AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

D İ Z İ
Hilafet tartışması

Mustafa Kemal ile Kazım Karabekir arasında 'hilafet' konusunda anlaşmazlık yaşanmış, Atatürk Sultan Vahdettin'in, Karabekir Paşa ise Abdülmecit'in halife olmasını istemiş.

İstiklal Harbi'nin önemli komutanları, ki pek- çok tarihçi tarafından Kuva-yı Milliye liderleri olarak nitelendirilmişlerdir. Bunlar Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Çakmak, İsmet Paşa, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Kazım Karabekir'dir. İstiklal Harbi bu liderler açısından farklı biçimlerde anlatılmış, yer yer birliktelikler, yer yer ihtilaflar söz konusu olmuştur. Kazım Karabekir Paşa, İstiklal Harbi'nin sadece Atatürk ve İnönü eksenli anlatılmasına da itiraz eder.

Karabekir'in kitabı imha edildi

Uğur Mumcu'nun 1990'da Cumhuriyet gazetesinde yayınladığı ve daha sonra da kitap haline getirdiği "Kazım Karabekir Anlatıyor" isimli kitapta Atatürk ve Kazım Karabekir arasında geçen pekçok olay yer alıyor. Mumcu, Atatürk ile Karabekir Paşa arasında 1933 yılında Milliyet gazetesinde günlerce yer alan tartışmaları da verir. İddialara göre Atatürk "Millici" takma adıyla Karabekir Paşa aleyhinde yazılar yazar. Karabekir Paşa, Milliyet gazetesine 7 mektup göndermiş, bu mektupların sonuncusu devletin beynelmilel menfaatlerine aykırı olduğu gerekçesiyle yayınlanmamış. Bunun üzerine Karabekir Paşa, "İstiklal Harbimizin Esasları" başlıklı bir kitap hazırlamış. Ne var ki sözkonusu kitaba daha matbaada iken el konuldu. Yanısıra Paşa'nın Erenköy'deki evi basılarak kitabın nüshaları ve kitaba kaynak teşkil eden belgelere el konulmuş. Matbaada el konulan 3 bin kitap ise Topkapı dışındaki çukurlarda yakılarak imha edilmiş. Ancak Karabekir'in yakılan kitabı saklanabilen birkaç nüsha sayesinde 1951'de yayınlanabilmiş.

Atatürk halifeliği Vahdettin'e verecekti, Karabekir engel olmuş!

Uğur Mumcu'nun kitabında Karabekir'den kaynaklanan iddialara göre Atatürk halife olmak istiyordu. Bir diğer anlaşmazlık konusu da saltanatla hilafetin birbirinden ayrılması durumunda halifenin kim olacağıdır. Karabekir'in öne sürdüğü görüşe göre Atatürk Sultan Vahdettin'in, Karabekir Paşa ise Abdulmecit'in halife olmasını istedi. Karabekir: "Mustafa Kemal Paşa, Vahdettin'in kalmasını istiyordu. Sebep olarak da suçlu olduğundan sözümüzden çıkmayacağını, eğer Mecit Efendi halife olursa, bize zorluk çıkarabileceğini ileri sürüyordu. Buna karşı benim mütalaam şuydu: Millete baği diyen, bizi asi diye fetva çıkararak idama mahkum eden ve düşmanlarımızla birleşerek milli hükümetimize karşı Halife Ordusu gönderen bu adamı tutmak millete karşı olduğu kadar tarihe karşı da bizi küçük düşürür. " Böylece Karabekir Paşa'nın Sultan Vahdettin hakkındaki kanaatini de öğrenmiş oluyoruz.

Kazım Karabekir Paşa'nın anlattığı Atatürk ile resmi tarihin anlattığı Atatürk arasında önemli farklılıklar vardır. Karabekir Paşa, 7 Şubat 1923'te Atatürk'ün Balıkesir'de Ulucami'de verdiği ünlü hutbeyi de eleştirir. Mustafa Kemal Paşa'nın hutbe hakkında ne düşündüğünü sorması üzerine, "Dünya işlerini camilere soktuğumuzun acısını çektiğimiz yetmez mi Paşam?. Milli işlerimizi neden yine camilere sokuyoruz. Ve neden siz başkumandan olduğunuz halde dinle hilafetle bir din adamı gibi hatta daha ileri giderek meşgul oluyorsunuz? Münevverlerimiz haklı olarak bu gidişi iyi telakki etmeyeceği gibi bu yol da esasen tehlikelidir. 1921 Şubatında Şark'tan teklifimde -birtakım muhafazakarların yine işe karışarak teceddüt hareketlerinden mahrum kalacağımız endişesini arz etmiş ve memleketin yüksek mütehassıslarıyla esaslı programlar yapılarak bunların tatbikinde sebat ve sadakat lüzumunu bildirmiştir" der.

Nutuk, Resmi Tarih'in tek dayanağı mı

"Kurtuluş Savaşı, öncesi ve sonrası"nı içeren resmi tarihin yegane kaynağı olarak kabul edilen Nutuk, Atatürk'ün 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayı'nda yaptığı konuşmanın metnidir. Nutuk'un Kurtuluş Savaşı'nın tek ana kaynağı olarak görülmesi ve okul kitaplarının da bu kaynak esas alınarak yazılması Karabekir Paşa'nın tepkisini çeker. Kurtuluş Savaşı'na komuta eden büyük komutanların yazdıkları hatıralar birbiriyle çelişik pek- çok konuyu içerir. Tek Parti döneminde Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve İsmet Paşa etrafında şekillendirilen bir resmi tarihe tanıklık eder. Kurtuluş Harbi ile ilgili çok çeşitli sivil kaynaklar ortaya çıkmışsa da ders kitaplarında Tek Parti döneminin ürünü resmi tarih genel hatlarıyla devam eder. Öyle ki neredeyse bir tabu haline getirilen resmi tarihle çelişen yaklaşımlar, tezler, kaynaklar yazarlarının soruşturma geçirmesine, eserlerinin toplatılmasına neden oldu.

KARABEKİR NUTUK'UN HATA VE SEVAP CETVELİNİ TUTMUŞ!

Kazım Karabekir Paşa'nın Nutuk'un tek kaynak olarak gösterilmesine itiraz eder. Mumcu'nun "Kazım Karabekir Anlatıyor" isimli kitabındaki bilgilere göre, 27 Mart 1945'te Milli Eğitim Bakanlığı'nda bu konu tartışılır. Tartışma, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'in odasında yaşanır. Hasan Ali Yücel ve Enver Ziya Karal'ın tartıştıkları kişi Kazım Karabekir'dir. Üç kişi arasındaki görüşmeler nisan ayının ortalarına kadar sürer, toplantıda dile getirilen görüşler bir tutanağa geçirilir. Karabekir, Prof. Enver Ziya Karal'ın yazdığı kitabın ana kaynağının Nutuk olmasını eleştirerek şöyle der: "Nutuk çok yanlış ve tarafgiranedir. Nutuk'ta daha ziyade teferruat üzerinde durulmuş ve esaslar kamilen ihmal edilmiştir. Benim yakılan kırk kitabım içinde biri de Nutuk'un hata ve sevap cetveli adını taşımaktaydı. Bunda Nutuk'un yanlışları bir bir gösterilmiştir." Karabekir Paşa'nın cumhuriyet tarihinde olayların Atatürk ve İnönü etrafında toplandığına ve inkilap tarihinin seyrinde onlardan başka pekçok kimsenin emekleri olduğu halde bu cihetin işaret edilmediği şeklindeki itirazına Prof. Karal "devlet tarihi yazıyoruz" şeklinde cevap vermiş. Prof. Karal'ın tutanaklara geçen cevabı şöyledir: "Yazılan tarih devlet tarihidir. Tarih olaylarının devlet bakanları etrafında toplanması bütün devlet tarihlerinden göze çarpan gerçektir. Klasik bir ders kitabında bir olayın bütün kahramanlarını saymak imkanı yoktur. "

-BİTTİ-

1. BÖLÜM: Vatanını seven biriydi
2. BÖLÜM: Atatürk'e millî mücadele görevini Vahdettin verdi
3. BÖLÜM: 'Babam Vahdettin kederden öldü'


4 Ağustos 2005
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan


Abdullah Muradoğlu


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED