytanlar oyunu hrıstiyanlık propagandası yapan bir oyun. 65 özel tiyatroya 320 milyar lira dağıtan Devlet Tiyatroları'nın Şeytanlar oyunu için 235 milyar lira prova harcaması dikkat çekici bulundu. Devlet Tiyatroları kulislerinde dile getirilenlere göre 235 milyar lira, ibraz edilen faturalar toplamı. İddiaya göre, ibraz edilmeyen faturalar da var. İbraz edilmeyen faturaların toplamıyla bu rakam çok daha yüksek çıkacak. Yine iddiaya göre, rakamın çok kabarık olması üzerine tedirgin olan oyun yönetimi, ibraz edemedikleri faturaları ne yapacağını kara kara düşünüyor.

Şeytanlar'ın oyuncularından Nihat İleri İstanbul'dan getirildi. Oyun Ankara'da oynanacak olmasına rağmen, İstanbul kadrosundan Nihat İleri'nin getirilmesi dikkat çekici olarak değerlendirildi. Oyunun yönetmenliğini uzun yıllar Fransa'da yaşadığı belirtilen Mehmet Ulusoy yapıyor. Mehmet Ulusoy ise vukuatlarıyla meşhur bir sanatçı. Sanat camiasını utandıran vukuatların aktörü Ulusoy, Devlet Tiyatroları kadrosuna yeni alınan sanatçılardan. Ulusoy şu anda Hacettepe Hastanesi'nde alkol komasından yatıyor. Ulusoy'un Hacettepe'de alkol tedavisine alınması üzerine Şeytanlar'ın provalarına son verildi.

65 tiyatroya 320 milyar, Şeytanlar'a 235 milyar

Hrıstiyanlık propagandası yapan Şeytanlar oyunu en fazla prova yapılan oyunlardan biri. 2-2,5 aydır provaları sürdürülen oyunu Genel Müdür mutlaka sahnelemek istiyor. Oyundan ayrılmak isteyen personele karşı da ayrımcı davranıldığı belirtiliyor. Oyundan ayrılmak için 4 kişinin dilekçe verdiği, dilekçe verenlerden ikisinin taleplerinin kabul edildiği, ikisinin isteğinin ise reddedildiği belirtiliyor. Cem Emiler ve Levent Ülgen'in dilekçeleri kabul edilirken Murat Atak'ın dilekçesinin ise kabul edilmediği öğrenildi.

Devlet Tiyatroları'nın 2002 yılında 65 özel tiyatroya 320 milyar lira yardım yaparken, sadece hrıstiyanlık propagandası yapan Şeytanlar oyunu için 235 milyar lira harcama yapması dikkat çekici bulundu. Şeytanlar oyununu mutlaka sahnelemek isteyen Genel Müdürün bu ısrarı ise anlaşılamıyor. Ankara Tiyatro Müdürlüğü'nün Üç Kuruşluk Opera için 210 milyar, Yer Demir Gök Bakır için 230 milyar ve Peter Pan için 137 milyar lira harcama yaptığı belirtiliyor. Yaşar Kemal'in romanından aynı isimle uyarlamayı ise Rüştü Asyalı'nın ağabeyi Oğuz Nihat Asya yaptı. Yer Demir Gök Bakır'ın rejisini ise Şakir Dürzümar yaptı. 137 milyar lira harcanarak sahnelenen Peter Pan için ise tiyatro çevreleri 40 yıl önce Peter Pan'ın uçurulabildiğini, fakat bugünkü teknolojiye rağmen Peter Pan'ın oyunda uçurulamamasının bir tiyatroculuk ayıbı olduğunu belirttiler.

Diğer taraftan, Getto isimli oyun ise 3 yıldır oynanıyor ve kadrosunu başka oyunlara vermiyor. Nazilerle ilgili bir oyun olan Getto kadrosunu Erhan Gökgücü'nün başka oyunlara vermediği ileri sürülüyor. Tiyatro sahnesi olmaya elverişli olmayan Akün Sineması'nın salonu için 84 milyar lira harcayan Devlet Tiyatroları Yeni Şafak'ın haberi üzerine, sahneyi kullanmaya karar verdi ve Getto'nun bu ay içinde Akün Sahnesi'nde oynanacağını duyurdular.

Bir kiralama öyküsü

Devlet Tiyatroları Ankara'da bulunan Akün Sineması'nın salonunu kiraladı. Öncelikle Akün Sineması'nın bulunduğu aynı binanın arka yüzü Devlet Tiyatrosuna ait Şinasi Sahnesi'dir. Şinasi Sahnesi aylık 6 milyar liraya Devlet Tiyatrosu'na kiralandı. Daha önceleri bu binaya 1 km uzaklıkta Amerikan Kültür Derneği Salonu aylık 1 milyar 700 milyon liraya kiralanmışken, tiyatro yönetimi tarafından bu salondan çıkıldı.

Hemen ardından, Akün Sineması iflası üzerine aylık 14 milyar liraya bu salon kiralandı. Hizmet mantığıyla bakıldığında bu salonun bulunduğu binada sürekli olarak oyun sahnelenen Şinasi Sahnesi bulunduğu için, söz konusu kiralama yanlış bir kiralama olarak değerlendirilmekte. Bu konuda bir farklı görüş de bu semtte bir salon kiralamak yerine, halen değerlendirilemeyen fakat kullanıma hazır, masrafsız başka salonların veya hiç tiyatrosu bulunmayan başka semtlerde salon kiralanması ve oyunlar oynanması şeklinde. Ayrıca Akün Salonu'nun hizmet verebilmesi için 1 trilyon liranın üzerinde masraf yapılması gerekmekte.

Devlet Tiyatroları'nın yapmış olduğu kiralama Temmuz ayında gerçekleşti. Fakat Devlet Tiyatroları'nın bütçesinde bırakın büyük onarımı, küçük tadilatlar için bile para bulunmamakta. Bölge tiyatrolarının çoğunun tadilat için para bulamaması nedeniyle, müdürleri istifa etmektedirler. Sözgelimi Devlet Tiyatroları Van Bölge Müdürü. Bu bölge Kültür Bakanı Hüseyin Çelik'in milletvekili seçildiği bölge.

Tiyatro çevrelernde, ekonomik sıkıntının çok yoğun yaşandığı bir ülkede Temmuz ayından beri Akün Sineması salonuna bu güne kadar 100 milyar liraya yakın para boşu boşuna harcandığı şeklinde bir değerlendirme yapılıyor. Hiçbir hizmet verilmeyen bu salon, henüz gişe getirisi de sağlamadığından parasal kaybın daha fazla olduğu söylenebilir. Bu konunun gazetemizde yer alması üzerine önlem almak lüzumunu hisseden tiyatro yönetimi, acilen salon için oyun programa aldı ve ilişkide oldukları Duman İnşaat'a, ihale bile yapılmadan ve devlet bütçesinden onay almadan teslim ettiler. Devlet Tiyatroları yönetimindeki özensizlik ocak ayında oyun oynatacakları salonun biletlerini hala satışa çıkarmamalarından da belli. Çünkü Devlet Tiyatrolarında biletler satışa, 2 hafta önceden çıkar. İlan ettikleri oyunun tarihi ilkin 10 Ocak şeklindeyken, şimdi 12 Ocak'ta basın toplantısıyla salonu faaliyete geçireceklerini duyurdular. Temmuz ayında kiralanan salon için, Devlet Tiyatroları'nın salonu olarak kullanılacaktır yazısı bile ancak 7 Ocak tarihinde yazıldı.

Otel olacak sahne için tadilat

Devlet Tiyatroları'nın ilginç bir faaliyeti de kiraladıkları, mülkiyeti Ormancılar Derneği'ne ait Yeni Sahne'de yaşandı. Yönetim kurulu kararıyla binanın yıkılıp, yerine otel yapılacağı 1 yıl öncesinden belli olmasına rağmen, Yeni Sahne'de yine Duman İnşaat tarafından 320 milyar liralık güzelleştirme ve düzenleme çalışması yapıldı. Tiyatro kulislerinde ise, kullanılan malzemenin nasıl kötü olduğu konuşulmaktadır.

Turneler

Yurtdışına yapılan turne ve heyet gidişlerinde özellikle Bulgaristan ve Rusya'nın seçilmesi, yönetim kadrosunun hemen hemen hepsi bu gezi niteliğindeki turnelere gitmesi de tiyatro kulislerinde dedikodulara neden olan faaliyetlerden biri. Bir gazetenin yayınına rağmen, ülkemizi bir yemek tabağındaki bifteğe benzeten Bulgar yönetmenin sahneye koyduğu, Bulgar oyunu 'Koltuk Düşkünleri' yurtiçinde ve dışında yeteri kadar ülkemizi eleştirdi. Broşürdeki Bulgar yönetmenin yazısı bile ülke adına bir ayıp sayılıyor.

En son Dünya Kupası'na denk getirilemeyen Güney Kore turnesine Genel Müdür Yardımcısı Tamer Levent yönetmen, Genel Müdür Lemi Bilgin turne başkanı olarak gitti. Atina davetine ise Tamer Levent gitti. Yurtiçi turnelerinde ise eskiden 'Şehir Buluşmaları' adı altında yapılan ve bütçeye önceden maliyet bilgisi olarak iletilerek masrafları çıkartılan planlanmış turnelerden şimdi eser kalmadı.

Bu planlı hareketler yerine tamamen bir anda oluşturulan ve bir çok maddi-manevi ziyana neden olduğu ileri sürülen turneler yapılmak isteniyor. Örnek olarak Şinasi Sahnesi'nde yapılan turne gösterilebilir. Basık bir sahne tavanına sahip olan Şinasi Sahnesi Salonu'na İstanbul Devlet Tiyatroları'ndan 'Benerci Kendini Niçin Öldürdü' ismindeki Nazım Hikmet'e ait oyun getirildi ve yüksek dekoru nedeniyle salon önünden 12 sıra kaldırılarak üstteki büyük ışık köprüsü kesilip söküldü. Bunun yerine sahne arkasına konulan, yeni bir ışık köprüsü yaptırtıldı. Turneye gelen bu grup salonda kalan 150 oturma yerine temsil vermiştir.

Diğer bir örnek ise yönetmenliğini başrejisör Erhan Götgücü'nün yaptığı 'Getto' oyunudur. Bu oyun kalabalık kadrosu, neredeyse 5 kamyon dolusu dekoru ile İstanbul'a yolladı. Turne sırasında Erzurum'da oyun sahneye koyan ve aynı zamanda 'Getto' oyununda reji yardımcısı ve oyuncu olarak çalışan bir personel ise, sağlık nedeniyle bu yorgunluk ve stresi kaldıramayarak İstanbul'a gelince kalp spazmı geçirdi. Oyuncunun kalp spazmı geçirmesi üzerine 2 gün temsil veremeyen grubun Devlet Tiyatrolarına maliyeti 30 milyar lira civarında olduğu belirtiliyor. Buna seyirci gelirinden kaybedilenler dahil değil.

* Ocak ayı için oluşturulan programda Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı 2 ayrı oyunda rol alan bir sanatçı aynı gün aynı saatte hem Konya turnesinde hem de Ankara'da sahnelenen oyunda gösterildi. Özensizlikler bununla bitmiyor. Yeni ilan edilen bir çocuk oyununun rol dağılımı listesinde bir genç kız rolü 8 aylık hamile bir sanatçıya verildi.

İç çamaşırları, şapkalar nereden?

Devlet Tiyatroları atölyelerinde her tür eşyanın, her tür kostümün hazırlanabildiğini tiyatro camiasıyla az çok irtibatlı olan herkes biliyor. Hem tarihi, hem gündelik kostüm hazırlanabildiği gibi, sahnede kullanılıcak malzeme-lerin üretimi de yapılabiliyor. Buna rağmen, bazı oyuncuların kaprisleri ve marka tutkuları yüzünden bazı kostümler tiyatro atölyelerinde hazırlattırılmıyor. İstedikleri marka kostüm alınıyor. Marka tutkunlarından birisi Ayten Gökçer. Bir diğeri Gülenay Kalkan.

Üçüncü Selim oyununun kostümlerinin Devlet Tiyatroları atölyelerinde hazırlandığını belirten tiyatro çalışanları, Ayten Gökçer'in rol aldığı oyunların incelenmesi durumunda söz gelimi şapkasının Vakko'dan, iç çamaşırlarının Mark&Spencer'dan alındığının tespit edilebileceğini belirtiyorlar. Yine "Beni Dünya Kadar Sev" oyununun incelenmesi durumunda, Gülenay Kalkan'ın sabahlığının Mark&Spencer'dan alındığının tespit edilebileceğini belirterek, Üçüncü Selim oyununun kostümlerini hazırlayan bir Devlet Tiyatroları atölyesinin Ayten Gökçer'e şapka mı dikemeyeceğini, bir Gülenay Kalkan'a sabahlık mı dikemeyeceğini soruyorlar.

Sanatçılar arasında bir de marka tutkularından dolayı, oyunda kul-landıkları kostümleri kendi parala-rıyla alan oyuncular var. Bunlardan birinin Çetin Tekindor olduğunu tiyatro çalışanları söylüyor. Çetin Tekindor'un, bir İngiliz Aristokratını oynadığı oyunda kullandığı ayakkabıların ücretini kendisinin ödeyerek aldığı belirtiliyor.

Bazı oyunların maliyeti...

3 Kuruşluk Opera
Temsil sayısı 10
Genel seyirci toplamı 5645
Toplu satış 3622
Getirdiği hasılat 20 milyar 976 milyon lira
Yönetmen- Erhan Gökgücü
Toplam çalışma süresi 6 Ay
İlk oynanış 26-Şubat-2002
Bu oyun için yapılan masraf 205 milyar lira

Yer Demir Gök Bakır
Temsil sayısı 9
Genel seyirci toplamı 5852
Toplu satış 4459
Hasılatı12 milyar 330 milyon 500 bin lira
Yönetmen- Emekli, Şakir Dürzümar
Toplam çalışma süresi 5 ay
İlk oynanış 26- Nisan-2002
Bu oyun için yapılan masraf 190 Milyar lira.

Peter Pan- Çocuk oyunu
Temsil sayısı 48
Genel seyirci toplamı 20561
Toplu satış 18562 - Davetiye 1999
Hasılat 17 milyar 506 milyon 500 bin lira.
Yönetmen- Emekli, Emin Olcay
Toplam çalışma süresi 2 ay
ilk oynanış 27 Şubat -2002
Bu oyun için yapılan masraf 137 milyar lira.

3 Kuruşluk Opera isimli oyunda müzik telif hakları ihlal edildi. Oyunun orijinal müzikleri değiştirildi. Bunun büyük bir suç olduğu belirtilerek, imzalanan uluslar arası sözleşmede anlaşmazlık durumunda yetkili mahkemelerin Almanya mahkemeleri olduğu, Genel Müdür Lemi Bilgin'in imzalayarak kabul ettiğine dikkat çekiliyor. Bu konu uluslararası bir skandal. Bu nedenle de eserin Maliyeti 205 milyar lira olmasına rağmen profesyonel bir video kaydının bile çekilmediği ileri sürülüyor. Telif ihlali yüzünden eserin gizlenmeye çalışıldığı da iddialar arasında.

Yer Demir Gök Bakır isimli oyun büyük maliyetine rağmen çok az oynatıldı ve bu oyundan büyük zarar edildi.

Peter Pan isimli oyun bir dünya klasiğidir ve 137 milyar liraya mal oldu. Oyun Devlet Tiyatroları'nda 40 yıl önce oynandığında, rolün gereği olan Peter Pan' nın uçması o dönemdeki oyuncu Işık Yenersu tarafından başarılabi-lirken, bu dönemde sahnelenen Peter Pan uçamamakta.

Sözünü ettiğimiz yüksek maliyetli oyunların, neden kadrolu yönetmelere verilmeyip 2'si emekli, diğeri başrejisörlük görevinde bulunan şahıslara verildiği ve kadrolu yönetmenlerin an az 5 tanesinin boş tutulması da bir başka soru işaretine yol açmakta.

Tüm bunların dışında...

Ankara'da 2.5 aydır prova yapmakta olan Şeytanlar isimli oyunun Devlet Tiyatroları atölyeleri dışında OSTİM'de yaptırılan dekoru ile, henüz sahne almadan gideri şimdilik 235 milyar lira. Devlet Tiyatrosu çalışanlarının verdiği bilgiye göre bu rakam sadece ibraz edilen faturaların toplamı. Henüz ibraz edilmeyen faturalar ibraz edilse rakam daha da kabaracak. Üstelik bu oyun Hıristiyanlık propagandası içermekte.

Oyunun provalarında yönetmen Mehmet Ulusoy'un, çalışmalara alkollü gelmekte ve oyuncularla problem yaşamakta olduğu tiyatro çalışanları tarafından dile getiriliyor. Sahne amirinin idareden aldığı talimatla, alkol için rapor tutamadığından dolayı görevinden ayrıldığı ileri sürülüyor. Oyunculardan 2 kişi şu anda oyundan ayrılmış durumda. Şu anda ise Mehmet Ulusoy alkole bağlı yüksek tansiyon nedeni ile felç geçirdiği için hastanede yatıyor. Oyunun provaları ise yapılan bunca masrafa rağmen doğal olarak durduruldu.

Oynanan üç oyun, prova yapılan oyun için tanıtım, personel giderleri, bina kullanım giderleri, servis ücretleri, su elektrik giderleri payı ve iş gücü toplamı olarak 800 milyar lira civarında. Bu 4 oyuna bu kadar para harcanırken, devlet yardımı alan 65 özel tiyatroya 320 milyar lira verilmekte. Genel Müdür Lemi Bilgin ise aynı zamanda Özel Tiyatro komisyonu üyesi.

Kenan Işık müdür mü oluyor?

Tiyatro kulislerinde bu ara en çok konuşulanların başında Genel Müdür'ün kim olacağı geliyor.

Mesleki gruplaşmanın çok yoğun olduğu ileri sürülen tiyatro camiası, çok farklı isimlerin

Genel Müdürlüğü üzerine sohbet ediyor.

Son günlerde Kim 500 Milyar İster programının sunucusu ve Dadı dizisinin başrol oyuncularından Kenan Işık'ın Genel Müdürlük için ismi kulislerde dile getiriliyor. Mesleki gruplar arasında Kenan Işık'ın Genel Müdürlüğe isminin geçmesine sevinenler olduğu gibi "Kenan Işık Genel Müdür olursa tiyatroda ne değişecek? Bu Genel Müdürün görevden alınmasına ne gerek var?" argümanlarını dile getirenler de var. Sanatçı Kenan Işık'ın ise söz konusu dedikodulardan pek etkilenmediği sanatçıyla Genel Müdürlük meselesini konuşanlar tarafından dile getiriliyor.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'ne ismi geçen bir diğer şahıs ise Zafer Kayaokay. Bölge tiyatrolarında müdürlük de yapan Zafer Kayaokay'ı Kültür Bakanı İstemihan Talay görevden almıştı. Zafer Kayaokay'ın isminin Genel Müdürlük için isminin geçmesi de tiyatro içinde bazılarını sevindirirken, bazılarını da "Değişen bir şey olmayacak" aldırmazlığı içine itiyor.

Kültür Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik'in ise Genel Müdür Lemi Bilgin'e "Daha fazla yıpranmadan istifa et istersen" dediği kulislerde dile getiriliyor.

Kimin eli kimin cebinde

Televole kültürünün bu kadar baskın olması sanat camiasına en büyük darbeyi vuran etkenlerden biri. Sanatçılar için halk nezdinde hakim olan imaj, sanatla uzaktan yakından bağı olanların yüzünü kızartacak kadar çirkin. Aynı imaj tiyatro sanatıyla ilgilenen sanatçılar için de geçerli.

Tiyatro kulislerinde dile getirilenlerin küçük bir kısmını yazmak bile ortaya "porno bir kitap" çıkartacak kadar yüz kızartıcı. Kimin eli kimin cebinde, kimin sevgilisi kimin koynunda çeteleyi tutmak bile zor. Tabii, anlatılanları dinlerken "sanatçı rekabeti", "sanatçı kaprisi" nedeniyle ortaya çıkan bazı abartıların olduğunu görmezden geliyor değiliz. Abartıların hepsi düşülse bile ortaya çıkan tablo, hiç de hoş bir tablo değil.

Sanat camiasının hayat biçimi tercihlerinden kaynaklanan bazı "rahatlıklar", camia içinde yer alan, ama farklı hayat biçimi tercihleri olanların bile kabullenmekte zorlandığı kadar abartılmış durumda. Televole kültürünün bütün bu yaşananlarda etkisi yok mu! Hem de çok.

TRT ya da özel kanallardaki bazı dizilerde rol alan bazı sanatçıların birlikte yaşamaları, söz konusu sanatçıların kendi tercihleri. Fakat aynı sanatçıların Devlet Tiyatrosu kadrosunda olduğu halde, uzun zamandır rol almadığı halde, üstelik kadrosu Ankara'da olmasına rağmen İstanbul'da yaşaması ve maaş almaya devam etmesi Devlet Tiyatroları'nın tercihi.

Devlet Tiyatroları yöneticileri uzun zamandır herhangi bir oyunda rol almayan, ama televizyon dizilerinde boy gösteren sanatçıları için bir çözüm yolu düşünüyor mu sormak gerekir. Ayrıca, tiyatro kulislerinde açıktan açığa konuşulacak kadar alenileşmiş "kimin eli kimin cebinde"ye el atacaklar mı, yoksa hiç değilse bu kadar aleni yapılmaması konusunda muhataplarını uyaracaklar mı, açıkçası bilmek isteriz. Çetelesini tutmakta bile zorlandığımız ilişkiler, yoksa tiyatronun açmazı olarak, televole kültürünün tiyatroya bir katkısı, bir armağanı olarak kalacak mı, önümüzdeki yıllar gösterecek.


Diğer Bölümler
1 | 2

Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
 
Ali Sali
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Hayat |
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED