Katılım bankaları, kâr payı ve faiz

“… Hıristiyan dünyasında faiz için kullanılan İngilizce''deki "usury" kelimesi daha cazip olan "interest" kelimesiyle, İslam Dünyası''nda ise "kâr payı" ile yer değiştirdi. Neticede faiz içselleştirildi. Papalık bizzat faizin içerisinde yer alan bir kurum haline geldi. İslam Dünyası''nda ise İslam bankacılığı veya katılım bankacılığı adı altında kısmi rezerv esaslı sistem küresel bankacılık güdümünde yürütülür oldu.”

Yukarıdaki paragraf da "faiz ve enflasyon konularında bizden farklı düşünen" zata ait.

"Papalık faizin içinde yer alan bir kurum" haline geldi ve "faiz" manasına gelen usury, interest kelimesiyle yer değiştirdi diye "kâr payı"nı faiz saymak, faiz içinde görmek, bunun da faiz olduğunu ima etmek hatalı ve haksızdır.

Faizci bankalar kısmi rezerv esasına göre çalışırlar; yani bu bankalar, mevduat borçlarından çok daha az miktarda bir parayı kendilerinde rezerv olarak tutarlar, borçlarının daha fazlasını kredi olarak verir ve böylece borca dayalı para üretir, daha çok faiz kazanır ve bunun azını mevduat sahiplerine verirler.

Katılım bankaları ise fıkıhta adı "mudarabe" olan ortaklık esasına göre faaliyette bulunurlar. Bunun manası "Bankaya para yatıranların sermaye sahibi, bunu meşru (helal) olan yollardan (alım-satım, kiralama, ortaklıklar ve meşru banka hizmetleri ile) nemalandıran, kârın %20 sini veya daha azını alan, geri kalanının sermaye sahiplerine dağıtan banka ise "işi yürüten ortak (mudarib)"tır. Bu bankalar, merkez bankasının mecbur tuttuğu munzam karşılık dışındaki bütün katılım paralarını imkan ölçüsünde ve talebe bağlı olarak kullanır, kazanç sağlamaya çalışırlar. Bu bankaların çalışma sistemlerini, karşılıksız para üreterek faizcilik yapan "kısmi rezerv bankacılığı" sistemi ile aynılaştırmak isabetli değildir.

Katılım bankaları "özel finans kurumu" adıyla kurulduğu günden beri iki grup muhalif kaldı, bu bankaların aleyhinde propaganda yaptılar: "Şeriat geliyor" diyen laikçiler, "aldatılarak faiz yediriyorlar, diğer bankalardan farkı yok" diyen bazı Müslümanlar.

Bu bankaların diğer bankalardan üç önemli farkına işaret etmekte fayda var:

1. Bu bankaların ülkemizde ve/veya bir İslam ülkesinde şer''i heyetleri vardır, yapacakları işlemlerin dine uygun olup olmadığını bunlar açıklarlar ve bankalar da bu açıklamalara uyarlar.

2. Bu bankalar faizle ödünç para vermez, ortaklık, kiralama ve alım-satım yaparak ticaret ve sanayii destekler.

3. Yaptığı işlemlerin konuları "helal ve caiz" olmak durumundadır; bu bankaların katkısı ile mesela sigara ve içki alıp satmak veya üretmek mümkün değildir.