AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K Ü L T Ü R
Resimdeki gözyaşları

Bir süredir kalp ve solunum yetmezliği sorunu yaşayan Anadolu-pop müziğinin önemli temsilcilerinden Cem Karaca 59 yaşında hayata gözlerini yumdu. Protest müziği, siyasal duruşu ve giyim tarzıyla Türk müziğinin tartışılan ekol isimlerinden olan Karaca 1970'lerin siyasal havasından 2000'lerin popüler dünyasına uzanan ender sanatçılardan biriydi.

Bir süredir kalp ve solunum yetmezliği sorunu yaşayan Anadolu-Pop müziğinin başta gelen temsilcilerinden ünlü sanatçı Cem Karaca 59 yaşında hayatını kaybetti. Karaca dün sabah saat 07.40'da fenalaşması üzerine eşi İlkin Karaca tarafından Bakırköy Acıbadem Hastanesi'ne kaldırıldı. Ambülansın gelmemesi nedeniyle hastaneye taksi ile götürülen sanatçı yapılan müdahalelere rağmen saat 08.20 sıralarında kalp ve solunum yetmezliği sonucu vefat etti. Karaca bugün, Üsküdar'daki Seyit Ahmet Yesevi Camii'nde kılınacak ikindi namazının ardından vasiyet ettiği üzere tekbirlerle Karacaahmet Mezarlığı'nda bulunan İran Mezarlığı'ında babasının mezarının üzerine defnedilecek.

Çalkantılı yıllar, unutulmayan şarkılar

Çalkantılı siyasal hayatı ve yaptığı müzikle toplumun tüm kesimlerinin gönlünde taht kuran Karaca değişen siyasal görüşlerine rağmen müziğinin protest havasını hiç kaybetmedi. 'Eski yol arkadaşları' tarafından 'döneklikle' suçlandı. Sevdanın kuşun kanadında olduğunu bilen Karaca 'Parkasıyla Vurulan' bir devrimcinin de "Birgün belki hayattan/Geçmişteki günlerden/Bir teselli ararsın/Bak o zaman resmime/Gör o akan yaşları" diyen kişilerin de hafızasında yer bulmayı başardı.

Deyişi gitarla buluşturdu

Ermeni kökenli tiyatrocu Toto ve Azeri türkücü Mehmet İbrahim Karaca'nın çocuğu olarak 1945 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Cem Karaca, müziğe 14 yaşında başladı. Profesyonel müzik yaşamına 1967'de Apaşlar Grubu'nun solistliğini üstlenerek başlayan Karaca, 'Altın Mikrofon Yarışması'nda dereceye girerek adını duyurdu. Şarkılarında Anadolu ezgilerini pop-rock ile buluşturarak yorumlarken şarkı sözlerinde de toplumsal gerçekler ile yaşanılanlara yer verdi. 1972 yılında Anadolu motifli rock-pop müziği yapan başka bir grup olan Moğollar'la buluşan Karaca'nın bu grupla çıkardığı 'Namus Belası' albümü çok büyük yankı yarattı.

Türkiye'ye Özal sayesinde döndü

1970'lı yılların sol merkezli siyasal etkileriyle birlikte 'Dervişan' adlı grubu kuran Karaca, bu dönemde en radikal müziklerini yaptı. Sanatçının Tamirci Çırağı ve 1 Mayıs adlı yapıtları bu dönemde ortaya çıktı. Şarkılarında düzen eleştirisi yapan Karaca, kurduğu Edirdahan Grubu'yla çıkardığı albümünde Nazım Hikmet ve Ahmet Arif'in iki uzun şiirini de besteledi. Yaptığı bu siyasal ağırlıklı protest müzikten dolayı 1979'da yoğun baskılar sonucu Almanya'ya gitti. 1980'de Karaca kendisi gibi Fransa'ya kaçan Yılmaz Güney ile birlikte vatandaşlıktan çıkarıldı. 1987'de dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın özel girişimleri sonucu Türkiye'ye döndü. Öte yandan Başbakan Tayyip Erdoğan, Cem Karaca'nın eşi İlkin Erkan Karaca'ya bir telgraf göndererek başsağlığı diledi.

BENİ TEKBİRLERLE GÖMÜN

BAHADIR AKKUZUN: Tekbir sesleriyle defnedilecek

Kurtalan Ekspres'in bateristi: "Kendisi vasiyetinde devlet töreni istemediğini, alkışlar yerine tekbir sesleriyle son yolculuğuna uğurlanmak istediğini belirtmiş. Biz de buna göre gerekeni yapacağız."

ERSEN: Hacca gitmek istiyordu

Cem Baba'nın bende çok büyük emeği var. İdolümdü, müzikte örnek aldığım tek insandı. Yüreğim acıyor. En son Babalar Günü gördüm onu. Bir de geçtiğimiz ay yayınlanan bir belgeselden sonra telefonla görüştük. Belgeselde onunla ilgili söylediklerimden duygulanıp ağladı. Hacca gitmek istediğini söylemişti. "Allah inşallah bana da nasip eder, o sevgiyi yaşamak istiyorum" demişti. Cem Baba bir müsizyen olarak değil, insan olarak da mükemmeldi. Onu kimseyle mukayese etmem. Anadolu Rock'ı idolünü kaybetti.

EROL BÜYÜKBURÇ: Değerli bir entelektüel idi

Cem dostumdu, bu haber beni perişan etti. Onun nikah şahitliğini yapmıştım. O da benim nikahımda şahitlik yapacaktı. Ben Cem'i 12 yaşından beri tanıyorum. Konserime gelip şarkıcı olmak istediğini söylemişti. nasihatlerime uydu. Türk Popu'nda çok önemli, aykırı duran, gerçeği söyleyen toplumun sözcüsü bir sanatçıydı. Verdiği mesajları daima iyilikten, doğruluktan, dürüstlükten yana oldu. Herşeyden öte çok değerli bir entelektüel idi.

TİMUR SELÇUK: Gençler içki ve sigarayı bırakın

Çok üzgünüm. Gençlere sesleniyorum, Cem gibi 59 yaşında ölmek istemiyorlarsa içki ve sigarayı bıraksınlar.

  • HALE K. ÖZ / SELAH KEMALOĞLU


  •  
    -PAZARTESİ NOTLARI-
    Lütfü Kılıç: İyi bir şair!...
    Kısa kısa..
    'Vizontele Tuuba' Avrupa'da
    Yılmaz Erdoğan'ın yönettiği ve başrolünü oynadığı "Vizontele Tuuba" filminin, Almanya, Avusturya ve Avustralya'dan sonra Hollanda, Fransa, İngiltere ve Belçika'da da gösterime gireceği bildirildi. Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamaya göre filmin, 5 Şubat Perşembe gününden itibaren Almanya, Avusturya ve Avustralya'da da gösterime girdiği ve "kapalı gişe" oynadığı belirtildi. Açıklamada, filmin 11 Şubat'ta Fransa'da, 12 Şubat'ta Hollanda'da, 21 Şubat'ta İngiltere'de ve 3 Mart'ta da Belçika'da vizyona gireceği kaydedildi. Yılmaz Erdoğan ile film oyuncularından Demet Akbağ, Tuba Ünsal, İdil Fırat, Selim Erdoğan ve Erdal Tosun'un, filmi Frankfurt, Amsterdam ve Londra'daki galalarında seyircilerle birlikte izleyecekleri bildirildi.
    9 Şubat 2004
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED