T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M

Sayıştay tartışması

Sayıştay'la ilgili tartışmalar sürüyor. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Dr. İbrahim Şahbaz da bu tartışmalara katıldı. Şahbaz, Sayıştay'ın bir "yüksek mahkeme" olmadığını savunuyor.

Sayıştay, bir 'yüksek mahkeme' mi, bir 'mahkeme' mi?... Bu konudaki tartışmalara Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Dr. İbrahim Şahbaz da katılarak, Sayıştay'ın bir "yüksek mahkeme" olmadığını ileri sürdü. Konuyu "Anayasa, hukuk ve yargısal boyut" açısından irdeleyen Şahbaz, "Sayıştay ne bir ilk derece mahkemesi ne de yüksek mahkemedir. Sadece TBMM adına denetim yapan ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlayan ve bu işlemlerine karşı idari yargı yoluna başvurulmayan, Anayasa'nın yargı bölümünde düzenlenmiş olan ve idari yürütmeden bağımsız yüksek bir kuruluştur. Kaldı ki, Sayıştay'ın yargısal nitelikte karar verebileceğine ilişkin Anayasa'da bir düzenleme de yoktur" dedi.

Şahbaz, Sayıştay tarafından yapılan denetimin, yargısal bir denetim olmadığını, özel yöntemler kullanılmak suretiyle yapılan ve özü itibariyle "idari nitelikli" bir denetim türü olduğunu savunurken, şu hususlara dikkat çekti: "Sayıştay bir yargı kuruluşu olmayıp, sadece bir anayasal kuruluştur. Nitekim Anayasa Mahkemesi, Sayıştay'ın, kararları aleyhine 'hiçbir yargı organına başvurma olanağı bulunmayan kimi kesin krarlar alan kendine özgü bir anayasal kurum' olduğunu; görevinin yargı kuruluşlarına benzemediğini, bir yargı kuruluşu sayılmayıp, mensuplarının da yargıçlara ilişkin hükümlere bağlı tutulmayacağını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin son iki kararı Sayıştay ile ilgili olarak verdiği önceki karardan bir dönüş, bir içtihat değişikliği, dolayısıyla son kararlardan sonra Sayıştay'ın bir yargı kuruluşu organı olduğundan da söz edilemez."

Sayıştay, bir mahkeme ve yüksek mahkeme değil

Sayıştay'ın, Danıştay kararlarının bağlayıcı olacağına dair konular dışında kararları kesin olan bir anayasal kuruluş olduğunu savunan Şahbaz, "Ancak Sayıştay bir mahkeme ve dolayısıyla bir yüksek mahkeme değildir." dedi. Şahbaz, Sayıştay Yasası'nda yer alan ve yargı organlarının işlevleriyle ilgili kavramların yapılacak bir yasa değişikliği ile Anayasa'ya uygun hale getirilmesinin yerinde olacağını sözlerine ekledi.

Bütçe denetiminde boşluk

Türkiye'de, bütçenin ilgili kurum ve kuruluşlarca yeterince denetlemediği bildirildi. Sayıştay Uzman Denetçisi Atilla İnan, Türkiye'de ne parlamentonun, ne de yardımcı kuruluşlar aracılığıyla yapılan dolaylı bütçe denetiminin yeterince işletilemediğini, meydana gelen bu boşluk sonucu bürokrasinin güçlendiğini belirtti. İnan, "Anayasamız'a göre bütçenin parlamentoca denetimi" konusunda hazırladığı raporda, TBMM'de bütçe görüşmeleri yapılırken, hükümeti güçlü kılmak amacıyla, Bütçe Komisyonu'na çok önemli bir rol verildiğini kaydetti. İnan ayrıca Meclis'teki oylama haricinde bütçe görüşmeleri sırasında Anayasa'ya aykırılıkların Anayasa Mahkemesi denetiminin dışında kalmasının, yürütmeyi parlamento denetimi yanında yargı denetimine karşı da güçlü kıldığına dikkat çekiyor. İnan, raporunda, Sayıştay denetiminin, ihaleye katılanların şikayetine kulaklarını kapadığı ve ihale yapılırken hazır bulunmadığı için gerçekleri görme imkanına sahip bulunmadığını da vurguluyor.



7 Mart 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED