Ön almaya mı çalışıyor?

Son günlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun hedefinde MİT var: “MİT, CHP’yi izliyor. CHP içinde karışıklık çıkarmak istiyor” diyor.

CHP genel başkanının, kemal-i afiyetle yiyelim diye fırına verdiği bu iddia ile...

Kendi başarısızlığının, beceriksizliğinin üzerini örtmeye çalıştığını söylemek mümkün...

Bu çıkış, CHP içindeki “ulusalcı” isimlere “Sesinizi çıkarmaya devam ederseniz sizlerle MİT arasında bağlantı kurmaya devam ederim!” şeklinde bir nevi aba altından sopa gösterme anlamına da geliyor.

“Ulusalcı” muhaliflerin MİT’in gayretiyle CHP’de kazan kaldırdıkları savının hiçbir inandırıcılığı yok. Kısaca, seçmece bir “siyasi saçma” diyebiliriz.

Asıl mevzu, dört buçuk yıl önce CHP’yi dizayn eden güç merkezinin kimlerden oluştuğunu sorgulayabilmek olmalıdır.

Baykal’ın bir kaset operasyonu neticesinde devrilmesini ve yerine paraşütle Kemal Bey’in getirilmesini sağlayan Derin Baronlar’dan söz ediyorum!

CHP’deki “ulusalcı” diye bilinen takım, dört buçuk yıldır kaset operasyonunun ardındaki güç odağını bir türlü masaya yatıramadı, tartışamadı bile...

Haliyle, bu takımın “ulusalcılığı” özde değil, sözdedir.

-Maskeden ibarettir.

*

Bütün bunlardan sonra, bakınız ne diyeceğim?

Kemal Bey’in MİT’le ilgili şu çıkışı...

Acaba...

Deniz Baykal’a kaset operasyonu yapan konsorsiyumun ortaya çıkarılma ihtimalinin kuvvetlenmesi ile mi alakalıdır?

Daha evvel bu sütunda, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kasım 2009’daki (CHP Grup Başkan Vekili olduğu dönem) Almanya ziyareti esnasında Baykal’a yapılacak operasyondan haberdar edildiğini “Boğma Rakı” bahsinde yazmıştım!

Baykal kasetinin bir kopyasının da, daha önceden Kemal Bey’e ulaştırılmış olduğuna dair ciddi iddialar var:

Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülen 011/154461 No’lu soruşturma kapsamında...

Tanık (işadamı) Canfer Deliismail, 18 Eylül 2014’te Savcı Serdar Coşkun’a verdiği ifadede “Kılıçdaroğlu’nun, Baykal’la ilgili kasetin bir kopyasını bankadaki kasasında sakladığını” iddia etmişti!

İşte bu kaset operasyonunun perde arkasının deşifre olma ihtimali, Kılıçdaroğlu’nu böylesi bir MİT çıkışıyla ön almaya mı sevk etmiştir?

*

Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına getirilmesi, ABD-İsrail eksenli bir politik kulvarda koşması ve Bağımsız Türkiye’ye karşı mücadele vermesi içindi...

Mayıs 2010’dan bu yana, kendisinden istenileni harfiyen uyguluyor!

MİT’i, aynen Terör Devleti İsrail ve “Baronsal” Paralel Yapı’nın yaptığı gibi hedef tahtasına yerleştiren CHP lideridir!

Kılıçdaroğlu, bir de “MİT adındaki gibi milli olmalıdır” diyor!

Böyle konuşması, hinoğlu hin bir optik çarpıtmadır:

-MİT’in son yıllarda millileşmesinden büyük rahatsızlık duyan Kılıçdaroğlu’nun ta kendisidir! Yani, tam da bu yüzden MİT hakkında kamuoyunda istifham uyandırmak istiyor...

Ecnebiler’in Kemal Bey, Batı Kulübü’nün boyunduruğu altındaki MİT’i yani Eski Rejim dönemindeki MİT’i özlüyor!

Şayet bugün Türkiye’de Paralel Yapı’nın kontrolü altında bir MİT olsaydı; Kemal Bey, paralel vesayet altındaki teşkilata övgüler sıralardı!

*

Paralel Yapı’nın, Suriye’deki Türkmenlere insani yardım götüren MİT TIRları’na yönelik operasyonuna, kumpasına candan destek veren Kılıçdaroğlu değil miydi?

Pek bilinmez: CHP genel başkanının, ABD-İsrail Yandaşı Paralel Yapı ile yakın temasa geçmesi...

-7 Şubat 2012’deki MİT Krizi’nden birkaç gün sonradır.