‘Hala akletmeyecek misiniz?’

Onlar ki imtiyazlı kültürel sınıfları için istismar edemeyecekleri hiçbir şey yoktur, onlar ki siyasi iktidara husumet uğruna her türlü ‘puştluğu’ yapmayı muhaliflik sananlardır, onlar ki iktidara gelmek için bu ülkenin kadim düşmanlarıyla kol kola girenlerdir, onların desteğini alabilirsiniz.

Sadece onların değil elbette.

Ferguson yanarken, siyahiler sokak ortasında infaz edilirken, Cumhurbaşkanımızın kadınlara pozitif ayrım yapılması gerektiğini dile getiren konuşmasını çarpıtan çok uluslu medyanın da desteğini alabilirsiniz.

Hamburg yanarken karartma uygulayan Der Spiegel’in, BBC’nin, ve elbette “güneyde sevilen ülkenin” desteğini alabilirsiniz.

Avrupa Birliği’nin, ABD’nin, hülasa, yedi düvelin.

Arkalanacağınızı peşinen bildiğiniz için de görülmemiş bir şımarıklıkla bu ülkenin yargısına, kolluk kuvvetlerine, seçilmiş demokratik hükümetine meydan okuyabilir, adeta dalga geçebilirsiniz.

Uluslararası sularda 17 yaşındaki Furkan’ımızı şehit eden “İsrail terör devleti”nin otoritesini gözetirken, Türkiye Cumhuriyeti’nin otoritesini hiçe sayabilirsiniz.

Ve...

Yeryüzünün bütün Cemal Hasanları, Ekşi Oktayları, Çalışkan Korayları, İdris Naim Şahinleri yanınızda saf tutabilir.

Hülasa, bütün dünya arakanızda olabilir.

Lakin...

Yıllar önce, 2009’da, yaşı yetmişe dayanmış, MS hastası Muşlu muttaki bir alimin feryadından, gözyaşından kaçamazsınız.

Yegane gayesi inandığı Kur’an-ı Mübîn’in doğru anlaşılması olan bu mustazaf, bu mazlum, bu müdanasız ve hesapsız çıkarsız alime yaptığınız zulüm gelir bir gün işte böyle yakanıza yapışır.

Kaçamazsınız!

Mahut şovlarınız, tezviratınız hiçbir işe yaramaz. 

Ki, kumpas kurarak 17 ay haksız yere cezaevinde yatırdığınız halde bu mazlum alim size asla ah etmemiş, “Allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın” dememiş, bilakis dua etmişti.

“Onlar bilmiyorlar Yarabbi” demişti.

Buna rağmen ne oldu da bu hallere düştünüz, hiç düşünmeyecek misiniz?

Hani, dilinizden düşürmediğiniz bir ifade vardı, “Gayretullah'a dokunur” derdiniz ya, işte olan budur, neden ‘akletmiyorsunuz?’

Mazlumlara kurduğunuz kumpaslar “Gayretullah'a dokundu” işte, hiç ibret almayacak mısınız?

Neden rezil rüsva oluyoruz diye bir kez olsun sorgulamayacak mısınız?

Görmediniz mi; yeryüzünün bütün otoritelerini / müstekbirlerini gözetmek, Muşlu mazlum bir alimin hukukunu gözetmemekten sizi kurtaramadı.

Bu böyledir.

Zaten bunun böyle olduğunu, “Ey iman edenler iman ediniz” ölçüsüyle, kendinizi adamakıllı hesaba çekerek Kur’an’ı tekrar okuyun, göreceksiniz.

Bu dünyada bunu görmek, dahası fehmetmek, her şeye rağmen bir nasip, amiyane tabirle bir “şanstır.”

Umulur ki...

İçinizde (tabanınızda) yer alan hakikaten samimi, hakikaten Allah deyince kalpleri titreyen, hakikaten insanlara sadece ve sadece iyilik etmeyi, hakkı tavsiye edip kötülükten sakındırmayı hedefleyen insanların yüzü suyu hürmetine, size bahşedilen bu “şansı” urvetül vüska mesabesinde değerlendirirsiniz.