Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D İ Z İ

Dosyası kabarık

İÜ Rektörü Alemdaroğlu hakkındaki suç duyurularının haddi hesabı yok

Maliye Bakanlığı müfettişleri 1998'de İstanbul Üniversitesi'nde yaptıkları inceleme sonunda hazırlanan bir raporda bazı usülsüzlüklere yer verildi. Raporda 1997 yılında üniversite bünyesinde misafirhane, tatil kampı, kantin, büfe, çay bahçesi, market, halı saha, kreş, kafeterya gibi 67 adet gelir getirici yerden elde edilen 267 milyar 28 milyon lira değerindeki geliri hesaplara aktarmamışlardı. İncelemede 54 üniversite personeli ile ücretleri Öğrenci Sosyal Hizmetler birimi Bütçesinden ödenen 67 adet geçici işçinin üniversite sosyal tesislerinde kanunsuz olarak çalıştırıldığı ortaya çıktı. Üniversiteye ait gelir getirici yerlerin ihaleye çıkarıldığı veya kiraya verildiği belirlendi. Üniversiteye ait 18 adet gelir getiren yerin nasıl kiraya verildiği ve kiraların kimin tarafından tahsil edildiği ise aydınlatılamadı.

Gürüz'den dosyaya sümenaltı

Aynı yıl Maliye'nin inceleme raporunda da ihalelere fesat karıştırıldığı, öğrencilere harcanması gereken 700 milyar lira civarında parayla, başka işler yaptırıldığı, öğrencilerin parasıyla hediyelik eşyalar, yurt içi ve dışı seyahat biletleri, yılbaşı hediyeleri, kimlerin bile katıldığı belli olmayan yemek davetleri verildiği, paraların yasa ve yönetmeliklere aykırı bir biçimde kullanıldığı tespit edildi. Maliye Bakanlığı, kanun gereği ihalelere fesat karıştıran, görevini suistimal eden ve usulsüz bir şekilde çeşitli firmalara para aktaranlar hakkında Türk Ceza Kanunu uyarınca soruşturma açılmasını ve usulsüz ödemelerin başta Rektör Alemdaroğlu olmak üzere ihalelerde görev alanlardan tahsil edilmesini istedi. Bakanlık raporun bir örneğinin YÖK Başkanlığı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini istedi. 1999 yılı başında YÖK'e gönderilen inceleme raporu sümen altı edildi. YÖK Başkanı Kemal Gürüz ne savcılığa suç duyurusunda bulundu ne de bir işlem yaptı.

Sayıştay raporları

İÜ'de usulsüzlük saptayan sadece Maliye değildi. Sayıştay denetçileri ve Vakıflar Genel Müdürlüğü de bazı usulsüzlükleri tespit etti. Sayıştay, Maliye Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri Kemal Alemdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulundular.

Yapılan araştırmalara göre, gelir getirici yerlerin Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı'nca işletilmesi ve gelirlerin kamu bankalarından birine yatırılıp, Bütçe Daire Başkanlığı'na kaydedilmesi gerekirken, üniversite yönetim kurulunun, kanuna aykırı bir şekilde çıkarttığı Sosyal Tesisler Yönetmeliği ile üç kişilik bir yürütme kurulunu tesisleri işletmeye yetkili kıldığı ortaya çıktı. İÜ, Sayıştay'a 12 gelir getirici yerin zimmetini bildirmesine rağmen Maliye Bakanlığı'nın denetiminde ise 67 gelir getirici yer tespit edildi. Yine "Dr. Ziya Gün İstanbul Üniversitesi'ne Yardım Vakfı"nda tespit edilen usulsüzlükler sebebiyle Rektör Kemal Alemdaroğlu başta olmak üzere Yönetim Kurulu üyelerinin görevden uzaklaştırılmaları istendi. Ancak suç duyurularıyla ilgili işlem yapılmadı.

1999 yılında İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Araştırma Merkezi eski Müdürü Prof. Dr. Celal Erçıkan, Rektör Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu hakkında 500 sayfalık yolsuzluk dosyası hazırlandığını belirterek, üniversiteye bağlı iki vakıfta da usulsüzlük yapıldığını iddia etti. Erçıkan yaptığı bir basın toplantısında YÖK Başkanı Kemal Gürüz'e çağrıda bulunarak sözkonusu raporun YÖK kanalıyla gereği yapılmak üzere savcılığa sevk edilmesini istedi. İÜ'ye bağlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi bünyesindeki Ziya Gün Vakfı'nda yolsuzluk yapıldığını öne süren Erçıkan, Vakıf adına sahte fatura bastırıldığını, mesai içi çalışmaların mesai dışı gösterilip haksız kazanç sağlandığını savundu. Erçıkan İstanbul Üniversitesi Vakfı'nda da yolsuzlukluk yapıldığını ileri sürüyordu. Emekli Prof. Erçıkan, Alemdaroğlu'nun talimatıyla 50 yıl çalıştığı üniversiteye ziyaretçi olarak dahi giremiyordu.

Dosya Rektör'e gönderildi!

Prof. Dr. Celal Erçıkan, üniversite bünyesindeki vakıflarda yapılan yolsuzluklarla ilgili olarak Maliye Bakanlığı, Sayıştay, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve TBMM YÖK Araştırma Komisyonu'na 50'ye yakın dosya ile ihbarlarda bulundu. Prof. Dr. Erçıkan, 11 Mayıs 2001 tarihinde tüm bu suç delilleri ile birlikte Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Hazırlık evrakını inceleyen görevli savcı, raporunda "Hukuken var olmayan Dr. Ziya Gün Enstitüsü kurup mesai saatleri içerisinde hasta kabul edip döner sermayeye gitmesi gereken paranın özel bir kuruluşta topladıkları böylece görevlerini suiistimal ettikleri iddia edildiğinden" diyerek görevsizlik kararı verdi ve dosyayı İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'ne gönderdi! Erçıkan, sanıklardan vakıf yöneticisi olmaları yönüyle şikayetçi olduğunu belirtiyor, bu nedenle sanık-ların, YÖK Kanunu'na göre değil, vakıflarda yapılan yolsuzluk nedeniyle DGM'ye sevk edilmeleri gerektiğini savunuyordu. Erçıkan, Alemdaroğlu hakkında zimmet, ihtilas, irtikap suçlamalarının yer aldığı dosyanın incelenmek üzere Rektör Kemal Alemdaroğlu'na gönderilmesini ise anlamadığını ifade ediyordu.

"Yargı önüne çıkacak"

Erçıkan, gerek 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e gerekse 10. Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer'e Alemdaroğlu hakkındaki iddialarını içeren mektuplar gönderdi. Alemdaroğlu hakkındaki iddialarını sürdüren Erçıkan, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nda 9 klasör, 'zimmet, irtikap, vergi kaçakçılığı, bilimsel hırsızlık ve örgütlü suçu' içeren 1400 sayfa resmi belgeden oluşan bir suç duyurusunun bulunduğunu belirterek, "Prof. Alemdaroğlu önümüzdeki günlerde ya DGM ya Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkıp hesap verecek" şeklinde konuşuyordu.

Alemdaroğlu hakkında İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda da bulunan Prof. Celal Erçıkan, Alemdaroğlu'nun mutlaka yargı önüne çıkacağını vurguluyor.

Alemdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunan sadece Erçıkan değildi. TBMM'de kurulan YÖK Araştırma Komisyonu, 2000 yılının Mayıs ayında hazırladığı 343 sayfalık taslak raporda Alemdaroğlu hakkında da suç duyurusunda bulundu. Komisyon hem öğretim üyelerinin şikayetlerini dinledi, hem de yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını araştırdı.

Bilimsel intihal

Rektör Alemdaroğlu hakkındaki bir başka iddia da bilimsel intihal idi. İddialara göre Prof. Alemdaroğlu'nun, 1995 senesinde, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde görevli iken kendisiyle beraber aynı kürsüde bulunan Mustafa Taşkın ve Berat Apaydın adlarındaki iki doçentle beraberce yayınladığı "Laparoskopik Cerrahi'' adlı kitaptaki Prof. Alemdaroğlu tarafından yazılan "Laparoskopik Kolektomi'' başlıklı bahsin, Kaliforniya'da, Saint Joseph Tıp Merkezi'nin Genel Cerrahi Servisi Şefi Dr. Philippe Jean Quilici'nin 1992'de çıkarttığı "New Developments in Laparoscopy'' isimli çalışmasından makaslanmıştı. İddia Türkiye sınırlarını aşarak uluslar arası boyut kazandı. Virginia Üniversitesi bünyesindeki "İntihal Kaynakları Merkezi'' Alemdaroğlu'nu "intihalcilikle'' suçladı. Uluslararası Cerrahi Birliği de Alemdaroğlu'ndan açıklama istiyordu. Dr. Quilici'nin kitabını basan Amerikan Tyco şirketinin temsilcisi

Kathleen Tracy, "Dr. Quilici'nin makalesinin ve makalede yeralan Eric Hatton'a ait çizimlerin Türkiye'de yayınlanması için izin vermemiş olduklarını'' duyurdu. Ancak Tracy kısa bir süre sonra hata yaptığını belirterek, Tyco'nun Türkiye temsilciliği ile görüştüğünü ve yayın konusunda izin alınmış olduğunu ileri sürüyordu. Tyco'nun özrü ikna edici görünmemiş olmalı ki, Uluslararası Cerrahi Birliği Genel Sekreteri Prof. Felix Harder, derneğin üyesi olan Alemdaroğlu'na yazdığı mektupta, yayının büyük bölümünün Dr. Quilici'nin çalışmasından izinsiz olarak alıntılandığını belirterek açıklama istiyordu. Alemdaroğlu iddialar üzerine kitabın yayın iznini aldıklarını belirtiyor. Ancak, alıntı yapma iznine sahip olduğunu iddia ettiği araştırmayı kullanırken neden dipnot kullanmadığını, neden yazarın adını belirtmediğini, dahası kitaba "çeviren'' ibaresini koymadığını izah edemiyordu.

Savaş Ay patladı

Alemdaroğlu, intihal iddialarına cevap vermiyor, gazetecilerin telefonlarına çıkmıyordu. İddialar hakkında bilgi almak isteyen gazeteci ve tv programcısı Savaş Ay, Alemdaroğlu'na ulaşamıyordu. 07 Aralık 2001 tarihli Akşam gazetesinde "Alemdaroğlu neden susuyor?" başlıklı yazısında Savaş Ay şöyle diyordu: "Alemdaroğlu 1996 yılında 3 editöründen biri olduğu kitabın intihal ürünü olduğu ileri sürülüyor uzun süredir. Konuyu Alemdaroğlu'nun kendisinden öğrenmek ne mümkün? Telefonlara yanıt vermiyor, kendisine mikrofon uzatanlara: 'Şimdi yeri değil, şimdi sırası değil' türünden tavır alıyor. Ama bir yandan da aracılar koyup: 'Aman rektör seçimleri öncesi üstüme gelinmesin. Malum, seçim sürecinde bizim gibi Atatürkçülerle karşıtları arasında bir çekişme hali var. Bizden yana çıkınız!..' Sayın hocam bırakın sizden yana çıkıp çıkmamamızı da siz önce telefonlara çıkınız."

Bardakçı'dan Gürüz'e sitem

İntihal iddialarını köşesine taşıyan Murat Bardakçı, 14 Temmuz 2002 tarihli Hürriyet'te, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde hocalık eden Prof. Dr. Atalay Arkan'ın Almanya'da çıkmış olan anestezi ile ilgili bir kitabı intihal ederek Türkçe'ye çevirdiğini, üzerine kendi ismini koyarak yayınladığını, İzmir Tabip Odası'nın Arkan'a 15 gün meslekten men cezası verdiğini, Türk Tabipler Birliği'nin de kararı onayladığını kaydediyordu. Bardakçı, "Bu intihal hadiseleri sırasında, birkaç ay öncesine kadar her vesileyle 'İntihalcileri bildirin, gereğini yapalım' diyen YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz'de hiçbir hareket yoktu. Bendeniz, şimdi İstanbul Tabip Odası'nın başındakilerin ilmi haysiyete İzmirli meslekdaşları kadar düşkün olmamalarının sebebini merak ediyorum" diyordu.

Komisyon'dan suç duyurusu

Üniversiteler ve YÖK hakkındaki iddiaları inceleyen TBMM YÖK Araştırma Ko-misyonu Alemdar-oğlu hakkında 5 ayrı iddiadan suç duyurusu yaptı.

Alemdaroğlu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunan YÖK Araştırma Komisyonu Başkanı Mustafa Gül, kanuna ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak üniversiteye ait resmi telefonu evinde kullanması, konuşma bedelini bütçeden ödettirmesi, İÜ Rektörlüğü vakıf veya işletmelerince işletilen büfe, otopark, kantin ve kafeteryalar ile konukevleri ve sosyal tesislerden elde edilen gelirlerin üniversite bütçesine aktarılmaması, İÜ'ye ait sosyal tesislerden elde edilen gelirlerin, 1996, 1998 ve 1999 yıllarında üniversite adına açılacak bir milli banka hesabına yatırılmaması nedeniyle Rektör Alemdaroğlu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusunun üzerinden 18 ay geçmesine rağmen Alemdaroğlu hakkında yasal işlem başlatılma-ması İstanbul Milletvekili Azmi Ateş'i harekete geçirdi. Ateş, 25 Aralık 2001 günü Başbakan Bülent Ecevit'in yazılı olarak cevaplaması için verdiği soru önergesinde, Alemdaroğlu hakkındaki suç duyurularını hatırlatarak, "Bugüne kadar herhangi bir yasal işlem yapılmaması hususunda sizce Alemdaroğlu'nu ayrıcalıklı kılan nedir?" diyordu.

Buzağı öldü diye rektör görevden alındı

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Kemal Alemdaroğlu iyi bir cerrah, ama iyi bir yönetici olmadığı açık. Yüksek Öğretim Kanunu ve Yüksek Öğretim Kurulu'ndan kaynaklanan olağanüstü yetkileri sonuna kadar kullanan bir isim. Bunlara 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in ve YÖK Başkanı Kemal Gürüz'ün yakın desteği de eklenince, Alemdaroğlu'nun, hakkındaki sayısız iddialara ve yoğun bir muhalefete rağmen iki dönem rektörlük koltuğunda oturabilmesi anlaşılır hale geliyor. Harran Üniversitesi eski rektörü Prof. Servet Armağan'ı keyfi ve soyut gerekçelerle görevden alabilen YÖK Başkanı Kemal Gürüz, çeşitli usulsüzlük iddiaları nedeniyle hakkında çok sayıda suç duyurusunda bulunulan Kemal Alemdaroğlu'nu görevde tuttu. Prof. Servet Armağan'ın üniversiteye ait birkaç buzağının ölümü nedeniyle kurumu zarara uğratmakla suçlanarak görevden alındığını hatırlatmak gerekiyor.


Devam Sayfaları
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 8 | 9



Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
 

Abdullah Muradoğlu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Hayat |
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED