Ne olmuş sevincimizi çalmışlarsa

Nasıl sarsılmıştım anlatamam, Trabzon'un gözlerine bir mil gibi çekilmiş o yollar karşısında.
Bu köşecikte, “Yollar kayalıkları, yollar rıhtımları, yollar sahilleri, yollar denizleri biçmiş!” demiştim, bundan 7 yıl mukaddem.
Ah görseniz, dünyanın en güzel sahili nasıl mahvedilmişti.
Doğup büyüdüğüm, sokaklarını karış karış arşınladığım bu şehir nasıl da tanınmaz hale getirilmişti.
Trabzon'la arama nevzuhur bir Trabzon girmiş, çocukluğum ve ilk gençliğim adeta çalınmıştı.
Çok şükür değişmeyen bir kaç yer vardı, biri de benim lisemdi.

Trabzon Lisesi.
Olanca görkemi, eprimiş mermer merdivenleri, 137 yıllık manolya ağacı, enva-i çeşit başarı kupasıyla Trabzon Lisesi.
Bizim zamanımızda, Trabzon Lisesi dünya futbol turnuvasında dünya ikincisi olmuştu. (Hatırladığım kadarıyla daha sonraları Gençlerbirliği'nde uzun yıllar kaptanlık yapan Kara Avni o takımdaydı. Metin Diyadin de o takımda mıydı yoksa o vakitler Yolspor'da da oynayan Metin adlı bir başka arkadaşımızla mı karıştırıyorum? Şimdi bizim Ayhan Kahraman veya Bekir Şahin veya Hasan Karagül olsa da söylese.)
Biz gurbet yolunu tuttuktan yıllar sonra, 2003'te, Çin'in Şanghay kentinde düzenlenen şampiyonada Trabzon Lisesi bu sefer dünya şampiyonu oldu.
Lisemden tam 12 yıl sonra, yani 2015'te, finalde Brezilya'yı eleyerek Erdoğdu Anadolu Lisesi dünya şampiyonu oldu.
Nasıl gururluyum bilemezsiniz.

Çünkü…
Trabzon'a iki kez dünya şampiyonluk kupası geldi; birini okuduğum lise getirdi, diğerini mahallemin lisesi.
Evet ben Erdoğduluyum.
Bu köşecikte (26, 08. 2008 tarihinde) şöyle yazmıştım Erdoğdu'yu: “Sılaya yaklaştıkça daha da yakıp viran eden bu acayip gurbet duygusu nasıl anlatılabilir acaba?

Şu hal:
İstanbul yoluna koyulmadan bir gün evvel, arabamı park edip taşlık yokuşları deli divane gibi tırmanarak çocukluğumun mahallesine, Erdoğdu'ya çıktım yine; hem de üst üste tam üç kez: Çık / İn / Çık / İn /Çık / İn.
Birinci çıkış Atapark'tan, ikinci çıkış Trabzon Lisesi'nin karşısındaki Osman Baba Türbesi'nin yanından, üçüncü çıkış Avni

Aker'den…
Sonunda onca yolu yürümenin yorgun argınlığıyla daha fazla dayanamayıp 'Hep aynı yere gidiyoruz' dedi oğlum, 'Neden baba?'
Dilimin ucuna, 'Çocukluğuma varmayan yolları neden yaparlar…' demek geldi ama, vazgeçtim…”
Özkan Sümer malum mesele üzerine, “sadece kupamızı değil sevincimizi de çaldılar” demişti.
Haklıydı elbette, hem de yerden göğe kadar.

Lakin…
Ne olmuş sevincimizi çalmışlarsa, gururumuzu da çalamazlar ya!
Nasılsa her daim bize dünyalar dolusu gurur yaşatacak Trabzonlu gençlerimiz var.
Bizden kurtulamazlar!
Trabzonspor'dan kurtulsalar Trabzon Lisesi'ne yakalanacaklar, Trabzon Lisesi'nden kurtulsalar Erdoğdu Anadolu Lisesi'ne…
Bu gururu bize yaşatan Furkan'ından Talha'sına kadar Erdoğdu Anadolu Lisesi futbol takımının tüm oyuncularını o pak alınlarından öpüyorum.
Okul müdürümüz Ali Turan'ı, beden eğitimi öğretmenimiz Adem Cebeci'yi ve elbette Sadi Hocamızı tebrik ediyorum.