Fethullahçı gazete istemiyorlarmış

Irkçı Siyonist networkun 'IŞİD terörü' vasıtasıyla Ortadoğu'ya açmak istediği yeni tezgâh hakkında üç beş kelam etmek isterdim.

Lakin...

Bir haftalık aradan sonra birdenbire bu konulara dalmak her şeyden evvel bünyeye zarar!

Uzun lafın kısası, şimdilik ısınma turu veya düz koşu mesabesindeki mevzulara bakacağız ki lifimiz atmasın.

Dolayısıyla...

Mirzabeyoğlu'nu yeniden mahpus damına gönderen yargı kararını da konuşmayacağız.

Geçen bayramda, 'Çektiği çile, Necip Fazıl'ın 'Son Devrin Din Mazlumları'nın çektiği çileyi geçti, yetmedi mi?' demiştim.

Fasılasız işkence altında 16 yıl mahpus damında yattıktan sonra, 22 Temmuz 2014'te tahliye edilince, 'Nihayet adalet' diye sevinmiştik.

Çok sürmedi, 'malum yargı' yine yaptı yapacağını.

'Dumanlı Zamanı'nın 'adıneydiherneyse' profesörü, 17 Aralık ihanet darbesi sürecinde coşmuş, 'yargının keskin kılıcı inecek ve bazı başlar yere düşecek' demişti.

Biz 16 yılın hesabı verilsin derken, o yargının keskin kılıcı döndü dolaştı yine Mirzabeyoğlu'nun başına indi.

Ama o baş 16 yıl düşmediği gibi daha da yükseldi, (bazı başlar alçalırken) daha da yükselecek!

Düz koşu mesabesindeki mevzulardan sonra, 'Yeni Türkiye'nin tastamam 'yeni' olabilmesi için başkanlık sistemine geçilmesi gerektiği üzerine her fırsatta yazmaya devam edeceğim.

Kim ne derse desin, seçilmiş cumhurbaşkanı fiili başkan demektir.

Önümüzdeki seçimde anayasa değiştirilerek bu fiili duruma uygun hale getirilmelidir.

Zaten başkanlık sistemine geçmeyen Türkiye olsa olsa yarı 'Yeni Türkiye'dir.

Kimsecikler kusura bakmasın, sistemi eski kendisi yeni Türkiye olmaz.

Hülasa, 'Yeni Türkiye' için behemehal başkanlık sistemine geçilmelidir, ben bunu bilir bunu söylerim.

Neyse lafı çok dolaştırdık, artık gelelim düz koşu mesabesindeki mevzuumuza.

Geçen gün CUMOK, Cumhuriyet gazetesini, The Camia'ya yakın çizgiye kaymakla suçladı.

CUMOK da ne mi?

Kendilerini tanımlamalarına bayıldım, aynen iktibas ediyorum: 'Ulusal bağımsızlık, aydınlanma, emekten, halktan yana, yurdunu ve ulusunu özünden çok seven yurttaşlar topluluğu...'

Ne kadar 'sevimli' değil mi?

Açılımı nedir mi?

Merak etmeyin, açılımları daha da sevimli; CUMOK demek 'Cumhuriyet Okurları' demek oluyor.

Cumhuriyet'ten 'CUM', 'Okurları'ndan da 'OK' alınmak suretiyle meydana gelmiş bir sivil toplum örgütü.

Keşke ZAMOK (Zaman Okurları) da olsaydı.

Olsaydı da, Zaman'ın Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine, Başbakanına, Seçilmiş Cumhurbaşkanına eleştiri sınırlarını aşan nitelikte kin ve nefretle saldırmasına, yani, 'Dumanlı Zaman'ı' haline getirilmesine karşı seslerini yükseltebilselerdi. Neyse.

CUMOK'u sevdim.

Katılımcı, müdahil okurları oldum olası severim.

Benim vardı böyle bir okurum. Bu köşecikteki fotoğrafıma bakıp, 'Salih Bey bakıyorum da bugün de gülüyorsunuz' derdi. (Mevzuya uygun hergün fotoğraf değiştirildiğini sanıyordu.)

Gezi kalkışması sırasında 'Gezici' (sözlük tanımı: orantısız zeka sahibi kişi veya şahıs) oldu.

O günden beri de bana mail atmıyor.

Orantısız zekasını özlüyorum.

Bu okurlar çok güzeldir, özlenesidir.

Bunlardan daha güzeli de bu okurların dolmuşuna gelen köşe yazarlarıdır.

Bunlardan biri (Coşkun Bekir) geçenlerde, Özdil Yılmaz'ın Hürriyet'ten ayrılma muhabbeti üzerine, 'okurlar da bi tuhaf' demişti, 'sen ayrılırsan bu gazeteyi bir daha okumam derler, sonra da okumaya devam ederler...'

Nasıl nahif nasıl sevimli bir taaccüp değil mi?

Biz dönelim yine 'CUMOK'umuza.

Anlaşılan o ki, Cumhuriyet gazetesinde son günlerde vuku bulan yazar transferleri ve yönetim değişiklikleri üzerine CUMOK işkillenmiş.

Zira, forum sonuç bildirgesinde şöyle demişler: 'Fethullahçı görünümü kabul etmeyeceğimizi ve bu durumu kökten değiştirene kadar mücadele edeceğimizi bildiririz.'

Dahası, 'Fethullahçı çizgiyi bırakmazsanız Cumhuriyet gazetesini boykot ederiz' diye de ihtar etmişler.

17 Aralık ihanet kalkışmasında piyasaya sürülen ne kadar maklube malzemesi (tape falan) varsa afiyetle ye, Sarıgül şappadak aday olsun ağzını açma, 'Ekmek için Ekmeleddin'e bile gıkını çıkarma sonra da 'Fethullahçı çizgiyi bırakmazsanız' diye ihtar eyle!

Bu kafayla Cumhuriyet'i boykot edeceksiniz de ne olacak, Sözcü okuru mu olacaksınız?

O tarla da çoktan sürüldü, bakalım buna ne zaman uyanacaksınız?