Büyükşehir belediyelerinde yeni düzenlemeler
Büyükşehir belediyelerinde yeni düzenlemeler

6360 sayılı yasa ile halen büyükşehir statüsündeki 16 il''e ek olarak il nüfusu 750 bini geçen 13 il daha büyükşehir statüsüne kavuşmuştur. Böylece yeni yasa ile büyükşehir sayısı yaklaşık iki kat, büyükşehirlerin hizmet götürdükleri alan ise 10 kat artmaktadır.

YEREL YÖNETİMLER KALKINMAYA KATKI SAĞLAMAK İÇİN NE YAPMALIDIR?

Genel olarak belediyelerin merkeze bağımlılıklarının yüksek olduğu bilinmektedir. Bu bağımlılığın kısmen azaltılabilmesi için belediyelerin vergi gelirlerindeki paylarının yanı sıra öz gelirlerini oluşturan yerel kaynakların harekete geçirilmesi gerekir. Ancak özellikle küçük belediyelerin öz gelir yaratma kapasiteleri (nüfusu 10.000 altındaki belediyelerde bunun oranı sadece % 5) son derece zayıf olmakla beraber genel bütçeden aldıkları payın da tamamına yakını personel ve diğer giderlere gitmektedir. Buralarda uzman personel sayısı ve belediye hizmetlerinin gerektirdiği makine parkı çok azdır. Böylece belediyeye yasa ile tanımlanan birçok hizmet yerine getirilememekte veya yerine getirilen hizmet maliyetleri genelde yüksek olmaktadır. Düşük gelirinden dolayı borçları da yüksektir. Öte yandan küçük belediyelerde tüm belediyecilik hizmetleri için uzman personel bulunmamaktadır. İl veya büyük ilçelerde dahi uzman personel eksikliği çekilmektedir.

Bu çerçevede, yeni yerel yönetimlerin illeri hakkında ilk yapmaları gereken, ildeki tüm paydaşlarla birlikte güçlü ve zayıf yönler, fırsatlar ve tehditler (GZFT-SWOT) analizini yapmak olmalıdır. Seçimlerden sonra özellikle kırsal kesimden taleplerin artması beklenir. Bu yüzden özel sektör ve üçüncü sektörden de yaralanarak bölgesel gelişme için önemli adımlar atılmalıdır. Aksi takdirde sadece merkezi idareden kaynak beklemekle yerel yönetimlerin sorunlarına çözüm aramak çıkış yolu olamaz. Bunun için kalkınmışlıkta orta gelir tuzağından kurtulma için de bu düzenleme bir fırsattır. Bu nedenle önümüzdeki yerel yönetim seçimlerinde siyasi partilerin belediye başkanı ve meclis üyesi adaylarını bölgesel kalkınma konusunda da eğitmeleri tavsiye edilebilir.

YENİ KURULACAK BÜYÜKŞEHİRLER

Büyükşehir yönetimi içerisinde yer alan belediye ve bağlı idarelerin ayrı tüzelkişiliği ve görevleri olsa da belli konularda birbirinden tamamen bağımsız hareket etmeleri düşünülemez. Büyükşehir belediyesinin imar, bütçe ve koordinasyon sağlama konusunda ilçe belediyesi üzerinde denetim yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu ilişki tek yönlü değildir. Büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyesi arasında iyi bir koordinasyon ve uyum sağlanmalıdır. Bu uyum çift taraflı bir çabayı gerektirmekte ise de, büyükşehir belediye başkanına daha fazla iş düşmektedir. İki kademeli belediye sistemi olan büyükşehir belediye yönetimi, görevlerin büyükşehir belediyesi, su ve kanalizasyon idaresi ile büyükşehir ilçe belediyesi arasında paylaşılmasını öngörmektedir. Büyükşehir belediye meclisi ile su ve kanalizasyon idaresi genel kurul üyeleri, ilçe belediye başkanları ve meclis üyelerinden (1/5) oluşmaktadır. Özellikle yeni kurulacak büyükşehirlerde, büyükşehir belediyesi, su ve kanalizasyon idaresi ile ilçe belediyeleri iyi bir teşkilatlanma oluşturmalıdırlar. Fazla personel istihdamı yerine uzman ve teknik personele ağırlık verilmelidir. Personelin eğitimi ve iyi uygulama örneklerinin yerinde gösterilmesi ihmal edilmemelidir.

İlk yapılacak işlerden biri de kaynakların etkili ve verimli kullanılması için büyükşehirlerin yeni görev ve sınırlara göre gerçekçi stratejik plan (imar, ulaşım, afet ve acil durum, kentsel alt ve üst yapı gibi) hazırlaması ve bu plana uygun bir stratejik yönetim olmasıdır.

Yeni büyükşehir yönetim modeli, belli mesafeleri olan büyüklü küçüklü yerleşim yerlerinin/alanlarının yönetimi olduğundan, ölçeğe ve mesafeye bağlı olarak hizmet noktaları ve çağrı merkezleri oluşturulmalıdır. Yerleşim yerlerinin büyüklüğü ve ihtiyaçlarına göre dengeli hizmet götürülmesine çalışılmalıdır. Büyükşehir ve ilçe belediyeleri işbirliğinde kent ve coğrafi bilgi sistemi oluşturulmalıdır.

YATIRIM TALEPLERİ

Yeni büyükşehir yönetimine geçişle birlikte ilçe, belde ve köylerin büyükşehir yönetiminden beklentileri artacaktır. Ayrıca, 5393 sayılı yasanın 14 ve 75''inci maddesinde belediyelerin okulların ve diğer kamu kuruluşların yapım, bakım ve onarım işleri ile taşınmaz tahsisi yapabilme ihtiyari görevleri nedeniyle merkezi idarenin taşra birimlerinin de beklentileri artacaktır. Bu nedenle talepler başkent yerine il merkezine yönelecektir. Bu çerçevede merkezi idareyle yerel yönetimlerin görev paylaşımı gözden geçirilebilir. Meclislerin bilgi edinme ve denetim yolları geliştirilebilir.

Ancak bu öneri, büyükşehir belediye başkanlarının çalıştırılmamasına yönelik olmamalıdır. (Meclis başkanı ile belediye başkanı ayrımı üzerinde durulabilir). Büyükşehir belediye meclis üyelerinin ilçe belediye meclislerinden gelmesi yerine doğrudan seçilmesi de düşünülmelidir.

Önümüzdeki dönemde yeni büyükşehir belediyelerinin başarıları büyük oranda, başta büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarının yerel kalkınma için kaynakları etkin ve verimli kullanmalarına, kamu ve özel kesimlerden azami düzeyde yararlanarak bölgelerinin gelişmesine çalışmalarına bağlıdır. Yeni dönemde büyük hacimli yatırım talepleri artacağından PPP (public private partnership) ve sukuk uygulamaları artabilir. Üniversitelerde ''Bölgesel Gelişme Uygulama ve Araştırma Merkezleri'' aktif hale getirilebilir.

YENİ YASA

Yeni kurulan ilçe belediyelerinde olduğu gibi, geçiş sürecini kolaylaştırmak için yeni kurulacak büyükşehir belediyelerine de seçimi müteakip aydaki payları üç kat fazla gönderilmelidir.

6360 sayılı yasa ile getirilen düzenlemelerin yerel demokrasiye ve ülke kalkınmasına katkı sağlaması bir anlamda bu seçimlerde gösterilecek belediye başkanları ve meclis üyelerinin kalkınma çabalarına bağlı olacaktır. Yeni yasa, yeni bir uygulama da getireceğinden merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında bazı yetki ve görev anlaşmazlıkları ortaya çıkabilir. Bunlar sadece yasal düzenlemelerle ilgili olmayıp kurumsal kültür ve şahısların davranışlarını ve tutumlarını yakından ilgilendirir. Bu nedenle işletmecilik anlamında çatışma kültürünü özümsemiş, kriz yönetimi becerisi yüksek yerel yöneticiler daha başarılı olacaktır. Kısacası, yeni büyükşehir belediye yasası, yerel dinamikleri harekete geçirerek orta gelir tuzağını aşmak için büyük bir fırsatını sunmaktadır. Bu fırsatın yakalanması ve kaçırılmaması, belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin iktisadi kalkınma anlayışlarına bağlıdır.