Atatürk barışırsak çok mu kızar?

Sözcü adlı gazetenin geçen günkü manşeti son derece manidardı: “Terör örgütü PKK, Türkiye Cumhuriyeti’ne diz çöktürdü.”

Bu kafanın tersyüz edilmiş halinin malum networkte neşvünema bulması için Cemal Hasangillerin nasıl çırpındıkları, bu uğurda kendilerini nasıl dağlara vurduklarını biliyoruz.

Tabii öyle bodoslama değil, suret-i haktan görünerek. Yani, usturuplu, revnaklı, hülasa, kamuflajlı. Güya yüce insanlık idealleri uğruna...

“PKK, Türkiye Cumhuriyeti’ne diz çöktürdü” yerine, “Demokrasi olmadan barış olmaz” diyerek mesela.

Bunlardan bir muhterem, geçenlerde bir televizyon programında, Kürt yazar arkadaşımız Muhsin Kızılkaya ve Diyarbakır eski vekillerinden Abdurrahman Kurt’a (Kürt meselesi üzerinden) “bu kadar devletçilik yapmayın” demişti de, Kızılkaya feveran etmişti: “Niye sen benden daha çok Kürtleri seviyorsun?..”

Bunlar böyledir...

Hem Kürt’ten çok Kürt, hem de Türk’ten çok Türk olma kabiliyetleri vardır.

Bunlar böyledir...

Yeri geldiğinde “Terör örgütü PKK, Türkiye Cumhuriyeti’ne diz çöktürdü” diyenlerle, yeri geldiğinde “Faşist Türkiye Cumhuriyeti, PKK’ya diz çöktürdü” diyenlerle el ele kol kola girerler.

Ekmeleddin İhsanoğlu’nda birleşmeleri de Gezi’de yan yana gelmeleri de hep  bu kabiliyetlerinin göstergesidir.

“İç güvenlik paketi” dolayımında, “Terör örgütü PKK’yla barış olmaz” diyenlerle, “Faşist Türkiye Cumhuriyeti’yle barış olmaz” diyenleri örtüştürecek yegâne kabiliyettir bu!

Son umutları sokaklar hareketlendirerek darbeye zemin hazırlamaktır.

Çözüm süreci ile ilgili yapılan malum tarihi çağrı canlarını çok sıkmıştır. Adeta hevesleri kursaklarında kalmıştır.

“Kürt Memed nöbete” dalaveraları en azından şimdilik sökmemiştir.

Pes etmeyeceklerdir!

Hatta huysuzlukları gitgide artacağı için “Türk Memed”i sokaklara sürmeyi deneyeceklerdir.

Zaten MHP’yi çok yönlü sıkıştırarak buna hazırlıyorlar.

Şimdiye değin Sayın Bahçeli’nin sorumlu liderliği buna engel olmuştu, bu sefer devrede “paralel kumpas” da var, bakalım ne olacak?!

Sadece MHP’yi değil malum çevreleri de hazırlıyorlar.

Mesela, Sözcü gazetesi söz konusu haberde, Kamu Güvenliği Müsteşarı Muhammed Dervişoğlu ile HDP’li Sırrı Süreyya Önder’in tokalaşma fotoğrafına Atatürk’ün gözlerinden ok çizerek şu manşeti çekti: “Atatürk’ün önünde teslimiyet anlaşması”

(.......................)

“Atatürk’ün önünde barış yapmayalım Sırrı...”

“Ne yapalım abey?”

“Savaşıyor gibi yapalım...”

“Niye abey, Atatürk birbirimizi öldürmemizi mi istiyor?”