Uzman Öğretmenlik ve Başöğretmenlik"le ilgili Anayasa Mahkemesi kararı ve yorumu

18.3.2009 tarihli Resmi Gazete''de yayımlanan Anayasa Mahkemesi''nin Esas Sayısı: 2004/83, Karar Sayısı: 2008/107 No.''lu kararı ile kariyer öğretmenlikle ilgili önemli bir karar verilmiştir. Bu karara ve yorumuna aşağıda yer vereceğiz.

Millî Eğitim Temel Kanunu ve Devlet Memurları Kanunu''nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun''un 1''inci maddesinin; birinci fıkrasında yer alan; "Öğretmenlik mesleği; adaylık döneminden sonra öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılır. Adaylık dönemini başarıyla tamamlayanlar mesleğe öğretmen olarak atanır" ibaresi Anayasa''ya aykırı bulunmamıştır. Dolayısıyla kariyer öğretmenlik süreci Anayasa Mahkemesi''nce teyit edilmiştir.

İkinci fıkrasında yer alan; "Kariyer basamaklarında yükselmede kıdem, eğitim (hizmet içi eğitim, lisansüstü eğitim), etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) puanları ile sınav sonuçları esas alınır. Değerlendirme 100 tam puan üzerinden yapılır. Değerlendirme puanının % 10''unu kıdem, % 20''sini eğitim, % 10''unu etkinlikler, % 10''unu sicil (iş başarımı) ve % 50''sini de sınav puanı oluşturur" ibaresindeki işaretli kısım iptal edilmiştir. Bu iptalle esas itibariyle ciddi bir sıkıntı olması söz konusu değildir.

Üçüncü fıkrasında yer alan; "Kariyer basamaklarında yükselecekler değerlendirme puanlarına göre başarı sıralamasına alınır. Değerlendirmeye alınmak için sınav tam puanının en az % 60''ını almış olmak şartı aranır" ibaresi Anayasa''ya uygun bulunmuştur.

Dördüncü fıkrasında yer alan; "Sınav yılda bir defa olmak üzere ÖSYM''ce yapılır" ibaresi Anayasa''ya uygun bulunmuştur.

Beşinci fıkrasında yer alan; "Alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans öğrenimini tamamlamış öğretmenlerden uzman öğretmenlik, doktora öğrenimini tamamlamış olan öğretmenlerden ise başöğretmenlik için sınav şartı aranmaz. Bu durumda olan öğretmenler kıdem, hizmet içi eğitim, etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) ölçütlerine göre değerlendirilir" ibaresindeki işaretli kısım yani hizmet içi eğitim iptal edilmiştir. Bu fıkradaki iptal edilen hizmet içi eğitim ibaresinin ciddi bir sıkıntı oluşturacağını düşünmüyoruz.

Altıncı fıkrasında yer alan; "Öğretmenlik kariyer basamaklarında yükseleceklerin gireceği sınav, sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresi, hizmet içi eğitim veya lisans üstü eğitim nitelikleri, her bir değerlendirme ölçütüne ilişkin hususlar ve puan değerleri, alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdem, hizmet içi eğitim, etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) şartları ve puan değerleri, branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayıları, yükselmeye ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı''nın uygun görüşleri alınarak Millî Eğitim Bakanlığı''nca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." Bu fıkradaki işaretli kısımlar iptal edilmesine rağmen fıkranın bu iptalle tamamı uygulanamaz hale geldiğinden tamamı iptal edilmiştir.

Yedinci fıkrasında yer alan; "Toplam serbest öğretmen kadro sayısı içinde, başöğretmen oranı % 10, uzman öğretmen oranı % 20''dir. Bakanlar Kurulu bu oranları bir katına kadar yükseltmeye yetkilidir." Bu fıkranın tamamı iptal edilmiştir ve bu iptalle oran sınırlaması olmadan başöğretmen ve uzman öğretmen olma imkanı getirilecektir. İptal gerekçesinde öngörülen kontenjanlardaki yüzdelere giren son kişilerle aynı değerlendirme puanına sahip olanların kontenjan dışında kalmaları hali hukuk devleti ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır ifadesine yer verilmiştir.

Mezkur kanunun ikinci maddesi ile "a) Başöğretmen unvanını kazanmış olanlara % 40''ına, b) Uzman öğretmen unvanını kazanmış olanlara % 20''sine," kadar ilave ek tazminat ödenmesi yönündeki düzenleme Anayasa Mahkemesi''nce uygun bulunmuştur.

Sonuç ve değerlendirme; 1-Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez. 2- 5204 sayılı Yasa''nın 1. maddesinin iptal edilen fıkra ve ibarelerinin doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa''nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa''nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince iptal hükümlerinin, kararın Resmî Gazete''de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görüldüğünden Anaysa Mahkemesi kararı 18.3.2010 tarihinde yürürlüğe girecek olup, yukarıda yer verilen kanun hükümleri bu tarihe kadar uygulanabilecektir. 3- Daha önce ataması yapılanların haklarında herhangi bir olumsuzluk söz konusu olmayacaktır. 4- Ancak, hukuka saygı gereği bir an evvel gerekli kanuni düzenleme yapılarak uygulamaya geçilmelidir.