Diyarbakır’da yüzbinler Efendimiz’e saygıya durdu!

Diyarbakırlı kardeşlerimiz, dün, İstasyon Meydanı’nda tarih yazdılar: Rahmet Elçisi’ne yapılan hakaretleri örnek bir mitingle, asil bir yöntemle protesto ettiler. 

ONURUMUZU KURTARDILAR!

Diyarbakır’da öğle vaktinde nefesler tutuldu. Yüzbinler, kâinâtın övüncü, kıvancı Rahmet Elçisi’ne saygıya durdu!

Miting, bütün dünyada ses getirecek muazzam bir miting oldu.
Eminim ki, küresel şer güçlerin nutku tutuldu. Zira Müslümanların canlarından aziz bildikleri Rahmet Elçisi’ne yapılan saldırıların, hakaretlerin böylesine büyük bir katılımla, böylesine basiretle protesto edilebileceği beklenmiyordu.
Miting öncesinde “sosyal medya”da da yazmıştım: “Diyarbakır’da Kardeşlerimiz onurumuzu kurtaracak. Allah (cc) da onları bütün şerlerden koruyacak.”
Gerçekten de öyle oldu. Diyarbakır, onurumuzu kurtardı. Ve Türkiye’nin yakıcı sorunu, Kürt meselesi’nin çözümünün İslâm’ın dışında aranmasının abesle iştigal olduğunu, felâketle sonuçlanabileceğini, asıl çıkış yolunun neresi olduğunu ispatladı.
Diyar-ı bekir, Rahmet Elçisi’ne sadakatini göstererek, kardeşleri öksüz Mekke’nin, yetim Medine’nin, işgal altındaki Kudüs’ün yüzünü güldürdü. Dünya Müslümanlarının yüzlerinde güller açtırdı! 
Böylelikle bugün İstanbul’da yapılacak mitinge büyük bir cesaret verdi. 

BİR DE “FRANSIZLAR!” VAR!

“Fransız” televizyonu gibi yayın yapan, CNN-Türk televizyonu, Diyarbakır Mitingi’ni sabote edecek yayınlara imza attı! Kendisinden beklenini yaptı. Şaşırtmadı!
Diyarbakır’daki “Peygamber’e Saygı ve Sevgi Mitingi” öncesinde, valilikten izin alınmasına rağmen Belediye, zabıtalarını, miting için gecelerini gündüzlerine katan vefakâr kardeşlerimizin üzerine saldı. 
Olay çıksın için yaptı zabıta bütün bunları.
Ama kardeşlerimiz, sağolsunlar, sağduyu kılıcıyla kuşandıkları için, bu provokasyonlara gelmediler, işgüzâr zabıtalara bekledikleri şekilde şiddetle cevap vermediler. 
Kendilerini hedefe kilitlediler. 
Ama CNN-Türk, bu olayı, takla attırarak haber yaptı. “Zabıtaya saldırıldı” diye duyurdu bütün haber bültenlerinde. 
Olacak gibi değil gerçekten!
Ama bu ülkenin, bu sahipsiz toplumun bütün değerlerine, anlam ve sembol haritalarına kök-ten “Fransız!” CNN-Türk’ten de başkası beklenemezdi zaten!

GERİLİM LOBİSİ, KAYBETTİ!

“Olay çıksın, ortam gerilsin!” lobisi, işbaşındaydı her yerde.
Mitingin fiyaskoyla sonuçlanması için sanki birileri işbirliği yapmış gibiydi. 
Diyarbakır Belediye Başkanı, Rahmet Elçisi’ne yapılan hakaretleri, O’nun ümmetine yaraşır bir asaletle ve sükûnetle protesto etmeye ant içmiş Diyarbakırlı hemşehrilerine otobüs tahsis etmedi!
PKK/HDP’nin her tür kitlesel faaliyetine belediyenin bütün imkânlarını seferber eden Diyarbakır’ın HDP’li belediye başkanı, hiç bir siyasî yanı olmayan, üstelik de İslâm’la mesafeli bir HDP’nin imajını düzeltme imkânı sunan böylesine hayatî bir girişimi bile bir şekilde sabote etme kaygısıyla hareket etti.
Ama kaybetti.
Çünkü mitinge katılım olağanüstü derecede yüksekti. Ve gerilim lobisini, küresel şer güçleri ve uzantıları şirret güçleri fenâ hâlde tedirgin etti!

OYUN PÜSKÜRTÜLDÜ, KARDEŞLİK BÜYÜTÜLDÜ!

Yer Gök inleyecek!
Gökten melekler saf saf inecek!
Dünya dinleyecek, demiştim. 
Diyarbakırlı Müslüman kardeşlerim, beklentimi boşa çıkarmadılar. Onlara, herkes gibi ben de bütün kalbimle dua eder, teşekkürlerimi takdim eder, hepsinin “ruhlarından öperim”.
Oyunu püskürtttüler ve kardeşliği büyüttüler Diyarbakırlı kardeşler!
Ve Türkiye’nin yegâne ortak paydasının, harcının, buluşma, kaynaşma ve ortak bir medeniyet yürüyüşüne yürüme noktası’nın İslâm kardeşliği olduğunu dünya âleme gösterdiler.
Teşekkürler Diyarbakır!

SENİ KALBİME GÖMDÜM

Ey Salahaddin’in emaneti, Hoş-Amedî sesi, güzîde İslâm Şehri, sahabe merkaddi!
Altını kalın harflerle çizerek yeniden hatırlatarak sesleniyorum sana: Şer güçlerin oyunlarını püskürttün; ümmet bilincini, kardeşliği gerçeğe dönüştürdün.
O yüzden, seni kalbime gömdüm bugün!

SIRA İSTANBUL’DA...

Yazıyı bitirirken bugün İstanbul’da da bir benzeri yapılacak yürüyüşe ilişkin bir iki cümle kurmak istiyorum:
Diyarbakır, imtihanı başarıyla verdi. Sıra İstanbul’da.
Ey İstanbul!
Sen bize, Efendimiz’in müjdesi, emanetisin!
Müjdecine emanete sahip çıktığın müjdesini ver!
İnsanlığa Ramman’ın Rahmet kanatlarını ger!
Dünyanın kalbini fethet! Dünya titresin, kendine gelsin!
Rahmet Elçisi’ne yapılan hakarete nasıl asil bir şekilde karşı çıkılabileceğini -İslâm’ı terörle özdeşleştirerek İslâm düşmanlığının dünya ölçeğinde tohumlarını eken- küresel şer güçler görsün, aklını başına devşirsin!
twitter.com/yenisafakwriter