AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

B İ L İ Ş İ M
Türkiye'yi 'Q'aplumbağa klavyesine mahkum etmeyin!

Türkiye'de resmi klavye standardı F olmasına rağmen, bilgisayar ithalatçılarının dayatması nedeniyle adına "Q Türkçe" denilen garip bir klavye standardı yaygınlaştı. Satıcılar, Türkçe hızlı yazmanın asla mümkün olmadığı İngiliz klavyesi Q'yu birincil seçenek olarak sunmaya inatla devam ediyor.

Türkiye, "Türkçe Q" denen bir klayve standardının istilasında. Bu standart devlet yetkililerinin ihmali yüzünden bilgisayar ithalatçıları tarafından yaygınlaştırılmıştır. İthalatçılar, İngilizce'de olmayan ancak Türkçe'de kullanmak zorunda olduğumuz, ŞİĞÜÇÖ gibi harflerin eklenmesiyle oluşturulan klavye standardını yeterli görüp, TSE tarafından da belirlenen resmi klavye standardımız F klavyeyi talep etme zahmetinde bulunmamışlar ve zamanla Q klavye yaygınlık kazanmıştır. Bu standarda şu an sadece Macintosh bilgisayar ithal eden Bilkom firması sahip çıkmış ve gelen tüm bilgisayarları F klavyeli olarak ithal etmekte ve satmaktadır.

F bizi dünyadan uzaklaştırırmış!

Bilgisayar ithalat ve satıcıları Türkiye'deki klavye standardı yasaları ve F klavye kullanan tüketiciyi hiçe saydıkları için birincil standart olarak Q klavyeli bilgisayarları satışa sunmakta, tüketicinin çoğuysa konuyu bilmediği için Q klavyeli bilgisayarlar satınalmaya devam etmektedir. "F kullanmak bizi küresel dünyadan uzaklaştırır" gibi bazı gerekçeler ise çok gülünçtür. Japonlar, Çinliler, Kiril alfabesi kullananlar bugün sırf kendi alfabelerini kullandıkları içi dünyadan kopmakta mıdırlar?

Bugün çocuğuna sınıfı geçerse bilgisayar alma sözü veren bir baba, bilgisayar almaya gittiğinde doğal olarak klavye standardı konusunu bilmediği için "Türkçe Q" adlı garip klavyeli bilgisayarı getirip çocuğunun önüne koymaktadır. Şu an yıllar süren ihmalin sonucu olarak durum öyle bir hal almıştır ki, bugün "F klavye diye bir şey mi var?" diyenlerle bile karşılaşabilmekteyiz.

Klavye standardımızı bilgisayar ithalatçıları mı belirleyecek?

Şükür ki, masaüstü kişisel bilgisayarlarda (PC) talep edildiği takdirde F klavye biraz daha pahalı olarak satın alınabilmektedir. Ancak dizüstü bilgisayar ithal eden veya üreten şirketlerin hemen hemen hepsi işlerine gelmediği için Q klavyede ısrar etmekte, F klavye kullanmak isteyenler ya tuşları söküp tekrar F klavyeye göre takmak ya da tuşların üzerine ilkel bir şekilde harf etiketleri yapıştırmak zorunda kalmaktadırlar. Şirketler ise bu durumu "F klavye talep eden yok" diye geçiştirmektedirler. Şu an, dizüstü bilgisayarını F klavyeli olarak kullanmak isteyenler (Böyle bir şey haksızlık olmasına rağmen) ceplerinden fazladan para vermeye bile hazırdır. Bu duruma TSE ve Sanayi Bakanlığı el atmalı, bilgisayarların F klavyeli olarak ithal edilmesi ve satılması için girişim başlatmalıdırlar. Öte yandan Q klavye kullanmak isteyenler için bu seçenek de bulunmalı ancak TSE tarafından belirlenmiş olan F klavye birincil standart olmalıdır. Q klavye ile kaplumbağa hızıyla yazmak ve özellikle de dizüstü bilgisayar alırken Q klavye dışında seçenek sunmamak tek kelimeyle tüketiciyi yok saymaktır.

NEDEN F KLAVYE?

Q klavye 1873'te daktiloların hızlı yazma nedeniyle sık sık bozulmasına çare olarak geliştirilmiştir. Mühendisler, daktilo kullananları olabildiğince ağır yazmaya zorlamak için tuş yerlerilerini yeniden düzenleme ihtiyacı duymuşlardır. Daha sonra bilgisayarlar çıkıp tuşların hızlı yazma nedeniyle bozulma sorunu ortadan kalktığında bile Q klavye yaygınlaştığından bu standart korunmuştur.

Türkçe F klavye ise İhsan Yener tarafından dilimize uygun olarak geliştirilmiş, daha hızlı ve hatasız yazmak hedeflenmiştir. Türkiye'de Harf inkılabından sonra üzerinde Türkçe harflerin de bulunduğu daktilolar ithal edilmeye başlanmış. Ancak, her fabrikanın klavyesinde Türkçe harflerin yerleri farklı farklı olunca sorunlar çıkmaya başlamış. Yener, Hürriyet'ten Hüseyin Gönüllü'ye verdiği röportajda belki 70 farklı klavye dizilişi vardı o dönemde diyor. Türk dilinin özelliklerine uygun bir klavye geliştirilmesi için resmi makamlara yazılar yazan Yener, Demokrat Parti'nin Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri'den randevu alabilmiş ve onunla birlikte Cumhurbaşkanı Celal Bayar'la yaptıkları ziyarette Bayar, kendisine "Bilimsel bir klavye yapın, sizin yaptığınızı kabul edelim" demiştir.

Daha sonra yabancı uzmanların da bulunduğu bir komisyon kurularak Türkçe'de kullanılmakta olan tüm kelimelerin istatistiği Türk Dil Kurumu'nun kılavuzundan yararlanarak çıkarılmış. 29.934 kelime içinde hangi harften kaçar adet bulunduğu tespit edildikten sonra, parmakların fiziksel güçleri ve hareket özelliklerini de esas alarak harfler yerleştirilmiş. F klavye, ellerin kullanım yüzdesi de hesap edilerek düzenlenmiştir. Klavye sol ele yaklaşık yüzde 49, sağ ele de yüzde 51 oranında harf kullanacak şekilde yerleştirilmiştir. Türkçe'nin fonetik özelliğine uygunluk açısından da sesli harfler sol elde toplanmıştır.

F klavye, 20 Ekim 1955'te standart Türkçe klavye olarak kabul edildi. 1963 yılında Gümrükler Kanunu'na eklenen bir madde ile de ithal edilecek tüm daktiloların bu standarda uyması zorunlu hale getirildi. 1974 yılında Türk Standartları Enstitüsü tarafından da F klavye zorunlu standart olarak kabul edildi. TSE'nin 1978 ve 79'da yaptığı düzenlemelerle de bilgisayarlar da buna dahil edildi. O dönemde gelecek nesillerin mağdur olmaması için 40 bin kadar yazı makinesi de değiştirildi. Sonraki yıllarda bunun ne kadar doğru bir tercih olduğu Türkiye'nin katıldığı daktilo yazma yarışmalarında sürekli birincilikler alınmasıyla görülmüştür.


www.melihbayramdede.com

 
İnterneti en verimli kullanan ülke Danimarka
ABD'li bilgisayar firması "International Business Machines" firmasının yaptığı ve "The Economist" dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre Danimarkalılar internetin avantajlarından en çok ve en verimli şekilde yararlanan millet. ABD'nin beşinci sırada, Japonya'nın ise yirmibeşinci sırada gösterildiği araştırmanın sonuçlarına göre interneti verimli kullanmada İngiltere ikinci, İsveç üçüncü, Norveç dördüncü ve Finlandiya da beşinci sırada yer alıyor. İskandinavya bölgesinin bu konudaki öncülüğü bu bölgedeki insanların internet teknolojisini günlük hayatlarına adapte edebilmekte ne kadar başarılı olduklarını gösteriyor.

Oyun siteleri nefreti körüklüyor
Uluslararası bir insan hakları örgütünün yayınladığı bir rapor, toplumlar arası nefreti körükleyen ve özellikle gençleri hedefleyen oyun ve web sitelerinin son bir yıldır büyük bir artış gösterdiğini ortaya koydu. Dokuz yıldır bu internetteki bu nefret sitelerini takip eden "The Simon Wiesenthal Center" adlı insan hakları örgütü bu tip sitelerin sayısının 4000 civarında olduğunu açıkladı. Özellikle internetteki göçmenlerin, Yahudiler'in ve beyaz olmayanların hedef gösterildiği ve çocukların bu hedefleri vurarak puan topladıkları online oyunların çokluğu dikkat çekti. Ayrıca, terörist katılımı sağlamaya çalışan sitelerde bu yıl özellikle artış görüldüğü gözlendi.
27 Nisan 2004
Salı
 

Melih Bayram Dede


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED