Atatürk ve güreş

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarihimiz boyunca Ata sporumuz güreşe en büyük desteği veren devlet adamımızdır. Henüz 12 yaşlarında iken güreşe büyük bir ilgi duymaya başlayan Atatürk, Cuma günleri Selanik''te yapılan güreşleri zevkle izlermiş. Bu büyük güreş sevgi atmosferi ile büyüyen Atatürk, Güreşi her mekanda desteklemiş ve sevmiştir. Eşsiz bir devlet adamı olan Atatürk güreş için “Benim en sevdiğim spor güreştir” diyerek ona olan müthiş desteğini belirtmiştir. Türk spor tarihinde 27 olimpiyat altın madalyasının sahibi Güreşimiz ilk olimpiyat altın madalyamızı 1936 Berlin olimpiyatlarında 61 Kg da Yaşar Erkan ile kazanmıştır. Bu önemli başarıyı haber alan Atatürk, Yaşar Erkana şu telgrafı çekmişti. “Kendin küçüksün amma, Memleket için büyük işler yaptın. Artık ismin Türk spor tarihine geçti. Çok yaşa, Yaşar. K. Atatürk.” (Atatürk ve güreş adlı kitaptan). Bu telgrafı alan Yaşar Erkan Olimpiyat şampiyonluğundan daha fazla, büyük devlet adamından almış olduğu bu mesaja sevindiğini açıklamıştı. 1938 yılında Ankara halk evinde yapılan serbest ve grekoromen güreşlere Yaşar Doğu ve Celal Atik''te katılmıştı. Müsabakaları keyifle izleyen Atatürk, müsabaka sonrasında sporcuları ve yöneticileri huzura çağırmış teker teker onlarla ilgilenmiş iş ve aile yaşantıları ile ilgili bilgi almıştı. Güreş Federasyonu Başkanı Cevat Abbas Gürer ve Güreş Federasyonu ikinci başkanlığı ve genel kaptanlığını yapan Orhan Şeref Apak''a dönerek: “Serbest ve Grekoromen güreşçilerin müsabakalarını izledim. Benim bu husustaki kanaatım, serbest güreşin bizim bünyemize daha yatkın olduğudur. Bunun üzerine ısrarla çalışın, göreceksiniz bir gün gelecek şampiyonluklar birbirini kovalayacaktır”. Atatürk''ün bu engin görüşü sonunda vermiş olduğu direktif ile, serbest güreşe ağırlık veren güreşimiz Ata''nın belirttiği Dünya şampiyonlukları birbirini kovalamış ve 1951-1954-1957-1966-1994 yılları olmak üzere tam beş kez Dünya şampiyonu olunmuştur. Son söz olarak: İnsanlık tarihi kadar eski olan Ata sporumuz''a büyük destek veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk''ü rahmetle anarken, onun göstermiş olduğu muasır medeniyet seviyesini yakalamak azmi ile birlikte, Söylemiş olduğu “Ben sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” veciz sözüne uygun olarak, güzel ahlaklı ve başarılı bir nesil yetiştirmek için sporumuz her zaman büyük bir çaba içinde olmalıdır.